Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Bu diyetin ucu sağlığa 'Dukan'dı

21.04.2012 10:30
Yazın gelmesiyle birlikte birçok insan zayıflamak için Dukan diyetini uyguluyor. Oysa Fransız Pierre Dukan'ın geliştirdiği bu diyet zararlarından dolayı davalık.
Buna rağmen ülkemizde 'Dukan çılgınlığı'nın yaşandığını söyleyen uzman Yeşim Çelik, böbrek, kalp, damar ve kaslar üzerinde olumsuz etkilerini hatırlatıyor.
 
İsveç, Montignac, Atkins, Alman, Prenses, Hurma, Lahana, Karatay... Yan yana geldiğinde hiçbir şey ifade etmeyen ama kilo vermek isteyenlerin zihnine kazınan kelimeler bunlar. Kısaca, hızlı bir şekilde zayıflattığına inanılan diyetler. Her yıl bu listeye bir yenisi daha ekleniyor ne yazık ki! Ne yazık ki diyoruz çünkü uzmanlar bu tek tip diyetlerin önemli sağlık problemlerine yol açtığını söylüyor. Buna rağmen kilo problemi olanlar yeni diyetleri denemekten vazgeçmiyor. Yaklaşık 7-8 aydır Türkiye'de birçok kişinin başvurduğu diyetlerden biri de Dukan diyeti.
 
Dr. Pierre Dukan tarafından geliştirilen bu diyet, tüm dünyada çok popüler oldu. Ancak uzmanPierre Dukan'a Fransa'da dava açıldı! Dukan'ın davada haksız bulunursa ömür boyu meslekten men edileceği konuşuluyor. Dukan, geçtiğimiz yıl bu diyetin zararlı olduğunu söyleyen başka bir diyetisyene karşı açtığı davayı da kaybetmişti.
 
Buna rağmen Türkiye'de Dukan diyeti çılgınlığının yaşandığını söyleyen Uz. Diyetisyen Yeşim Çelik; bu diyetin düşük karbonhidrat tüketimine dayandığını ifade ediyor. Yani diyette esas olan yüksek protein alarak kilo vermek. Özellikle diyetin ilk aşamasında yalnızca et ve süt ürünleri tüketiliyor. Kırmızı et, beyaz et, yumurta, süt, yoğurt, balık ya da sakatatlarla geçirilen ilk on günün ardından diyeti uygulayan kişi hızlıca kilo vermeye başlıyor.
 
Böbrek yetmezliğine yol açıyor: Memorial Şişli Hastanesi Endokrinoloji Bölümü'nden Uz. Dr. Kaan Güngör, yüksek protein alımına dayanan diyetlerin 'yağ değil su ve kas kaybı' sonucunda kilo verdirdiğini söylüyor. Zaten su kaybı neticesinde diyet boyunca fazlasıyla su içme ihtiyacı hissediyorsunuz. Üstelik Kaan Güngör bu ihtiyacın normalin 6-8 kat üzerinde olduğunu belirtiyor. Doğal olarak bu durum böbrekler üzerinde olumsuz etkiye yol açıyor. Güngör, "Karbonhidrat alınmadan beslenildiğinde proteinler enerji kaynağı olarak kullanılıyor. Bu da böbreklerde zararlı maddelerinin oluşmasına yol açıyor. Bu yüzden böbrek testlerinde bozulmalara rastlıyoruz. Fazla protein almak böbrek yetmezliğinin en önemli nedenlerinden." diyor.
 
Diyet bırakıldığında hızlı bir şekilde kilo alıyorsunuz: Protein diyetleri ile beslenmenin bir diğer zararı, proteinle birlikte vücuda aşırı miktarda yağ alınması. Güngör'e göre; Atkins, Dukan ve Karatay gibi diyetler özellikle karın, organ ve kan yağlarını artıyor. Yağ miktarı azalmadığından insülin direnci de yükseliyor. Buna bağlı olarak açlık ve doyma hissinizde bozulma oluyor. Dolayısıyla diyeti bıraktığınızda hızlıca kilo alıyorsunuz. Aşırı protein alımının kas miktarını da azalttığını söyleyen Güngör, diyetin ardından aşırı halsizlik ve güçsüzlük hissedileceğini söylüyor.
 
Kalp damar sistemini etkiliyor: Dukan diyetinin bir diğer zararı ise damar sertliğine yol açması. Güngör, "Bu diyet kısa vadede kilo verme, uzun vadede hızlı kilo artışı sonucunda kalp ve damar hastalıklarına yol açıyor. Bir de aşırı protein yüklenmesi, organizmalarda metabolik stres oluşturduğundan erken yaşlanma görülüyor." diyor.
 
Bir diğer olumsuz etki: Kanser Başta kalın bağırsak, mide ve pankreas kanseri olmak üzere bazı kanser türlerinin nedenleri arasında da proteinden zengin diyetlerle beslenme önemle vurgulanıyor. Bu kanser türlerinin oluşumunda aşırı et tüketiminin rolü, çok sayıda bilimsel çalışmayla sabit. Güngör de protein sindirimi neticesinde vücutta kanser oluştuğu kanaatinde.
 
Uzmanlar, Dukan diyetine karşı
 
Yeşim Çelik (Uzm. Diyetisyen): Dr. Pierre Dukan tarafından geliştirilen Dukan diyetinin geçmişi 11 yıl öncesine dayanıyor. Temeli ise son 30 yıldır bilinen düşük karbonhidrat tüketimi. Dukan diyeti, tüm diyetisyenlerin bildiği ancak bazı uzmanların karşı çıktığı bir diyet türü. Zaten zayıflama programı kişiye özel olmalı. Ayrıca obezitenin tedavisinde tek başına diyet tedavisi yeterli değil. Beraberinde egzersiz programı ve davranış değişikliği tedavisi de gerekiyor.
 
Sağlıksız diyetler psikolojiyi de bozuyor
 
Uzm. Dr. Kaan Güngör: (Endokrinoloji Uzmanı): Kilo verilmesinin amacı sağlığı iyileştirmek olmalı. Kilo sağlıksız ve dengesiz diyetler yolu ile verildiğinde zayıflama kalıcı olmuyor. Diyet sonrasında, verilenden çok daha fazla kilo alınıyor. Bu da kişilerde öğrenilmiş çaresizliğe yol açıyor ve kilo problemi olanları ümitsizliğe sokuyor. Ne yazık ki bu sağlıksız diyetler sonucunda 'su içsem bile yarıyor' demeye başlayan hastaların beden imajındaki olumsuzluk sonucu psikolojileri de bozuluyor.
 
Kaynak: ESRA KESKİN DEMİR / ZAMAN
Bu haber toplam 4790 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri