Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Erdoğan: Benim için asıl tehdit İsrail

05.10.2011 17:03
Başbakan Erdoğan, Güney Afrika'da Türk Dış Politikası konulu konferansta ortadoğuda yaşananlara değindi İsrail için iddialı çıkış yaptı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Ben şu anda İsrail'i de bölgesi, çevresi için bir tehdit olarak görüyorum. Çünkü atom bombası var'' dedi. Erdoğan, İsrail'in bölgede devlet terörü uyguladığını da söyledi.

Erdoğan, Güney Afrika Cumhuriyeti Uluslararası İlişkiler ve İşbirliği Bakanlığında Türk Dış Politikası konulu bir konferans verdi ve daha sonra katılımcıların sorularının yanıtladı.

Başbakan Erdoğan, İsrail'in Pretoria Büyüklelçi Yardımcısı Başkatip Ya'akov Finkelstein'in, ''Siz Gazze'deki tünellerden gıdaların geçtiğini söylediniz. Ancak oradan sadece gıda değil, silahlar, füzeler geçiyor. Bu füzelerle şehirlerimiz, çocuklarımız vuruluyor. Ayırca palmer raporunda kuşatma uygun görülüyor. Biz doğrudan diyalogdan yanayız. Ama siz İsrail Büyükelçinizi geri çektiniz. Doğrudan diyalog nasıl olacak?'' sorusuna şu yanıtı verdi:

''Bir defa şunu bilmenizi istiyoruz, bu tünellerden atom bombası geçmez, nükleer silah geçmez. Fosfor bombaları geçmez. İsrail, fosfor bombaları ile Gazze'yi bombalamıştır. Bu bir kitle imha silahıdır. Kitle imha silahı kullanmak suçtur. Buna herhalde 'evet' diyemezsiniz. O tünellerden geçse geçse kütük çaplı silahlar geçebilir, tüfek geçer, bunlar geçer ama oradan tank, top bunlar geçmez değil mi? Ama Gazze tanklarla toplarla kuşatılmıştır ve bir taraftan da fosfor bombaları atılmıştır. BM binalarını bile bombaladınız. İsrail bunu da yaptı. Ve hiç bir zaman bende atom bombası var diyemiyor. Sessiz kalıyor. Ama İran'da atom bombası var diye herkes İran'a saldırıyor. Bu nasıl adalet? Ben, şu anda İsrail'i de çevresi için, bölge için tehdit unsuru olarak görüyorum çünkü kendisinde atom bombası var. Bütün bunların yanında İsrail şu anda işgalci durumunda ve İsrail devlet terörü uygulamaktadır, bölgede...

Bu devlet terörü uygulaması yeni değildir ve ben soruyorum; madem Gazze'den Filistin'den roketler atılmış bunu ben Sayın Olmert'e de sordum, diğer İsrailliler'e de görüştüğümde sordum, dedim 'kaç tane İsrail'li öldü, söyler misiniz?' bize cevap veremediler. Ama biz 7'den 70'e onbinlerce Filistinli'nin, Gazzelinin o bölgede İsrail'in bu bombaları karşısında öldürüldüğünü çok iyi biliyoruz ve bunun acımasızca yapıldığının biliyoruz ve işte bölgede en önemli dostu Türkiye'ydi. Niye kaybetti bu yaklaşımları sebebiyle. Ve böylece zaten bölgede kendini yalnızlığa itmiş durumda. o toprakların, o arazilerin sahibi İsrail değildir, od arazilerin sahibi Filistinliler'dir. Siz şu anda Güney Afrika'da hür yaşıyorsunuz, rahat yaşıyorsunuz, huzurlu yaşıyorsunuz ama Filistinli kendi topraklarında bu huzuru bulamıyor. Bu huzur onlar için yok.''

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''(İsrail) Kendi elleriyle kendi kararlarıyla aramızdaki dostuluğu bozmuş ve Türkiye'yi, İsrail kaybetmiştir'' dedi.

Başbakan Erdoğan, Filistin halkının devlet olarak tanınma yönündeki haklı talepleri karşılanması ve 1967 sınırları temelinde kurulacak Filistin devleti BM üyesi olarak hak ettiği yeri BM'de ve dünyada alması gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:

''Bu bağlamda geçtiğimiz günlerde BM Genel Kurulu'nda da söylediğim gibi Filistin devletinin tanınması uluslararası barış için bir seçenek değil, bir zorunluluktur. Biz de bu anlayışla, gerek Filistin devletinin tanınması, gerek Gazze halkı üzerindeki gayri hukuki ablukanın kaldırılması için aktif olarak çaba sarf etmeye devam edeceğiz. Halen BM Güvenlik Konseyi'nde etkin bir konumda bulunan Güney Afrika Cumhuriyeti'nin bu yöndeki çabalarını şükranla yad ediyorum. Bu noktada, İsrail ile ilişkilerimize de kısaca açıklık getirmek isterim. Zira Filistin'in haklı davasına verdiğimiz aktif desteği son dönemde İsrail ile ilişkilerimizde yaşanan bozulmaya bağlayanlar var. Evet İsrail silahlı kuvvetlerinin bu yaptığı tabi ki bizim aramızdaki şu ana kadar devam eden ortaklık ilişkilerini bozmuştur. Ve burada özür dinelmedikçe, tazminat ödenmedikçe Gazze'ye ambargo kaldırılmadıkça, bizim aramızdaki münasebetlerin normalleşmesi mümkün değildir. Kendi elleriyle kendi kararlarıyla aramızdaki dostuluğu bozmuş ve Türkiye'yi, İsrail kaybetmiştir. Hiç bir zaman Türkiye olarak biz art niyetli davranmadık, İsrail halkına yönelik ... Ülkemde 40 bini aşkın Musevi vatandaşım vardır, hiç bir zaman onlara yönelik bir olumsuzluğa müsaade etmedik etmeyiz.''

-''Uzattığımız merhamet elini kendileri en az bizim kadar iyi bilir''-

''Şunu çok açık ve net söylemek isterim; İsrail'in söz konusu saldırısı, Güney Afrika Cumhuriyeti tarafından da en güçlü şekilde protesto edilmiştir'' diyen Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

''Bu nedenle İsrail'den talep ettiğimiz özür, tazminat ve Gazze ablukasının kaldırılması yönündeki hususlar sadece bizim değil, esasen tüm uluslararası toplumun beklentileri olarak görülmeli, bu çerçevede takip edilmelidir. Geçmişte tarihin en zor zamanlarında Yahudi toplumuna uzattığımız merhamet elini kendileri en az bizim kadar iyi bilir. Türkiye;nin bu tavrı doğrudan evrensel insani değerlerin savunulması ile ilgilidir. Keza, bir önceki İsrail hükümetleriyle barış süreci dahil pek çok konuda yakın çalışmalar yürüttüğümüzü de İsrail kamuoyu çok iyi bilir. İsrail, Suriye ilişkilerinde yaptığımız çalışmaları, gayreti çok iyi bilir. Temennimiz, İsrail hükümetinin yaptığı yanlış hesaptan bir an evvel geri dönmesidir.''

-''2015-2016 dönemi için Konsey üyeliğine yeniden aday olduk''-

Erdoğan, Türkiye'nin bugün, küresel gelişmeleri sadece izleyen ve etkilenen bir ülke olmaktan çıktığını ve gelişmeleri bizzat etkilemeye başlayan bir ülke haline geldiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

''Başarıyla tamamlandığına inandığımız 2009-2010 dönemi BM Güvenlik Konseyi üyeliğimizi takiben, bu defa 2015-2016 dönemi için Konsey üyeliğine yeniden aday olduk. Dünya barışı için bütün uluslararası platformların reforme edilmesini ve hakkaniyete uygun bir temsilin sağlanmasını son derece önemli görüyoruz. Türkiye risklerle fırsatların iç içe geçtiği zor bir coğrafyada birçok mesele için elinden gelen gayreti göstermiştir, göstermek durumdadır. Küresel kalkınma alanındaki aktif rolümüzü bugün Afrika'da Somali örneğinde olduğu gibi, Balkanlardan Orta Asya'ya kadar bütün coğrafyalarda sürdürmeye devam edeceğiz. Bugünkü dünyanın dertleriyle baş edebilmenin yolu daha çok işbirliği, daha çok güç birliğidir. Yürekten inanıyorum ki, Güney Afrika Cumhuriyeti ile tesis edeceğimiz yakın işbirliği ve dayanışma, sorunlara çözüm bulma çabalarımıza önemli katkılar sağlayacaktır. Türkiye her türlü işbirliğine hazırdır ve bu yönde çaba göstermeye devam edecektir.''

AA

Bu haber toplam 1908 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri