Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Erdoğan Necip Fazıl ile olan anısını anlattı

03.11.2014 01:05
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen Necip Fazıl Ödülleri Takdim Töreni'nde konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen Necip Fazıl Ödülleri Takdim Töreni'nde yaptığı konuşmada,"Bugün eğer 'Yeni Türkiye, Büyük Türkiye' diyebiliyorsak, bunda Necip Fazıl'ın izi, eseri, alın teri, gayreti, mücadelesi vardır. O kadar azimliydi" ifadelerini kullandı.

HAK BİLDİĞİNDEN VAZGEÇMEYEN BİR FİKİR NAMUSUNA SAHİPTİ

"Necip Fazıl için fikir çilesi de fikir namusu da son derece önemli kavramlardır" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Hata yaptığında hatasını kabul eden ama doğru, hak bildiğinden asla vazgeçmeyen bir fikir namusuna sahipti. Şu anda esen her rüzgarın önünde eğilen, çıkarlarına göre tavır belirleyen, dün söylediğinin tam tersini bugün söylemekten kaçınmayanlara bakınca, Necip Fazıl'ın ve onun geçmişten alıp bugüne miras bıraktığı fikir namusunu daha iyi anlıyoruz."

NECİP FAZIL İLE OLAN ANISINI ANLATTI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, öğrencilik döneminde Necip Fazıl ile olan bir anısını da anlattı,. Erdoğan, şunları söyledi:

"Kendisini şahsen de tanıma bahtiyarlığına eriştim, hatta ve hatta takdim fırsatını yakaladım. Üniversite yıllarımın en hareketli günlerinde üstada jübile yapacağız. İki genç olarak, bir tanesi de benim, Milli Türk Talebe Birliği'nin (MTTB) Cağaloğlu'ndaki merkezine gittik. Takdimi nasıl yapacağız. Diğer arkadaşım benden önce takdim yapıyor. 4 sayfa hazırlamış A-4 kağıtları boyutunda. Üstadı öyle övdü, öyle övdü ki, üstad dayanamadı, şu anda burada söylemeyeceğim, o kendisine has üslubuyla orada bir ifade kullandı ve orada iş kesildi.

"BENİM TAKDİMİMİ BU GENÇ YAPSIN"

Ondan sonra sıra bana geldi. Bende avuç içi kadar bir kağıt vardı, ben de takdimi yaptım. Ve üstad 'Benim takdimimi bu genç yapsın' dedi. Ve iş bana kaldı. Ve o gece takdim bu fakire kaldı. Tabii o jübile başlangıç oldu, birçok yeri üstad ile birlikte dolaştık. Ve gayet yakından iyi tanıdım. Üstad Necip Fazıl işte o söylendiği gibi mütefekkir olsaydı, o 4 sayfalık takdimi yapan arkadaşı kutlardı. Ama Necip Fazıl aslında bir aksiyon insanıydı. O dönemde yüzlerce, bugün yüzbinlerce genci dünyaya ve ukdaya hazırlamış bir okuldur, tek başına bir ekoldür.

"NECİP FAZIL'IN BİR SELEFİ YOKTUR"

Şuraya özellikle dikkatinizi çekiyorum. Necip Fazıl'ın bir selefi yoktu. Belki Mehmed Akif diyeceksiniz. Ne yazık ki Akif'in Cumhuriyet döneminde fikirlerini inşa edebileceği bir zemin olmadı, olamadı. Sadece Cumhuriyet değil, yeni bir dil, yeni bir sanat anlayışı vardı. Özellikle tek parti döneminde fikirler belli kalıplara hapsedilmişti, bunu kırma imkanı da yoktu. Yani mazi ile bağlar koparılmış, gelenek adeta unutulmuştu. Her şey yabancılaşırken, Necip Fazıl yerli olmayı, bizim olmayı başarmış, üstelik bütün saldırılara karşı bunu sürdürmüştür. Bu az şey değildir. Necip Fazıl bugün Türkiye için, genç nesiller için çok büyük bir talihtir, imkandır. Kimse yokken Necip Fazıl vardı."

Bu haber toplam 1556 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri