Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

'Ehliyet İmandan Önce gelir'

25.12.2010 06:33
Ünlü Gazeteci-yazar Abdurrahman Dilipak, Konferans vermek için, Vårbygård İslam gençlik Federasyonunun davetlis olarak İsveç'in başkenti Stockholm'e geldi...

ATİLA ALTUNTAS/STOCKHOLM

İsveç’in başkenti Stockholm’de, Vårbygård İslam gençlik Federasyonunun organize ettiği ‘’Kültür Haftası’’ programına Türkiye’den ünlü isimler katılıyor. Bir hafta sürecek Programın ilk konuğu,Gazeteci-yazar Abdurrahman Dilipak’tı.

Dilipak, "Dünyanın her tarafında yaşayan Müslümanlar kardeştir." dedi. Dilipak, Allah'a ve Resul'e iman edenlerin tek bir ümmet olduğunu belirtti. Müslümanların aralarındaki sorunları istişare ve şurayla gidermeleri gerektiğine dikkat çeken Dilipak, insanların doğarken anne ve babasını, doğduğu toprağı ve zamanı kendilerinin seçmediğini ifade etti. Dilipak, bunun tamamen Allah'ın takdiri olduğunu, hatta bunlara karşı çıkmanın Allah'ın takdirine karşı çıkma anlamına geldiğinin altını çizdi.

Dilipak’tan önce misafirlere küçük bir ilahi konser sunan Gönlün Teli Müzik gurubun solisti Kamil Akan, söylediği ilahilerle dinleyicileri mest etti.

Gönlün teli Gurubundan sonra Konferansın açılış konuşmasını yapan, Vårbygård İslam gençlik Federasyonunun başkanı ve organizasyonun düzenleyicisi Galip Bozkurt, ‘’Özellikle genç neslimizin öz değerlerini bilmesi, yaşaması ve değişen dünya’da bulundukları topluluklar içerisinde kültürünü koruması, sürdürebilmesi ve yönlendirebilmesidir. İnsanlarımızın sağlıklı yaşam ve kaynaşmalarına sorumluluk anlayışıyla katkıda bulunmaktır.’ Şeklinde konuştu.

Daha sonra kürsüye davet edilen Gazeteci-yazar Abdurrahman Dilipak, Müslümannın sorununun Entegrasyon, asimilasyon sorunu olmadığını, sorunun adelet, barış ve hurriyet sorunu olduğunu dile getirdi. Müslüman’ın adaleti sadece kendisi için istememesi gerektiğini vurgulayan Dilipak, Herkes için adalet istiyoruz. Müslümanlar bulundukları toplumda sadece kendileri için adalet isterse, ‘’İslam ırkçısı’’ olur. İlk lanetlenen ırkçılıktır. Herkes inandığı gibi yaşayacak, düşündüğünü özgürce yapabilecek’’ Dedi.

DÜNYA'DA Kİ ADALETSİZLİK

Dünya’da ki gelir dağılımı adaletsizliğine değinen Dilipak, ABD’de 300 milyon insan yaşıyor. ABD’de yaşayan insanlar neredeyse dünya gelirlerinin yarısına sahip. Dünya’nın yıllık gayri safi hâsılası 31 trilyon dolar. Bunun 13 trilyonunu ABD götürüyor. Geri kalan yarısını Avrupa sahip, geri kalan yarısına Çin, geri kalanına da bütün dünya sahip. Düzelmesi gereken çarpıklık burada. Bu işte adalet yok. Böyle barış olmaz. Hiçbir özgürlük güvence altında değil. Afrika ülkesi Nijer’de 5 kişilik aile ayda 20 dolara geçiniyor. İşte Müslüman’ın düzeltmesi gereken bu. Haksızlık kimden gelirse gelsin zalime karşı mazlumdan olacağız. Biz alemlere rahmet olarak gönderilmiş bir peygamberin ümmetiyiz. Yeryüzündeki bütün açlar ümmetin yetimleridir. Yeryüzünde 300 milyon aç çocuk var. Dini, ırkı, meşru olup, olmadığı hiç önemli değil. 300 milyon aç çocuğumuz var hayata bu şekil bakacağız.’’ Diye konuştu.

MÜSLÜMAN NASIL OLMALI?

‘’Bizim İsveç’te Müslüman olarak, Entegrasyon ve asimilasyondan önce, Adalet, Barış ve Hürriyet istememiz gerekir’’ diyen Dilipak, ‘’Bunu daha özgür bir ortamda yapabilmek içinde; katılımcı, çoğulcu ve şeffaf bir düzen istememiz gerekir. Ben sadece bunu kendim için istemeyeceğim. Burada yaşayan, Arnavut içinde, Gürcü içinde, Yahudi içinde herkes için isteyeceğim. Benim hakkımı savunmayanların hakkını da savunacağım. Çünkü ‘’HAK’’ Allah’a ait ölçüdür.

Ne diyor ayet, ‘Bir kavme olan düşmanlığını, sizi onlar hakkında adaletsizliğe sevk etmesin’ Eğer haklı ise cellâdımızın da hakkını savunacağız. Gerçi bizim elimize geçse bir kaşık suda boğarız.

Peygamberimiz Hicret etmeden önce, kendisine eziyet eden, zülüm eden müşriklerin, üzerinde olan haklarını ve emanetlerini vermek için geride Hz Ali’yi bıraktı.’Bunlar bana zulüm etti, bunlar beni yurdumdan çıkardı’ diye mallarını geri vermeye bilirdi. İkincisi, Yolculuğa çıkmadan önce, rehber olarak kendisine bir müşriki seçti. O yoldan birçok Müslüman gitmişti. Ama O işi ehline verdi. Sakallı olana değil. Ehliyet imandan önce gelir. İslam tarihi takviminin başlangıcı kabul edilen, en kritik olayda, kendini yurdundan çıkaranlardan birisini kılavuz yaptı. Hem de bir peygamber. Neden? ‘Bir kavme olan düşmanlığını, sizi onlar hakkında adaletsizliğe sevk etmesin’ Peki! Müslümanlar bu gün böyle durabilirlerimi? Yav! Müslümanlar, Nurcusu, Süleymancısı, Nakşi’si, Kadiri’si. Yani, 500 yıl önce, Müslüman şeytana tapana gösterdiği müsama yı, bu gün birbirine göstermiyor.

Demek ki değişmesi gereken başımızdaki, krallar, müstebitler değil. Önce biz değişeceğiz. Aklen,ruhen ve Ahlaken. Dünya’dan haberdar olmalıyız. Sanattı, Edebiyatı, Felsefeyi, ekonomiyi, siyaseti bilmemiz gerekiyor. Aksi takdirde her şeyden şikâyet ederiz’’ Şeklinde konuştu.







 

Bu haber toplam 3578 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri