Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Orada Bir Ülke Var, Uzakta…

13.10.2011 19:49
“Müslümanlar neden birlik ve beraberlik bağları kuramıyor?” diye sürekli hayıflanmadan önce belki de ilk cevaplamamız gereken soru “Müslüman ülkeleri ne kadar tanıyor ve onlarla ne kadar ilgileniyoruz?” sorusudur…

“Müslümanlar neden birlik ve beraberlik bağları kuramıyor?” diye sürekli hayıflanmadan önce belki de ilk cevaplamamız gereken soru “Müslüman ülkeleri ne kadar tanıyor ve onlarla ne kadar ilgileniyoruz?” sorusudur…

Geçtiğimiz hafta bu konuyla ilgili olarak sosyal medya üzerinden bir anket çalışması yapmıştık. Anket sorumuz “Dünyada en fazla Müslüman nüfusu barındıran ülke hangisidir?” şeklinde basit bir soruydu.

Ankete katılan yaklaşık 1.000 kişinin yarısından fazlası doğru cevabı işaretledi ancak (anketi, binlerce takipçisi olan “dini içerikli” sayfalarda yaptığımızı ve Google’dan kopye çekenlerin de olabileceğini hesaba katarsak;) bilmeyenlerin ya da yanlış bilenlerin sayısı da azımsanmayacak kadar fazlaydı… 

Konuyla ilgilenenler için açıklayalım; dünyanın en kalabalık Müslüman ülkesi ve aynı zamanda dünyanın (nüfus yoğunluğu bakımından) en büyük dördüncü ülkesi, yaklaşık 250 milyonluk nufusuyla Endonezya’dır. Güneydoğu Asya’da yer alan ve yaklaşık 17 bin adadan oluşan ülke, büyük nüfusuna rağmen el değmemiş doğa alanlarıyla dünyanın en büyük ikinci biyoçeşitliliğine ev sahipliği yapmaktadır. Maalesef zengin doğal kaynaklarına rağmen günümüz Endonezya’sında fakirlik çok yaygındır.

Resmi kayıtlarda Endonezya halkının % 87′si Müslüman olarak gözükmektedir. Ancak bu oran İslamiyeti gereği gibi anlayıp yaşayabilenlerin oranı değildir. Gerek sömürge döneminde, gerekse bağımsızlık sonrasında izlenen misyonerlik faaliyetleri neticesinde cahilleştirme, yozlaştırma ve halkı İslam’dan uzaklaştırma politikaları hala devam etmektedir. Ne ilginçtir ki, bugün ülkenin en büyük eyaleti Yogyakarta’da 17 adet kilise ve 5 adet kilise üniversitesi (bizdeki vakıf üniversitesi gibi) kurumlar bulunmaktadır.

Ancak İslamiyeti gereği gibi yaşamaya çalışanların sayısı da az değildir. Özellikle son yıllarda dinî şuurlanma daha da hız kazanmış ve camiler cemaatlerle dolup taşmaya başlamıştır. Bunun yanı sıra halkı yeniden İslamî kimliğine kavuşturma ve aynı zamanda sosyal dayanışmayı sağlama amacı taşıyan çalışmalar ve organizasyonlar da giderek artmaktadır.

Bu organizasyonlar içerisinde Mahmud Es’ad Coşan Vakfı‘nın önemli bir yeri var.  Türkiye’de yetişmiş ender ilim adamlarından ve kanaat önderlerinden merhum Prof. Dr. Mahmud Es’ad Coşan, bu ülkeyle yakinen ilgileniyor; konuşmalarında, yazılarında, sohbetlerinde sık sık bu konuyu dile getiriyordu. “Endenozya’ya gidin, oradaki kardeşlerinizle tanışın, kaynaşın, ticari ilişkiler oluşturun, gerekirse oradan evlenip dostluğunuzu geliştirip onlarla akrabalıklar kurun. Onların size maddi ve manevi olarak ihtiyaçları var… diyerek kendisini sevenlerin de yakinen ilgilenmesini tavsiye ediyordu.  

Hocaefendi 4 Şubat 2001′de Avustralya’nın Dubbo kentinde müphem bir trafik kazası sonucu ahirete irtihal eyleyince, onun hizmetlerini devam ettirmek; fikir ve ideallerini hayata geçirmek amacıyla cemaatin şuan ki lideri M. Nureddin Coşan tarafından, merkezi Avustralya’da bulunan M.E.C. VAKFI kuruldu.

 

M.E.C. Vakfı kurucusu M. Nureddin Coşan hocaefendi ve merhum babaları


2002 yılında kurulan vakıf;  ihtiyaç sahibi insanlara bir nebze olsun -ilk elden- katkıda bulunmaya, yaşamaya çalıştıkları zor şartlarda yalnız olmadıklarını göstererek onlara moral vermeye ve Müslümanların birbirlerine göstermesi gereken yardımlaşmaya örnek olmaya çalışıyor.

Bu faaliyetler içerisinde en önemli yeri, 2006’dan beri her yıl düzenlenen Kurban Organizasyonu alıyor.

Mahmud Es’ad Coşan Vakfı’nın resmi websitesi www.mecvakfi.org ’da yer alan bilgiye göre, son 5 yıldır düzenlenen kurban organizasyonuyla Endonezya’daki yardıma muhtaç, gerçek ihtiyaç sahibi yüzbinlerce aileye yardım eli uzatılıyor. Yardım edilecekleri “kardeş”, yardım şeklini ise “paylaşmak” olarak tanımlayan vakıf, “sağ elin verdiğini sol elin bilmemesi” yönündeki Peygamberî tavsiyeyi benimseyip, “Hiçbir karşılık beklemeden sadece Allah cc. rızası için yardım etmek, paylaşmak ve Allah cc. sevgisini yaymaya çalışmak” ilkesiyle hareket ediyor.

Yerel halkın neredeyse tamamı tarafından tanınan vakfın çalışmaları;  kurban faaliyetlerinin ana merkezi olan Yogyakarta eyaletinin üst düzey yöneticileri, eyalet sultanı ve medya tarafından her yıl ilgiyle takip ediliyor. Organizasyonun büyüklüğü ve yapılan yardımın mahiyeti karşısında memnuniyetlerini ve hayranlıklarını ifade eden Endonezyalılar kurban bağışlarının önemli bölümünün Türkiye’den yapılmış olmasına da ayrıca seviniyorlar.

Bu organizasyon sayesinde dünyanın dört bir köşesine yayılmış, en ücra köşelerde bulunup birbirini “bilme” imkanı olmayan onbinlerce insan arasında dostluk bağları kuruluyor ve kardeşlik duyguları oluşuyor.

Böylece “yaklaşmak, yakın olmak” manalarına gelen kurban ibadetinin, anlamına ve amacına uygun olarak yerine getirilmesi suretiyle; hem Allah cc. rızasına yaklaşma hem de dünyanın diğer ucundaki kardeşlerimizle yakınlaşma imkanı hasıl oluyor. 

 


Bu anlamlı faaliyete siz de ortak olmak ve sevdiklerinizi de ortak etmek için bu yıl ki organizasyonu kaçırmayın… Detaylı bilgi ve online kurban bağışı için www.mecvakfi.orgu tıklayabilirsiniz.

Bu vesileyle, dünyanın bize en uzak ülkelerinde yaşayanlar dahil, içinde Allah inancı ve sevgisi olan tüm din kardeşlerimizin mübarek Kurban Bayramı’nı en içten dileklerimizle kutlarız.

Medyaokuryazar.com
 

Bu haber toplam 4566 defa okunmuştur
ÜMMET ŞUURU
Turan HACIMEMİŞOĞLU
Müslümanlar başsız bırakıldı.Müslümanların imamı kebirleri yok.Müslümanlar parçalandı.İslam ümmeti yerini etnik müslümanlığa bıraktı.Müminler birbirlerini boğazlıyor.Dünya müslümanları ümmet anlayışında birleşip tek yürek tek yumruk olmadıkça müslümanlar sefaleti,yoksulluğu,cehaleti yenemezler. Rabbim ümmet şuurunu müminlere nasip etsin.
15 Ekim 2011 Cumartesi 09:03
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri