Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Mezhep çatışması emperyalizm oyunu

25.11.2012 02:36
Dünya Ehlibeyt Vakfı Başkanı Fermani Altun, mezhep çatışmalarının İslam Dünyası üzerinde emperyalist güçlerin sahneye koyduğu bir oyun olduğunu açıkladı

Sistematik bir şekilde bölgede hedefleri olanların mezhepler üzerinden gerilim meydana getirmeye çalıştığını ifade eden Altun, “İslam Coğrafyasında yaşanan olumsuzlukların altında Ehli Beyt felsefesinden uzaklaşmak ve diktatörler vardır” dedi. Altun, Uluslararası güçlerin projelerini bozmanın tek yolunun ise kutsal değerlere sahip çıkmaktan geçtiğini ifade etti. Altun, “Bugün de yeni Kerbelalar yaşanıyorsa kendimizi sorgulamayız ve barış için birlikte mücadele etmeliyiz” dedi.

***

Gazeteci – Yazar Aslan Değirmenci’nin sunduğu Kanal 5 ekranlarında canlı olarak yayınlanan ‘Son Gündem’ programının konuğu Dünya Ehlibeyt Vakfı Başkanı Fermani Altun oldu.

Son günlerde “Alevilik bir dindir” şeklinde yapılan açıklamalara tepki gösteren Fermani Altun, İslam ağaçsa, mezhepler daldır. Alevilik bir din değildir. Geçmişe gittiğimizde Alevilik diye bir şey olmadığını görüyoruz. İslam Anadolu’ya Ehl-i Beyt olarak yayıldı. İmam Ceferi, İmam-ı – Azam, imam Hanefi ve İmam Şafi bunlar hepsi zulme ve cehalete karşı birlikte mücadele ettiler. Zulme karşı Allah’ın(c.c.) dinini yaymak için canlarını verdiler. Alevilik bir mezheptir. Bir ağacın kökü İslam ise dalları da mezheplerdir. Aynı kitaba inan, “Allah, Peygamber” diyen insanlar nasıl oluyor da ayrı bir din olduğunu söylüyorlar? Cemevlerinde Kur’an okunuyor… Bunlar toplumu ayrıştırmak için yapılan oyunlardır” dedi.

“Mezhep çatışmaları emperyalist oyunu”

İslam Dünyasi üzerinde oynan oyunlardan birinin mezhep çatışması olduğunu belirten Altun, şunları söyledi: “Dış güçlerin planları geçmişten bu yana var. Osmanlı döneminde de yaşadık. Hep birileri ayrıştırmacı politikalar dayatarak kutuplaştırdılar. İşte Anadolu’da “kadın- erkek eşit değil, adaletsizlik var” dediler. Bu şekilde isyanlar çıkardılar. Ayrıştırma planları ile İslam Dünyasını bir birine düşürdüler. Manevi değerler sömürülerek İslam Dünyası Ehl-i Beyt’ten uzaklaştırdılar. Bunu da mezhepçilik çatışmalarına dönüştürdüler. Dünyada 7 milyar insan içerisinde iki kesimi sevmiyorum bir zalimleri birde cahilleri. Bu tür insanları çıkarları ve nefisleri için yarışırlar. Bu insanlar toplumun içini boşalttılar. Dünyada 1 milyar aç insan var. Bunların yanında dünyayı yöneten, silah ve uyuşturucu ile para kaynaklarını elinde bulunduran küçük bir grup var. Bu grup dünyadaki savaş ortamından nemalanıyor. Dünya bu grubun elinde… Dünya üzerinde planlar hazırlıyorlar. Buna göre yeni savaş ortamları oluşturuyorlar.”

Kendimizi hesaba çekmeliyiz

İslam Coğrafyasında yaşanan olumsuzlukların altında Ehli Beyt felsefesinden uzaklaşmak ve diktatörler vardır” diyen Altun, Uluslararası güçlerin projelerini bozmanın tek yolunun ise kutsal değerlere sahip çıkmaktan geçtiğini ifade etti. Altun, “Bugün de yeni Kerbelalar yaşanıyorsa kendimizi sorgulamayız ve barış için birlikte mücadele etmeliyiz. Manevi değerlerimizi erozyona uğratmaya çalışanlara karşı birlikte cevap vermeliyiz” dedi.

“Böyle devrim olmaz”

İnanç ve sevginin yüce rabbimizin insanlara verdiği değerler olduğunu, bu değerlerin siyaset aracı olarak kullanılmasını günah ve ayıp olarak nitelendiren Altun, “İbadethaneler yasak, tekkeler yasak, medreseler yasak, “Seyidim” demek yasak, dini kisveler yasak. Bunun adını da devrim koymuşlar. Bir devlet ibadeti yasaklar, inkâr ederse demokrasiden söz edilmez. Yeni Anayasa yapılacak, önce bu yasakçı anlayışlardan kurtulmak gerekiyor. Tekke ve Zaviyelerin kapatılması bir ayıptı. Yasakçı anlayış her şeye bir engel koymuş. Şimdi bunları aşma zamanı” diye konuştu.

Darbeler halk arasına set çekti

Altun, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Toplumun manevi değerleri, yasaklarla erozyona uğratıldı. Darbeler, baskılar ve yasaklar toplumlar arasına aşılmaz setler çekti. Türkiye 80 yıldır militarist baskının altında kaldı. Yüce Rabbimiz diyor ki “Ben sizi farklı farklı yarattım” ama bazı insanlar bu fikirden uzaklaşarak, manevi değerleri yok sayarak, inkâr ettiler ve çatışma ortamları oluştu. Başkası kendisi gibi değil diye diğerini bitirmek istiyor. Bu bir vahşet, zalimlik ve insanlık suçudur.”

“Kutsal değerler kullanılıyor”

Kutsal değerlerin acımazsızca kullanıldığını söyleyen Altun, bunu bazı Alevi derneklerinin de yaptığını söyledi. Pir Sultan Abdal’ın isminin kullanıldığını ifade eden Altun, “Pir Sultan Abdal zulme karşı canını veren önemli bir şahsiyettir. Mücadelesini hak ve adalet için yapmıştır. Artık dünyada ideolojiler çöpe atıyor. İnsanlık sevgiye, dostluğa ve muhabbete dönüş yapıyor. İdeoloji artık kar etmiyor, kullanamıyorlar. Ama deniyorlar. Kutsal değerleri kullanarak çıkar elde etmeye çalışıyorlar. Acımasızca kutsal değerler kullanılıyor. Bazı insanlarda bu oyuna kolayca yem oluyor” diye konuştu.

“Birlik için mücadele ettim, hedef oldum”

28 Şubat sürecinde toplumun baskı altına alınarak manevi değerlerinin hiçe sayıldığını vurgulayan Altun, post-modern darbe sürecinde Alevi- Sunni birlikteliğine yönelik çalışmalarda bulunduğu için hedef haline getirildiğini açıkladı. Post-modern darbenin arkasında olan güçlerin kendisine ve bağlı olduğu vakfa baskı yaptığını ifade eden Altun, “İşkenceler, baskınlar, baskılar ve tehditler. Hepsini yaşadık. Biz birliktelik istedik onlar ayrışmayı körükledi. Cezaevinde bana işkence yapan Adil Serdar Saçan ile mahkemede yüzleştim. Sözlerime cevap veremedi ama şunu dedi: “Biz seni alevi biliyorduk, sen cumhuriyet düşmanları ile birlikte oldun.” Zihniyet bu işte. Kardeşlik istemek, değerler için mücadele etmek suç sayıldı. Bunun için işkencelere tabi tutulduk. Bakın karargâh da o dönem hakkımda hazırlanan raporlara ulaştım. Verilen talimatları gördüm. Başıma gelen her şeyin talimatı çok önce darbeciler tarafından planlanmıştı. Bunların hepsi laiklik şapkası altında devlet eliyle yapıldı” dedi.

Bu uyarıya dikkat

Maraş, Çorum, Sivas katliamlarının arkasında derin güçlerin olduğunu ifade eden Altun, Gazi olaylarını tertipleyenlerin de aynı yapılar olduğunu söyledi. Bugün de aynı yapıların benzer arayışlarının olabileceğini ifade eden Altun, “Birlik ve beraberliğimizden rahatsız olan yapılara karşı cevabımız dik ve net olmalıdır. Tüm tuzakları bozacak güçteyiz” diye konuştu. 

Bu haber toplam 3734 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri