Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Erdoğan'dan İslam coğrafyasıyla ilgili tarihi konuşma!

25.06.2014 12:31
Başbakan Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları toplantısında İslam coğrafyasıyla ilgili tarihi bir konuşmaya imza attı.

İşte Erdoğan’ın İslam coğrafyasıyla ilgili tarihi sözlerinden satırbaşları;

İçinde bulunduğumuz coğrafyada hemen her Ramazan buruk geçti. Filistin’de buruk yaşandı. Mısır 10 yıllar boyunca baskı ve zulümle yönetildi. Özgürlük geldi derken bir kez daha baskı ve zulüm dönemi başladı. Suriye aynı şekilde. 10 yıllarca Ramazan dikta rejimlerinin gölgesinde buruk geçti. Son 4 yıldır buna bir de kan eklendi. Kitlesel katliamlar eklendi. Irak derseniz aynı şekilde. Dikta rejimi, ardından işgal, ardından iç çatışmalar.

"EN BURUK RAMAZAN OLACAK"

2014 yılı hicri 1435 yılı Ramazan ayı son yüzyılın en buruk Ramazan ayı olarak yaşanacak. Myanmar’dan başlayarak, Afrika’nın batısına kadar her ülkenin baskı zulüm ve yoksullukla idrak edeceği bir Ramazan'a yaklaşıyoruz. "Rabbim isterse büklüm büklüm burulur" diyor ya şair, kul da bunu isterse, acılar hüzünler huzura sükuna dönüşebilir. İşte onun için hep birlikte çok dua edeceğiz.

Bütün mazlum mağdur yoksul kardeşlerimiz için bu Ramazan'da çokça dua edeceğiz. Dua ile kalmayacak, coğrafyamızın içinde bulunduğu durumu tefekkür edecek elimizi oralara uzatacağız. Neden böyle olduğunu, bu güzel coğrafyanın nasıl bu hallere geldiğini etraflıca sorgulayacak, hem kendimizi hesaba çekecek, hem de kardeşlerimizin kendilerini hesaba çekmeleri için gayret göstereceğiz.

"KARDEŞ KAVGALARININ KARŞISINDA OLDUK"

1071’den beri bizler bu coğrafyadayız. Kardeş kavgalarının karşısında olduk. Mezhep çatışmalarına asla prim vermedik. Her zaman yapıcı bir vazife üstlendik. Her halka karşı eşit mesafede durduk. Şu anda Ortadoğu’da devam eden bütün anlaşmazlıklarda, Kuzey Afrika’daki gerilimlerde biz sadece hakkın tarafındayız. Haklının mazlumun barışın tarafındayız. Allah’ın izniyle hiç kimse bizi bu kardeş kavgalarının içine çekemez, çekemeyecek. Tüm vatandaşlarımızın, kardeşlerimizin ve dostlarımızın şunu bilmesini isterim. Biz farklı bir ülkeyiz. Bu coğrafyada en köklü devlet geleneğine sahip olan, bu noktada en büyük tecrübeye sahip olan bir ülkeyiz.

Yüz yıllar boyunca idaremiz altında olan topraklarda barışı kardeşliği hakim kıldık. Huzur ve barışı tesis ettik. Bu sayede de çok büyük bir medeniyeti inşa ettik. Ortadoğu’daki yangının gerilimlerin ülkemize sirayet etmesine biz asla izin vermeyiz. Bizim kendi gündemimiz var. istikrarsızlığa çatışmalara rağmen, biz Türkiye’yi geleceğe taşıma mücadelemizi sürdüreceğiz. Türkiye bugün olduğu gibi yarın da bölgede örnek alınan, gıptayla bakılan bir ülke olmaya devam edeceğiz.

"SEYİRCİ KALAMAYIZ"

Bir nokta yanlış anlaşılmasın. Kendi ülkemizi toplamak adına, huzuru muhafaza etmek adına, bölgemiz ve dünyadaki gelişmelere, haksızlıklar karşısında susanlardan olmayacağız. Ortadoğu’da oluk oluk kan akarken biz seyirci kalamayız. Mısır’da kardeşlerimiz katledilirken, insanlık dramı yaşanırken görmezden gelemeyiz. Suriye’de insanlık ölürken hiçbir şey yokmuş gibi davranamayız. Ya elimizle müdahale ederiz, ya dilimizle müdahale ederiz, bunları yapamıyorsak buğzederiz.

Türkiye gerek Musul’da alıkonulan vatandaşlarımızla ilgili olarak, Türkmen kardeşlerimizle ilgili olarak ne yapılması gerekiyorsa fazlasıyla yapılıyor. İnanın cumhuriyet tarihinde örneği görülmemiş bir şekilde, son derece yoğun çok boyutlu derecede yapılması gereken neyse yapıyoruz.

Bu haber toplam 1112 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri