Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

'Erdoğan son şans'

19.04.2016 01:42
Gazeteci-yazar Nuri Elibol bugün kaleme aldığı yazısında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın neden son şans olduğunu çarpıcı bir şekilde kaleme aldı.

İşte Nuri Elibol'un o yazısı:

Sekizinci Cumhurbaşkanımız rahmetli Turgut Özal, 23. Ölüm Yıldönümünde dualarla anıldı. Kendisini rahmetle ve hürmetle yâd ediyoruz. Onu zeki-çalışkan, değişimi zorlayan, tonton, milletin değerleriyle hemhal olmuş, içten, samimi, herkesi kucaklayan ve herkesle diyalog kurabilen büyük bir lider olarak hatırlıyoruz. Ekonomik ve sosyal alandaki başarıları unutulmaz. Darbenin üzerinden silindir gibi geçtiği Türkiye’yi âdeta değiştirdi-dönüştürdü. Memurunun maaşını ödeyemez hâle gelen, akaryakıt ithal edecek para bulamayan bir ekonomiyi, yaptığı devrim niteliğindeki reformlarla âdeta şaha kaldırdı. Demokratik ve ekonomik alanda kimsenin hayal edemeyeceği reformlara imza attı. Ömrü ‘Büyük Türkiye’ hayali ile geçti. Türkiye’nin tarihî dönüşümüne öncülük etti. Dünyadaki tüm yenilikleri ülkemize taşıdı. Demokrasi, insan hakları, yükselen insani değerler konusunda önemli adımlar attı.

İhracatı, turizmi canlandırdı, KOBİ’lerin doğmasına öncülük etti. Onun öngörüleri ve verdiği cesaret sayesinde Türk iş adamları dünyanın her yerinde iş kovalamaya başladı. Batı değerlerini iyi bildiği kadar kendi inançlarını ve toplumsal değerlerini yaşayan bir liderdi. Rahmetli Özal sıkı bir Müslümandı. Yakın çevresinin ve askerlerin baskılarına rağmen inançlarından ve yaşam biçiminden hiç taviz vermedi. Bugün Sayın Erdoğan’ı inançları, davası ve yaşam biçimi nedeniyle eleştirenler rahmetli Özal’ı da aynı şekilde eleştirdiler, hakaret ettiler, üzdüler. Görsel ve yazılı basının solcu-sosyal demokrat geçinen yazar-çizerleri hiç hak etmediği hâlde rahmetliye yapmadıklarını bırakmadılar. Bugün aynı çevreler aynı yol ve yöntemlerle Sayın Erdoğan’a saldırıyorlar. Ama bugün o günden farklı bir noktadayız. Bu millet o gün bu edepsizlerin ne yapmaya çalıştıklarını anlamamıştı. Rahmetli Özal’ın varlığının kendileri için ne anlama geldiğini sonra anlayacaklardı. Ama bugün öyle değil. Menderes ve Özal tecrübelerine sahip olan bu millet aynı oyunların Sayın Erdoğan’a oynanmasına izin vermiyor. Bu milletin içerideki ve dışarıdaki düşmanları Tayyip Erdoğan’a kurdukları her tuzakta karşılarında milleti buldular. Millet her seferinde sandıkta Sayın Erdoğan’ın arkasında dimdik durarak darbecileri, paralelcileri, İslam düşmanlarını yenilgiye uğrattı.


Rahmetli Menderes ve Özal’ın kıymetini kaybettikten sonra anlayan muhafazakâr ve mütedeyyinler Sayın Erdoğan’ın son şansları olduğunu iyi biliyorlar. Erdoğan’ın kaybetmesi hâlinde 15 yılda fikir ve ifade özgürlüğü, inanç özgürlüğü, insan hakları dahil elde ettikleri tüm kazanımları kaybedeceklerini iyi biliyorlar. Onun için rahmetli Menderes ve Özal’da yaptıkları hatayı tekrarlama lüksleri yok. Bu nedenle Sayın Erdoğan’a sımsıkı sarılmış durumdalar. Sayın Erdoğan’ın tüm seçimlerden oyunu artırarak galip çıkmasının arka planında bu psikolojinin de etkisi var. 2003’ten başlayarak tezgâhlanan darbe girişimleri, e-muhtıralar, 367 oyunları, Gezi girişimleri, Kobani kalkışmaları, 17-25 Aralık tezgâhları, muhalefeti cumhurbaşkanlığı seçimlerinde tek çatı altında toplama senaryolarının hepsi Sayın Erdoğan’ı sistem dışına itme çabalarıydı. Millet bu çabaların hepsini sandıkta boşa çıkardı.

Bugün ısrarla Tayyip Erdoğan’la uğraşan ve onu sistem dışına çıkarmaya çalışan içerideki ve dışarıdaki aktörler Sayın Erdoğan orada durduğu süreci amaçlarına ulaşamayacaklarını iyi biliyorlar. Karayılan-Bayık köpekleri ‘hedef Erdoğan’ diyor, HDP ‘hedef Erdoğan’ diyor, paralel yapı Erdoğan’ın gitmesi için yılanla bile iş birliği yapıyor, CHP lideri Kılıçdaroğlu sabah-akşam ‘Erdoğan’ diyor. Yahudi lobisi ‘Erdoğan gitmeli’ diyor. ABD ve Alman derin devleti ‘Erdoğan Türkiye’ye zarar veriyor’ diyor. Ezilmişlerin-mazlumların ve Müslümanların haklarını cesurca ve yüksek sesle dile getirdiği için, büküp eğemedikleri için Erdoğan’a ‘diktatör’ yakıştırması yapıyorlar. Kontrolleri altına alabilseler, yönetebilseler Erdoğan’ı ‘en demokrat lider’ ilan ederler. Boşuna uğraşıyorlar, 20 seçim daha yapılsa 20’sini de Sayın Erdoğan açık ara kazanır. Bu millet aynı delikten üçüncü kez geçmemeye, aynı suda üçüncü kez yıkanmamaya kararlı...

***

Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) terör örgütü PKK’ya İsveç’teki bir vakıf aracılığıyla yüklü miktarda finansman sağlandığını belirlemiş. Avrupa Parlamentosu’na duyurulur. Herhâlde PKK sempatizanı raportörün bundan bilgisi vardır. ‘Terörle küresel bazda mücadele edilsin’ diyen ikiyüzlü Avrupa’ya duyurulur.

Bu haber toplam 840 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri