Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İşte o görüşmenin notları

16.07.2011 22:15
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ile İstanbul'da bir araya geldi.

Davutoğlu, uluslararası toplumun Libya krizini çözmeye yönelik çalışmalarını koordine etmek amacıyla oluşturulan Libya Temas Grubunun 4'üncü Toplantısı için Türkiye'de bulunan Clinton ile Sait Halim Paşa Yalısı'nda görüştü.

Clinton'u yalıya gelişinde karşılayan Davutoğlu, konuk bakan ile el sıkışarak, görüntü alması için basına poz verdi.

Basına kapalı görüşmenin ardından iki bakan, çalışma yemeğinden sonra ortak bir basın toplantısı düzenledi.

ANA KONU, TERÖRE KARŞI MÜCADELE

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ile görüşmesinde, Türk-Amerikan ilişkilerinin teröre karşı mücadelede en etkin şekilde kullanılmasının önemini bir kez daha ele aldıklarını söyledi.

Davutoğlu ile Clinton, Sait Halim Paşa yalısında yaptıkları görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

Bakan Davutoğlu, dünkü Libya Temas Grubu toplantısından sonra bugün Clinton ile ikili görüşme imkanı bulduklarını belirtti.

Türkiye-ABD ilişkilerinin modern dönemin en iyi yapılandırılmış, en köklü diplomatik ilişkileri arasında olduğuna dikkati çeken Davutoğlu, Soğuk Savaş yılları sırasında da onun sonrasında da Türk-Amerikan ilişkilerinin hep kendine özgü özellikleriyle küresel ve bölgesel barışa katkı yapan en stratejik ilişkiler arasında bulunduğunu kaydetti.

Son dönemde ABD Başkanı Barack Obama ve Hillary Clinton ile bu geleneğin güçlü bir şekilde sürdüğünü vurgulayan Davutoğlu, Obama'nın ziyaretinde kullandığı, "model ortaklık" tanımının son iki buçuk-üç yıldaki yoğun temaslarla önemini bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi.

ABD ile ilişkileri sadece güvenlik alanında değil, ekonomik ve diplomatik alanda da en üst düzeye çıkarmaya kararlı olduklarına işaret eden Davutoğlu, bu sebeple de Clinton'ın en yoğun görüştüğü muhatabı olduğunu ifade etti.

Davutoğlu, son telefon görüşmelerinde de İstanbul'da buluşup uzun bir değerlendirme yapma kararı aldıklarını, ancak bugün gündemdeki konuları bitiremediklerini söyledi.

Obama'nın da Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile çok sık görüştüğünü dile getiren Davutoğlu, böylece model ortaklığın içini doldurmaya gayret ettiklerini belirtti.

-İKİLİ VE BÖLGESEL KONULAR-

Davutoğlu, "Bugünkü görüşmemizde ikili ilişkiler dışında bölgesel konuları kapsamlı bir şekilde ele aldık" dedi.

Ortadoğu'daki gelişmeler, bu gelişmelerin bölge üzerindeki etkileri ve bu ülkelerdeki son durumları karşılıklı olarak paylaştıklarını anlatan Davutoğlu, Kafkasya'daki gelişmeler, Azerbaycan-Ermenistan ilişkilerindeki son durum ve Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin de kapsamlı şekilde ele alındığını bildirdi.

Balkanlar'la ilgili de görüş alışverişinde bulunduklarını belirten Davutoğlu, Bosna Hersek'te işleyen bir devlet yapısının sürmesinin Balkan istikrarı açısından taşıdığı önem hususunun paylaşıldığını söyledi. Davutoğlu, Sırbistan ve Kosova arasındaki diyaloğa verilen önemin de dile getirildiğini kaydetti.

Ortadoğu gelişmeleri bağlamında Türkiye ile İsrail arasında yaşanan son gelişmelerin de gündemlerinde yer aldığını belirten Davutoğlu, Türkiye-AB ilişkileri ile Kıbrıs müzakereleri konusunun da görüşüldüğünü bildirdi.

-TERÖRE KARŞI İŞBİRLİĞİ-

Özellikle son PKK saldırıları konusunda teröre karşı işbirliği konusunun her zaman olduğu gibi gündemlerinin ana maddelerinden birini oluşturduğunu ifade eden Davutoğlu, "Bu konuda teröre karşı gösterilmesi gereken uluslararası dayanışma ihtiyacını vurguladık. Bu konuda Türk-Amerikan ilişkilerinin bundan sonra da teröre karşı mücadelede en etkin şekilde kullanılmasının önemini bir kez daha ele aldık" diye konuştu.

Davutoğlu, bundan sonra da sık istişareler ve sürekli temas halinde bütün bu konuları birlikte yürütmeye devam edeceklerini söyledi.

-SURİYELİ MUHALİFLER-

Toplantıda basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Davutoğlu, Suriye muhaliflerinin bugün İstanbul'da toplantı yaptığının hatırlatılarak, Türkiye'nin Suriye muhalefetiyle ilişkileri olup olmadığının sorulması üzerine, "Bizim Suriye dahil, bölgedeki gelişmelerle ilgili tutumumuz çok açıktır ve belirli ilkelere dayanmaktadır" dedi.

Bu tutumun iki ilkesi bulunduğunu ifade eden Davutoğlu, şöyle konuştu:

"Dost ve komşu bölge ülkelerinin daha güçlü bir şekilde siyaseti sürdürebilmelerinin en öncelikli şartı, halkın taleplerini dikkate almaları, halkın taleplerine göre adım atmalarıdır. Halkın taleplerini göz önüne almayan herhangi bir siyasal sistemin yaşama şansı güçtür. Dolayısıyla da Suriye'de de halkın taleplerini göz önüne alan bir reform sürecini gerekli görüyoruz.

İkinci önemli ilke de bu reform sürecinin şiddetten uzak bir şekilde yönetilmesi, sivil kayıplara yol açacak bir tarzda yönetilmemesidir."

Suriyeli dostlarına reform sürecini bir an önce başlatmaları ve özellikle sivil halka karşı aşırı güç kullanmamaları konusunda telkinlerde bulunduklarına işaret eden Davutoğlu, siyasal reformun en önemli şartlarından bir tanesinin meşru bir muhalefetin doğması olduğunu kaydetti.

Davutoğlu, "Sayın Esad da son konuşmasında çok partili sisteme geçileceğinin işaretlerini verdi. O zaman bu reformlar çerçevesinde muhalefetin oluşması da doğaldır" dedi.

Bütün meselelerinin Suriye'nin istikrarının güçlenmesi ve Suriye'de bu reform süreciyle daha sağlıklı bir siyasal yapının çıkması olduğuna işaret eden Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Türkiye'deki toplantıya gelince, Türkiye demokratik bir ülke, birçok toplantılar İstanbul'da, Türkiye'de yapılıyor. Bu Türkiye'nin özgürlük ortamının getirdiği doğal bir sonuçtur.

Türkiye'de bizim hükümetimizi de tenkit eden toplantılar yapılabilmektedir. Dolayısıyla bu demokratik özgürlük ortamının gereğidir. Herkes toplantı yapabilir, biz bunların herhangi bir şekilde Suriye'nin iç işlerine müdahale anlamına gelecek şekilde yorumlanmasını arzu etmeyiz. Gönül ister ki bu toplantılar Şam'da yapılsın, orada rahatlıkla geçiş süreci, bu reformlar tamamlanabilsin. Şiddet öngörmedikçe ve şiddete çağrı yapmadıkça bu toplantıların yapılabilmesini doğal karşılamak gerekir. Bu Suriye'ye karşı bir tutum değildir. Aksine Suriye'deki reformların sağlıklı işlemesinin önünün açılabileceğini ümit ediyoruz. Muhalefete karşı görüşlere sahip olanlar da Türkiye'de toplantı yapmıştır, yapabilmektedirler."

Bu haber toplam 1628 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri