Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Erdoğan Çevik Kuvvet iftarında konuştu

25.07.2013 03:16
Başbakan Erdoğan, Ankara'daki iftar programındaydı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'da Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü'nde verilen iftar yemeğine katıldı. "Şehirlerimizde ortaya çıkan eylemlere karşı büyük bir sabırla demokratik bir tavırla karşılık verdiniz. Kullandığınız yöntemler demokratik bir ülkede neyse onlardan çok daha fazlası oldu. Kimsenin yaralanan yüzlerce polisimizi gündemine getirdiği yok. Taşlı, sopalı, molotoflu saldırıların üzerinde durduğu yok. Aylardır her türlü vandallığı şiddete karşı sabırla müdahale eden polisimiz görülmüyor. Ama eylemcilerin sırtı sıvazlanıyor. Bizim polisimiz yeri geldiği zaman TOMA'yı da kullanır, biber gazı da kullanır. Güvenlik içindir." dedi.

AÇIKLAMANIN SATIRBAŞLARI

Dünyada ve bölgemizde en donanımlı en tecrübeli emniyet teşkilatlarından birine sahibiz. 76 milyon gibi çok yüksek bir nüfusun emniyetini tesis ederken teröre karşı gerçekten başarılı bir performans sergilediniz. Demokrasinin olmadığı ya da gelişmediği ülkelerde polis sadece devleti korumak gibi çok tartışılır bir pozisyonda olmuştur. İleri ükelerde bireyi korumak için vardır.

Demokratik ülkelerde polis devleti değil, bireyin haklarını daha çok korur. Kendi vatandaşını kendisine tehdit olarak gören devlet, zalim, ceberrut devlettir.

"İŞKENCE GÜVENLİK ARACI OLARAK GÖRÜLÜYORDU"

Devleti çok korunaklı hale getirirsiniz. Çok korunaklı karakollar inşaa edersiniz. Devleti izole ederek, etrafına etten duvarlar örerek çok yücelere çıkarırsınız. Bireyi dışarıda bırakırsanız devleti vatandaşa karşı koruma altına alırsanız o devlet yıkılmaya mahkumdur. Birileri bireyleri savunacakları yerde ceberrut bir devlet anlayışını savundular. İşkence, dayak, kötü muamale, vazgeçilmez bir güvenlik aracı olarak görülüyordu.

"İNSANLIK DIŞI ANLAYIŞA SON VERDİK"

Yaptığımız her reforma itiraz edenler oldu. Bu yasağı kaldırırsanız devlet zayıflar dediler. Biz bireylere en tabii özgürlüklerini tek tek teslim ederken birileri bu hakları savunacağı yerde ceberrut devlet anlayışını savundu. 10 yılda hayal gibi görünen birçok reformu gerçekleştirdik. Sonuçta devlet daha da güçlenmiştir. İşkence, dayak, kötü muamele devletin bekası adına bir güvenlik aracı olarak görülüyordu. Biz bu insanlık dışı anlayışa son verdik.

Bu ülkenin polisi, bu devletin ne kadar sahibiyse Bingöl'ün mezrasındaki vatandaş da o kadar sahibidir. 76 milyon hep birlikte bu ülkenin sahibiyiz. Polis farklı, asker farklı, mermur farklı değil. Bu devlet karşısında eşit bir konuma sahiptir. Bu ülkenin sahibi benim denirse oradan bir eşitsizlik çıkar, sorun çıkar, zulüm çıkar.

"BATI POLİSLERİNİN ANLAYIŞI GERİMİZDE KALDI"

Demokratik reformlarını gerçekleştiren bir ülkeyiz. Böylesi bir süreçte elbette hatalar olacak. Böyle büyük bir teşkilat içinde hata yapanların olması son derece normaldir. Önemli olan yasalar çerçevesinde bunlarla mücadele edilmesi ve gereken cezaların verilmesidir. Bu büyük teşkilat, içinde yanlış yapanların öne çıkarılması suretiyle öne çıkarılmasını doğru bulmayız. Bugün batı, AB başta olmak üzere onların polislerinin vatandaşlarına yaklaşım tarzı bizim çok gerimizde kalmıştır.

"TEŞKİLATIN KARALANMASINA MÜSAADE ETMEYİZ"

Türk polisini karalamak için ellerinden geleni yapıyorlar. Bu teşkilat olumsuz örneklerle kirlenmeyecek kadar pırıl pırıl bir teşkilattır. Birkaç kötü örnek üzerinden tüm teşkilatın karalanmasına müsaade etmeyiz. Teşkilatı bu tür ithamlardan korumanın yolları şüphelileri derhal yargıya teslim etmektir.

"FELÇLİ HİSSİYATA DEĞİL MİLLETE BAKARIZ"

Polisimizin suçla mücadelesi çok sık olarak eleştiri konusu yapıldı. Medya sosyal medya yoluyla çok sayıda yalan ve iftira ile polisimizin tüm emniyet teşkilatımızın hedef alındığına şahit oluyoruz. Bu millet polisini çok iyi tanır. Emin olun ki polisine de kendi evladı gibi sahip çıkıyor. Kimin ne dediği değil, milletin ne dediği önemli. Bizi bazı gazetelerin manşetleri değil, milletin manşeti ilgilendirir. Bu millet tarihi boyunca polisine sahip çıkmıştır. Onlara haksızlık yapıldığında kucaklamıştır. Biz temelsiz, mesnetsiz iftiralara kulak asmayız. Bu ülkenin polisine utanmadan küfreden beyni felçli zihniyete değil, milletin hissiyatına bakarız. Polise emre itaatsizlik çağrısı yapanlara değil, milletin ne dediğine bakarız.

Edepsiz olan edepten korkar. Hukuksuz olan, hukuktan korkar. Siz önce yasalardan, ardından edepten haktan taviz vermeyecek bunların bu tahrik tuzaklarını boşa çıkaracaksınız.

"POLİSİMİZ TOMA'YI DA KULLANIR BİBER GAZINI DA"

Polisimizin toplumsal olaylar karşısında takındığı tavır... Şehirlerimizde ortaya çıkan eylemlere karşı büyük bir sabırla demokratik bir tavırla karşılık verdiniz. Kullandığınız yöntemler demokratik bir ülkede neyse onlardan çok daha fazlası oldu. Kimsenin yaralanan yüzlerce polisimizi gündemine getirdiği yok. Taşlı, sopalı, molotoflu saldırıların üzerinde durduğu yok. Aylardır her türlü vandallığı şiddete karşı sabırla müdahale eden polisimiz görülmüyor. Ama eylemcilerin sırtı sıvazlanıyor. Bizim polisimiz yeri geldiği zaman TOMA'yı da kullanır, biber gazı da kullanır. Güvenlik içindir. 

Sizin için kimin ne dediğinden ziyade milletin hissiyatıdır. Teşkilat içinde fitne çıkarmaya yönelik saldırıları da sizler bertaraf edeceksiniz.

Bu haber toplam 1372 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri