"Domuz gribi salgını artık durdurulamaz"

"Domuz gribi salgını artık durdurulamaz"

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Başkanı Margaret Chan, "domuz gribinin yayılmasının artık durdurulamaz bir hal aldığını" bildirdi.

BBC'nin haberine göre, hastalığı geçirenlerin büyük bölümünün hafif belirtiler gösterdiğine dikkat çeken Margaret Chan, risk taşıyan grupların zaten sağlık sorunları olan kişiler ve hamile kadınlar olduğunu kaydetti. Chan, bu gruptaki kişilerin kendilerini kötü hissetmeleri durumunda, derhal hekim gözetimine girmeleri uyarısında bulundu. Margaret Chan, hastalığa neden olan A tipi H1N1 virüsünün şu ana kadar 100 ülkede saptandığını açıkladı.

İngiltere Sağlık Bakanı Andy Burnham da, İngiltere genelinde domuz gribi vakalarının hızla artmakta olduğunu dile getirdi. Burnham, "Eğer bu hızla devam ederse, Ağustos ayına kadar günde 100 bin yeni vaka yaşanabilir" diye konuştu. Şu ana kadar 7 bin 500'e yakın vakanın saptandığı İngiltere'de üç ölüm olayı yaşandı.

Dünya genelinde 77 bin domuz gribi vakası saptandı ve 332 kişi hastalık nedeniyle hayatını kaybetti.

''H1N1 VİRÜSÜNÜN YAKINDAN İZLENMESİ GEREKİYOR''
Bilimsel araştırmalar, Türkiye dahil birçok ülkede görülen ve domuz gribine yol açan H1N1 Influenza A virüsünün mevsim değişikliklerinde ortaya çıkan normal grip virüsü gibi yayılamayacağını gösteriyor.

ABD'de yapılan konuya ilişkin genetik analiz ve laboratuvar deneyleri normal virüsün geçişkenliğini (kolayca yayılmasını) sağlayan yapısına nazaran H1N1 virüsünün genetik yapısında eksiklik bulunduğu, bu nedenle geçişkenliğinin normal grip virüsü kadar olmadığını ortaya koydu.

Hollandalı araştırmacılar ise, H1N1 virüsüyle ilgili çalışmalarında, burunda virüsün uzun süre kalabileceği uygun bir ortam bulunduğunu, buradaki kalış süresi uzadıkça daha kötü sonuçlara yol açma ve yayılma olasılığının arttığını belirledi

ABD Hastalık Kontrol ve Korunma Merkeziden (CDC) Dr.Terrence Tumpey, ''makaleleri yayımlanan her iki araştırmanın da H1N1 virüsünü yakından takip edilmesi gerektiğini gösterdiğini'' söylediÇalışmalarında, hayvanlardan birindeki normal grip virüsünün aynı ortamı paylaşan tüm hayvanlara geçtiğinin, H1N1 virüsünün ise aynı durumda 9 hayvandan 6'sına geçebildiğinin belirlendiğini söyleyen araştırmacılar, benzer şekilde bir aile ortamında da normal gribin diğer aile üyelerine bulaşmasının yüzde 20 ila 30 oranında olduğunu, H1N1 virüsünde ise bu oranın çok daha düşük olduğunu kaydetti.

Virüsle ilgili araştırma grubunun başkanlığını yapan Dr. Tempey, 1918, 1957 ve 1968 yıllarındaki grip salgınlarındaki virüslerde 'PB2' olarak adlandıran özel bir gen bulunduğunu anımsatarak, H1N1'de bu genin bulunmadığına da dikkati çekti.

Virüsün yakından izlenmesi gerektiğini vurgulayan Tempey, mutasyona (değişime) uğrayarak daha hızlı ve kolay yayılabileceği olasılığının göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti. Tempey, Japonya ve Danimarka'daki iyi ayrı vakada mutasyona uğrayan virüsün kullanılan ilaçtan etkilenmeyecek hale dönüştüğünün belirlendiğini anımsattı.

Araştırmalarda, H1N1 virüsünün ince bağırsakta yaşayabileceğini, normal grip virüsünün ise bunu yapamadığını dile getiren Tempey, bunun da birçok H1N1 vakasında görülen mide bulantısı ve ishalin neden kaynaklandığına açıklık getirdiğini kaydetti.

Harvard Üniversitesi ile Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) Sağlık Bilimleri ve Teknolojisi Bölümü tarafından yapılan ortak çalışmada ise, H1N1 virüsünün yüzeyinde bulunan ve yeni ulaştığı bölgeye (insan solunum yolları) yapışmasını sağlayan proteinin çok etkili olmadığı tespit edildi. Araştırmacılar, virüsün, insanın solunum yolunda yüzeye yapışmaya çalıştığını, ancak bunun çok kısıtlı olarak yapabildiğini kaydetti.

Grip virüslerinin çok çabuk mutasyon geçirebildiğine de işaret eden araştırmacılar, bu nedenle benzeri araştırmalardaki ''virüsün yakından izlenmesi gerektiği'' yönündeki tespiti teyit etti.

"VİRÜSÜN KONTROL ALTINA ALINMASI İHTİMALLER ARASINDA BULUNMUYOR"
İngiliz hükümeti, domuz gribi vakalarının sürekli artmasının ardından, virüsün kontrol altına alınmasının ve yayılmasının sınırlandırılmasının artık ihtimaller arasında bulunmadığını açıkladı.

İngiltere Sağlık Bakanı Andy Burnham konuyla ilgili açıklamasında, virüsün yayılmasını önlemek ve hastalananların tedavisiyle ilgili yaklaşımın değişeceğini belirterek, ülkede virüsün Ağustos ayı sonu itibariyle günde 100 bin kişiyi etkileyebilecek bir hızla yayılır hale gelmesi ihtimaline dikkati çekti.

Burnham, hastalığın yayılımının bu hıza ulaşması halinde, hastalık belirtileri gösteren kişilere domuz gribi virüsü taşıyıp taşımadıklarını anlamak için test yapılması ya da bu kişilerin yakınlarına antiviral ilaç kullandırılması gibi önlemlerin söz konusu olamayacağını söyledi.

Böylelikle Milli Sağlık Sistemi (NHS) üzerinde oluşan aşırı iş yükü ve baskının hafifletilmiş olacağını ifade eden Burnham, bu açıklamanın, virüsün daha öldürücü hale geldiğini göstermediğini, sadece ''artık kontrol altında tutulamadığını'' vurgulamak üzere yapıldığını bildirdi.

Bu çerçevede NHS'nin ilgili telefon hatlarını arayarak, hastalık belirtileri gösterdiğini söyleyen kişilere test yapılıp, hastalığın varlığı kesinleştirilmeye çalışılmayacak. Bunun yerine NHS'nin ilgili birimleri harekete geçerek, başvuran kişiye antiviral ilaçlar gönderecek ve hastanın evinden çıkmadan tedavi edilmesine çalışılacak.

Söz konusu uygulamanın öncelikle Londra ve Glasgow'da başlatıldığını belirten yetkililer, ülkenin diğer bölgelerinde ise şimdilik test ve hasta yakınlarına antiviral ilaç kullandırılması uygulamasına devam edildiğini kaydetti.Bu arada hastalığın görüldüğü okulların kapatılması uygulamasının da süreceği ifade edildi.

Öte yandan İngiltere'de domuz gribine karşı kullanılacak aşının üretim çalışmalarının sürdüğü, yıl sonuna kadar 60 milyon domuz gribi aşısının kullanıma hazır hale getirilmesinin beklendiği bildirildi.
Birleşik Krallık'ta salgının başladığı Nisan ayından bugüne kadar kesinleşmiş vaka sayısı 7 bine ulaştı. Dün sadece İngiltere'de doğrulanan vaka sayısı 458 olarak belirlendi. Ülkede bugüne kadar domuz gribinden ölenlerin sayısı ise üç oldu.

British Medical Journal adlı tıp dergisinin bin yetişkin arasında yaptırdığı anketin sonuçları, ülkede nüfusun sadece yüzde 2'sinin hastalıkla ilgili olarak ''büyük korku yaşadığı'', nüfusun yüzde 24'ünün de hastalığın hızla yayılmasından ''endişe duyduğu'' bildirildi.

Nüfusun yüzde 75'i ise salgının ortaya çıkmasından bu yana el yıkamak dahil, hiçbir günlük alışkanlığını değiştirmediğini, yani yapılan hiçbir hijyen uyarısını dikkate almadığını söyledi

Etiketler :