Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Davutoğlu: Tır, yardım konvoyuydu

08.01.2014 01:23
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Suriye'de kurtarılan gazeteci Bünyamin Aygün'ün, "Bu ülkenin bir vatandaşı olmanın gururunu kurtarıldığı andan itibaren hep zikrettiğini" belirtti.
Davutoğlu, NTV televizyonunda gündeme ilişkin soruları değerlendirdi.
 
160 VATANDAŞI KURTARDIK
 
Gazeteci Bünyamin Aygün'ün kurtarılmasına ilişkin Davutoğlu, "Dört buçuk yıl içinde beni en çok sevindiren, herhangi bir vatandaşımızı zor şartlardan kurtardıktan sonra onunla ya da ailesi ile telefonda yaptığım görüşme. Son yıllarda 160'a yakın vatandaşımızı benzer şartlardan kurtardık" dedi.
 
Dün Aygün ile ilk konuştuğunda daha Türkiye sınırlarına girmediğini söyleyen Davutoğlu, "Bütün kurtardığımız vatandaşlarımızda gördüğümüz vakar dolayısıyla kendisini tebrik ediyorum. Bu ülkenin bir vatandaşı olmanın gururunu ilk kurtarıldığı andan itibaren hep zikrettiler" diye konuştu.
 
DEVLETİMİZ ARTIK GÜÇLÜ BİR DEVLET
 
Davutoğlu, bir taraftan Aygün'ün kurtarılış sürecini takip ederken, diğer taraftan çatışmalarda mahsur kalan vatandaşların hepsini tek tek isimleriyle takip ettiklerini bildirerek "Devletimiz artık muktedir, güçlü bir devlet" ifadesini kullandı.
 
Gazeteci Aygün'ün kurtarılışı sırasında çatışmaya girilip girilmediğine ilişkin soruya Davutoğlu, "Özgür Suriye Ordusu'nun yaptığı kurtarma operasyonunda çatışmaya girdiği ancak hiçbir Türk yetkilinin herhangi bir çatışmanın tarafı olmadığı" yanıtını verdi.
 
HATAY'DAKİ TIR TÜRKMENLERE YARDIM KONVOYUYDU
 
Davutoğlu, Hatay'daki tır olayına ilişkin de "Türkiye sanki radikal örgütlere destek oluyormuş gibi bir görüntüye sebep teşkil edecek tavırlardan herkesin kaçınması lazım. Türkmenlere giden bir yardım konvoyuydu. Bunun için gerekli hukuki prosedürlerin hepsi tamamlandı. Hiçbir hukuki açık yoktur" değerlendirmesinde bulundu.
 
17 ARALIK OPERASYONU
 
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, 17 Aralık operasyonlarına ilişkin olarak, "Biz nihai kertede bütün bu elbiselerden ve sıfatlardan soyunarak, bir beyaz örtüyle gideceğimiz bir hesaba hazırlanarak bu yola çıkmış insanlarız" dedi.
 
Son dönemde yapılan operasyonlara ilişkin Davutoğlu, "Öyle bir algı oluşturulmaya çalışıldı ki sanki bütün kabine üyeleri, bütün hükümet büyük bir yolsuzluk içinde" diyerek, 17 Aralık'tan beri yapılmak istenenin Türkiye'nin özgüvenini yıkmak olduğunu belirtti.
 
"ARKASINDA NE VAR?"
 
Türkiye'nin gerçekleştirdiği en büyük devrim özgüven devrimidir. 17 Aralık'tan bu yana yapılmak istenen şey özgüvenimizi yıkmaktır. Saldırı toplumsal özgüvenimize yöneliktir. Yolsuzlukla karşı mücadelede kim engel çıkartırsa 'kenara çekil' deriz. Bırakalım hukuki süreç işlesin. Ama bir gün bir dosya, ertesi gün başka dosya... Türkiye'yi 3 kritik seçim beklerken, bunlar devreye girdiği zaman, 'bunların arkasında ne var' sorusu akıllara gelir. O zaman engellememiz gereken, psikolojik kriz döngüsü başlar. Türkiye'yi bu psikolojiye sokmaya kimsenin hakkı yoktur.
 
KRİZ VAR
 
Hukuki süreç işlesin, kim ne hesap vermesi gerekiyorsa hepimiz verelim. Biz hesap vermeye hazırız. Buradan hareketle bir milletin kaderiyle oynanmaz. Bir ülkeyi felakete götüren şey yönetilme kabiliyetini yitirmesidir. O savcı arkadaşlarımızın da çocuklarının kaderi bu süreçte. Hepimizin çocuklarının kaderinden bahsediyoruz.
 
Hukuk bizi denetler ama siyaset yapamaz. Hukuk bize hesap sorar ama dış politikanın ne olacağına, Kürt sorununun nasıl çözüleceğine karışamaz.
 
Bir ülkede yolsuzluk varsa ekonomik kalkınma olmaz. Şu anda yürütmeyle yargı arasında bir kriz var. Bu anayasal çerçevede çözüme kavuşacaktır.
 
BEYAZ ÖRTÜYLE GİDECEĞİMİZ HESABA HAZIRLANDIK
 
Davutoğlu, "Siz, 'kollektif bir suç var ve bu suç hükümetin değiştirilmesini gerektiriyor' dediğinizde hukuka da demokrasiye de ihanet edersiniz" değerlendirmesinde bulunarak, "Biz nihai kertede bütün bu elbiselerden ve sıfatlardan soyunarak beyaz örtüyle gideceğimiz bir hesaba hazırlanarak bu yola çıkmış insanlarız" ifadesini kullandı.
 
Sivil toplumun ve devletin kendi alanında yükselmesi halinde, her ikisinin de birbirini ikame etmeye kalkmamasının sağlıklı bir ilişki olacağını söyleyen Davutoğlu, "Yolsuzluk iddiaları ile ilgili şeyler değişik zamanlarda getirilmiş olsa veya siyasetin de dikkatine getirilmiş olsa buna en fazla hassasiyet gösterecek olan sayın Başbakanımızdır ve hepimiz bunun üzerine gideriz" dedi.
 
DEVLETLE BİLEK GÜREŞİ YAPILMAZ
 
"Bir bürokratın birinci aidiyet ilişkisi devletedir" diyen Davutoğlu, "Son dönemde sanki bürokrasinin mahiyeti değiştiriliyor gibi bir algı oluşturulmaya çalışılıyor" diye konuştu.
 
Davutoğlu, karşılıklı hamlelerle bu işin bir satranç oyununa dönüştürülmemesi gerektiğine işaret ederek, "Devletle bilek güreşi yapılmaz" değerlendirmesinde bulundu.

ROTAHABER

Bu haber toplam 1668 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri