Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Davutoğlu, Mübarek açıklaması!

22.08.2013 00:31
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Hüsnü Mübarek'in tahliyesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Suriye'nin başkenti Şam'da kimyasal silah kullanılmasına ilişkin yoğun bir diplomasi trafiği yürüttüklerini, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nden konuyla ilgili taleplerde bulunduklarını bildirdi.

Kanal 24 televizyonunda katıldığı programda konuşan Davutoğlu, Şam'da kimyasal silah kullanılmasına ilişkin haberleri ve Mısır'da yaşanan gelişmeleri değerlendirdi.

Davutoğlu, kendilerine gösterilen görüntülerde, sokaklarda, evlerde, koridorlarda cansız yatan insanlar gördüğünü ve hiçbirinin kurşun yarası olmadığını söyledi.

Söz konusu görüntülerin gerçek olması halinde, durumun açık bir kimyasal silah saldırısı olduğunu ifade eden Davutoğlu kimsenin saldırıyı inkar etmediğini belirterek, "Şu an kimse kimyasal saldırı yok demiyor zaten.Suriye rejimi dahi bunu kınıyor ve biz yapmadık diyor" diye konuştu.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban-Ki mun'dan konuyla ilgili iki talepte bulunduklarını bildiren Davutoğlu, ilk taleplerinin New York saatiyle 15:00'te toplanacak BMGK'nın acilen toplanması olduğunu, ikincisinin de BM'nin bölgede bulunan kimyasal silahları araştırma ekibinin deliller ortadan kalkmadan olayla ilgilenmesi olduğunu kaydetti.
Davutoğlu, söz konusu talepler üzerine, Ban'ın, kimyasal silah araştırması yapan ekibin yalnızca 3 yerde çalışma yapmak üzere görevlendirildiğini, diğer bölgeler için Suriye rejiminden izin almak gerektiği yanıtını verdiğini dile getirdi.

SALDIRININ ARAŞTIRILMASI

Bunun üzerine bazı ülkelere söz konusu yetkinin acilen genişletilmesi noktasında mektup gönderdiklerini ifade eden Davutoğlu, İran Dışişleri Bakanı Cevat Zarif'le de meseleyi görüştüklerini söyledi.

Davutoğlu, Suriye konusunda İran'dan farklı görüşlere sahip olmalarının bu konuda herhangi bir etki yaratmayacağına vurgu yaparak Zarif'e ortak hareket etmeleri gerektiğini söylediğini belirtti. Zarif'in kendisine "Suriye rejiminin de olayı kınadığı ve saldırıyı kendilerinin yapmadığını" söylemesi üzerine de şöyle konuştu:

"Madem kendileri yapmadığını iddia ediyor izin versinler araştıralım. Eğer başka bir grup yaptıysa Türkiye olarak o grubun en şiddetli şekilde cezalandırılması için ne gerekiyorsa öncülük edeceğiz. Ama rejim yaptıysa da sayın Zarif'e sizden de aynı tavrı bekliyoruz dedim. Zarif de BM ile iş birliği yapması konusunda Suriye rejimiyle de temas kuracaklarını söyledi."

"DARBEDEN HEMEN ÖNCE MİT MÜSTEŞARIMIZ MURSİ'YLE GÖRÜŞTÜ"

Davutoğlu, Suriye'de yaşanan kötü tablonun Mısır'da da yaşanması durumunda bölgede çok ciddi boyutlarda istikrarsızlık oluşacağını belirterek uluslararası toplumun, 2 sene önce Suriye konusunda kendilerinin gösterdiği çabalara destek vermesi halinde bugün bu manzaranın yaşanmayacağını anlattı.

Mısır'da da gidişatın oldukça kötü olduğuna işaret eden Davutoğlu şöyle konuştu:

"Eğer uluslararası toplum Suriye konusunda 2 sene önce bizim yaptığımız çabalara en başta katkı verip birlikte baskı uygulasaydı ve Suriye rejimini bu katliamlardan önce durdurabilseydik yada katliamlar başladıktan sonra ortak bir net tavır alınabilseydi bugün orada masum insanlar ölmeyecekti. Şimdi Mısır'da da gidişat o kadar kötü ki. Ölenler bizim kardeşimiz. Uluslararası toplumun harekete geçmek için günlerdir can siperane sürekli olarak tüm dünyanın dışişleri bakanlarını harekete geçirmeye çalışıyoruz Niçin? Bugün Mısır'da eğer bu küçük görünen sayısal olarak Suriye'dekine göre daha az görünen rakamlara müdahale edilmezse benzer bir sürecin Mısır'da da yaşanması, Suriye'dekinin misli ve misliyle çok daha fazla ölüme sebebiyet verir. Herkesin üzerine düşeni yapması lazım. Biz Suriye'de de Mısır'da da insanlığımız ve devlet geleneğimizin gereğini yaptık."

Davutoğlu, Türkiye'nin Mısır'da yaşanan 25 Ocak devriminden sonra geçiş sürecine en çok katkı veren ülke olduğunun hatta olayların yaşandığı tarih 30 Temmuz öncesinde MİT müsteşarının Mursi ve diğer yetkililer görüşmek üzere Mısır'a gittiğini belirterek şunları kaydetti:

"Başbakanımız 30 temmuz öncesi, yani gösterilerden birkaç hafta önce önce özel bir görevlendirmeyle bir arkadaşımızı Mısır'a gönderdi ve Sayın Mursi ve diğer yetkililer de görüşmeler yapıldı.Yani darbeden hemen önce Mit Müsteşarımız Mursi'yle ve diğer güvenlik yetkilileriyle görüştü. Aslında ben de gitmeyi düşündüm çok ciddi bir kriz görüntüsü oluşturmamak için vazgeçtim."

AA

Bu haber toplam 1698 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri