Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Erdoğan'ın son parti grubu konuşması

06.11.2012 15:33
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bugünkü parti grubu konuşmasının ana hedefinde Kılıçdaroğlu vardı.

Başbakan Erdoğan parti grubu konuşmasına Kızılcahamam'daki istişare toplantısını değerlendirerek başladı. Erdoğan'ın hedefinde CHP lideri Kılıçdaroğlu, MHP lideri Devlet Bahçeli ve açlık grevi eylemlerine katılan BDP'li milletvekilleri vardı.

KILIÇDAROĞLU'NA SESLENDİ: BAHTSIZ BEDEVİ ÇAKMA ULUSALCI

Başbakan Erdoğan, ekonomideki gelişmelere dikkat çekerken CHP lideri Kılıçdaroğlu'yla dalga geçti. Kılıçdaroğlu'na bahtsız bedevi benzetmesi yapan Erdoğan CHP liderini çakma ulusalcı olarak tanımaladı. Başbakan Erdoğan, 'Muhalefet hala başka telden çalmaya devam ediyor. Sayın Kılıçdaroğlu gazetecilerle ilgili yaptığı açıklamalarda hükümetin ekonomisini yerden yere vurdu. Allahtan sabah konuştu. Bir kaç saat sonra Fitch Türkiye'nin notunu arttırdı. Bu açıklamayı yaptıktan sonra sen ne yaptın sen buna da bir kılıf bulursun. Kılıçdaroğlu ne zaman Türkiye'yi eleştirse dünyadan Türkiye'ye övgüler yağıyor. Buna önünü görememek mi denir Türkiye'ye şaşı bakmak mı denir ben milletimin taktirine bırakıyorum. Hani var ya bahtsız bedevi misali.' şeklinde konuştu.

İşte Erdoğan'ın açıklamalarının satır başları..

Bizim derdimiz milletimizin derdi. Bizim özlemlerimizin milletimizin özlemidir. Bizim iyasetimiz elit siyaseti değil hizmet siyasetidir. Bizim siyasetimiz sadece bir etnik grubu ve bölge insanlarını değil 75 milyon vatandaşımızın tamamını kucaklamaya yöneliktir.

Yılda 2 defa tekrarladığımız istişare toplantısı geleneğimizi bundan sonra da sürdüreceğiz. Bu toplantılarda görüşleriyle gerekli desteği sağlayan bütün arkadaşlarımıza huzurlarınızda teşekkür ediyorum.

Ekonomimizle ilgili sevindirici haberleri almaya devam ediyoruz. İhracat rakamları açıklandı 124.800 milyon dolara çıktı. İhracatımızdaki artışı inşallah bundan sonra da devam ettireceğiz. Bundan sonraki aylarda da ihracatımızdaki artışın devam etmesi noktasında ilgili arkadaşlarımızın aynı heyecanı paylaşması devam edecektir.

FİTCH'İN NOT ARTIŞI ELİMİZİ KUVVETLENDİRDİ

Enflasyonu kontrol altında tutmaya devam edeceğiz. Dün Fitch Türkiye'nin kredi notunu yükseltti. Kredi notunun arttırılması ülkemize gelecek sermaye açısından teşvik edici br öneme sahip. Bizim elimizi güçlendiren bir araç durumunda. Borsa tarihi rekor seviyeye çıktı faizler ise 6.7 oranına geriledi. Uzun zamandır hak ettiğimiz bu gelişmeyi olumlu buluyorum.

Fitch'in kredi notumuzu yükseltmesi önemli bir gelişme olmakla beraber biz notumuzun olması gereken seviyede olmadığını düşünüyoruz. Bizden kötü ekonomisi olanlara A notu veren Fitch bize gerekn notu henüz vermemiştir. Son 10 yılda yatırımlar 11 milyar doları açması da önemli bir noktadır. Kredi derecelendirme kuruluşları konusunda yeniden yapılanmaya ihtiyaç var. Siyasi, ideolojik bir yaklaşım istemiyoruz. Bunu Yunanistan için söylüyorsunuz ama Türkiye için de söyleyin. Önümüzdeki dönemde BM başta olmak üzere bu gibi kurumların yeniden yapılnaması gerektiğini düşünüyoruz.

Bu olumlu gelişmelerin tesadüfen gerçekleştiğini sanmasın. Uyguladığımız politikalar beraberinde başarıyı getirdi. Güçlü bankacılık sektörümüz var. Büyük önem verdiğimiz yapısal reformlarımız var. Büyüme ve istihdam alanında yakalanan performans ortadadır. Son 10 yılda kişi başına milli gelir 3 kat arttı. Bir çok göstergede yaşanan göstergeler bu sağlamn duruşun neticesinde bu noktaya geldi.

CARİ AÇIK DA DÜŞÜŞ EĞİLİMİNDE

2009 yılında üretim ve istihdam tabanımızın korunması için bir çok önemli karar aldık. 2010 ve 2011 yılında dünyada en hızlı büyüyen ülke olduk. Bizim hedefimiz sürdürülebilir büyüme ortamını daimi kılmak. Şimdi geldiğimiz noktada cari açık ciddi manada düşüş eğilimine girdi. Bunu yeterli görmüyoruz. Hedefimiz 2013-2015 planını kapsayan orta vade planının en başta gelen maddesidir. Avrupa ekonomilerinin önünde hala zorlu dönemeçler var. Avro bölgesinde tüketici ve yatırımcı güveni derinden sarsıldı. Ülkemizde ise Orta VAdeli programla program ve hedefler uluslararası yatırımcılar tarafından da son derece gerçekçi görülüyor.

BAHTSIZ BEDEVİ BENZETMESİ

Muhalefet hala başka telden çalmaya devam ediyor. Sayın Kılıçdaroğlu gazetecilerle ilgili yaptığı açıklamalarda hükümetin ekonomisini yerden yere vurdu. Allahtan sabah konuştu. Bir kaç saat sonra Fitch Türkiye'nin notunu arttırdı. Bu açıklamayı yaptıktan sonra sen ne yaptın sen buna da bir kılıf bulursun. Kılıçdaroğlu ne zaman Türkiye'yi eleştirse dünyadan Türkiye'ye övgüler yağıyor. Buna önünü görememek mi denir Türkiye'ye şaşı bakmak mı denir ben milletimin taktirine bırakıyorum. Hani var ya bahtsız bedevi misali.

Kılıçdaroğlu doların değerini niye düşürdünüz diyor. İşte ulusalcı kafa bu. Ulusal onurumuz için gerekirse can veririz. Sizin gibi çakma ulusalcılar bu milli hassasiyeti anlayamazlar. Dün bizim 2023 hedefimizi gerçekleştiremeyeceğimizi söyledi. Hedefler benimsemiş o güzel gelişme. Patente sahip çıkmaya başlayan Bahçeli'yi de bu arada kutluyorum, 6. kez genel başkan oldu.

Kurultayda Bahçeli somut tek bir hedef koymadı. Bir proeje ortaya konulan toplantılardır bu tür toplantılar. MHP kurultayında retorikten başka bir şey yok. Lafla peynir gemisi yürümez. Milletin önüne bir gelecek vizyonu koyamayanlar milletin taktirine de mazhar olamazlar. Bu ülkenin geleceğine dair hiç bir perspektif sahibi olmayanlara diyoruz ki bizi izlemeye devam edin. Türkiye'ye kazandırmaktan şeref duyduğumuz 2023 hedefinin artık milli bir hedefe dönüştürmesi bizi memnun etti. Zımni olarak bizim 2023'e kadar iktidara kalacağımızı söylüyorlar. Muhalefet partileri artık AK Parti ile değil kendileriyle yarıştırıyorlar. Bu yarışta en çok ana muhalefet için yarışırlar.

KILIÇDAROĞLU İYİ ÖĞRENCİ ÖĞRENİYOR

Demokrasinin olmadığı yerde sağlıklı bir ekonomi oluşturamazsınız. Biz demokrasi ve ekonomi atbaşı. Öğrenci öğreniyor. Bozuk saat günde iki kez doğruyu gösterdiği gibi Kılıçdaroğlu da kırk yılda da olsa doğru bir söz söyledi.

Siz halkın olmadığı bir demokrasiyle yönetmeye kalkarsanız Türkiye'yi hak ettiği büyümeye kavuşturamazsınız. Sivilleşmeyi bir sorun olarak görürseniz ne ticaret artar ne de ekonomi büyür. Eğer siz bir kesimi dışlar ötekileştirirseniz ekonomide sağlıklı bir büyüme gerçekleştiremez.

Ak Parti'nin sağladığı ekonomi başarısının altında bu özgürleşme hamleleri yatıyor. Bu mücadele sadece çetelere, karanlık odaklara değil onlarla ideolojik yakınlığı olan başını CHP'nin çektiği kanada karşı yapıldı. Bugün siyaset normalleşmeseydi Türkiye ekonomide rekorlar kıramazdı. Yolsuzluklar önlenmeseydi bu yatırımlar yapılamazdı.

CV İLE GENEL BAŞKAN OLDU

Biz bir CV ile bir partinin genel başkanlığına oturmakla bu işi yürütmeyiz. Bizim yegne güç kaynağımız o medya değil bizatihi milletimizin ta kendisidir. Biz aklımız ermeye başladığı günden beri milletimizle siyaset yapıyoruz. En büyük başarımız cumhurun içinden çıkmamız ve onunla birlikte hareket etmemizdir. Devlet millet kaynaşmasını biz sağladık. Önümüzdeki dönemde demokrasiyi daha da güçlendirerek Türkiye'yi dünyanın en güçlü 10 ekonomisi arasına sokacağız.

BDP'LİLER ŞEMDİNLİ'DEKİ PATLAMAYI GÖRMEDİ DUYMADI

Terör örgütü önceki gün kirli yüzünü dün alçakça gösterdi. Bombalı saldırıda 11 yaşındaki bir evladımız şehit oldu. Anne karnındaki bebekten camiden dönen imamdan kadar alışverişe çıkan anneye kadar geniş bir canilik sicili var. Bu sicile kanlı bir halka eklendi. Bu caniler küçücük çocukların hayatına kast ederek nasıl bir kara yüze sahip olduklarını bir kez daha gösterdiler. Yine üç maymunu oynadılar. Konu terör örgütüne yönelik eylemler olduğunda ortalığı ayağa kaldıranlar üç maymunu oynadı. Erdoğan medyaya çok sert diyorlar. Herkese hak ettiği gibi konuşacaksın. Diyarbakır Valiliği önünde kin ve nefretle bakanlar örgütün katliamlarına tek bir ses edemiyorlar. Bunların kürt kardşelerimizin hakkını savunmakla ilgili hiç bir yaklaşımı yok. Sıfatları ister siyasetçi olsun ister milletvekili olsun masum insanların ölümünü kınamayanlar bu kanlı oyunun parçası haline gelir. Kınıyormuş gibi göründüğünüz o örgütü kınamamak nasıl bir tutarsızlıktır.

NEKROFİLİ HASTALIĞINA YAKALANMIŞ BUNLAR

Terör örgütü silah bıraksın dedikçe bunlar kana daha çok sarılıyor. Bunlar nekrofili hastalığına yakalanmışlar. Cezaevinde cezalarının bedelini ödeyenleri açlık grevine sevk eden zihniyet nasıl bir zihniyet? BDP niçin net bir tavır ortaya koyamıyor. Biz sizin açlık grevine gitmenizi istemiyoruz desin. Bu insanlar sizin kanlı oyunlarınızın parçası olmak zorunda mı? Açlık grevlerinin mahkumların kişisel haklarıyla ilgili değil. Dışarıda yürütülmesi gereken mcüadele içeride genç bedenlere yükleniyor. Annelere babalara sesleniyorum sizlerin çocuklarınıızın hayatı canı üzerinden kendilerine saltanat düzeni kuranlara asla izin vermeyin. Bunlar sizi ve sizleri kullanarak ücreti mukabili taşerronluk görevlerini yere getiriyorlar. Sizin çileniz sizin acınız üzerinden kendilerine parlak bir iktidar kurmak planındalar. Kürt kardeşlerimizin meselesi de bizim meselesidir. Birlik olduğumuz zaman çözemeyeceğimiz hiç bir mesele yok. Şemdinli'de çocuklarınının ölümünden sorumlu olanların taziyeye gitmesi ve orada o ailenin gelenleri kovmasını kutluyorum. Bir ailenin çocuğuna yaptığı en büyük kötülük çocuğunun okula gitmesini engellemektir. Bölgedeki kardeşlerime sesleniyorum siz kararlı durursanız terör örgütü asla kimseye zarar vermez.

ONLARIN MAYINI SİLAHI VARSA KÜRT KARDEŞLERİMİN DE İMANI VAR

Onun silahları mayınları bombaları molotofları zehir dilli piyonlarıdır. Onlar bunlara sahipse benim Kürt kardeşim de imanıyla incancıyla bunların karşısında dimdik dursun diyorum. 75 milyon insanımıuzla birlik ve beraberlik içerisinde küresel bir güç haline geldik.

Kürt kardeşlerim boykotlara ve eylemlere itibar etmedikçe terör örgütü yok olacaktır. Türkiye'nin demokraside vites yükseltmesi yaındır. Bu gün de terörü kullanarak 2023 hedefimizden bizi geri bıraktırmaya çalışanlara asla izin vermeyeceğiz.

BÜYÜKŞEHİR KANUNU

Bu hafta büyükşehirlerle ilgili kanun düzenlemesi var. Esasen bu kanunla getirdiğimiz projenin provasını İstanbul ve Kocaeli'nde yaptık. Ben belediye başkanlığı yaptığımda mülki sınırlar büyükşehir sınırları değildi. Biz damdan düştük. Artık biz 27 ekim olayını geride bıraktık yerel seçimler zamanında yapılacak. Bizim böyle bir derdimiz yok. Mart 2014'te gerçekleştirilecek.

İl özel idareleri de kaldırılacak. İl belediye meclisinin de olmasına gerek yok. Bütün bu atılan adımlarla birlikte ilçelerimizde ilçe belediyelerimi o beldeler büyükşehirde mahalle statüsüne geçeceği için o hizmeti çok daha iyi olacak. Ana muhalefet bu işlerden anlamaz. Bizde öyle belediyeler var ki kendisinden başka çalışanı yok. Bir çevre mühendisinin olmadığı yerde belediyecilik mi olur. Öyle muhtarlarımız var ki 10 hanenin muhtarı. İtalya'da şehirlerin sayısı azaltılıyor. Biz ise geçmişte siyasi nedenlerle daha fazla oy alırız diye kurulan yerleri kapatarak oralara daha büyük hizmetin derdindeyiz. Nüfusu 2000'in altında olan belediyeleri de kapatıyoruz. 559 belediyenin tüzel kişilikleri sona eriyor. Bu belediyelerimizde 750 bin kişi ikamet ediyor. Memuru işçisi bulunmayan da var 527 nüfusa karşı 26 memuru bulunan da var. Belediyede aslında bütçe noktasında temel ülke bütçenin yüzde 30'u aşmamasıdır. Personelinin maaşını ödeyemiyorlar. Bu belediyeleri ayakta tutmanın ne anlamı var? Hizmet vermesi de mümkün değil. Bulunduğu yer iyiyse farklı yerlere tevessül ediyor. Sözünü ettiğim son iki belediyenin bir tek işçisi ve sözleşmeli personeli yok. 164'ünün 1500'ün altında nüfusu var. Biz seçim öncesi buları kapatmaya kalktım muhalefet atağa geçti danıştay bizim önümüze geçti.

328 KİŞİ İÇİN BELEDİYE OLUR MU MİLLETE HAKSIZLIK

Hiç kimse nüfusu 328'e düşmüş yerlerde belediyenin devam etmesini savunamaz bu millete haksızlıktır bunu yerinde kullanmamız lazım. Bir tarafta tüyü bitmemiş yetimin hakkında bahsedeceğiz sonra bunları değiştirmeyeceğiz. Eğer başarılı bir finansman yönetimi ortaya koyamazsanız netice alamazsınız. Bunların böyle bir derdi yok. Ne CHP'nin ne MHP'nin var. Onların derdi zaten bambaşka.

İl özel idaresi ve kaymakamlığın imkanlarıyla çok daha iyi hizmet alacaklarına inanıyorum.

Almanya'da Berlin'de inşaa ettiğimiz Büyükelçilik binasının açılışını yaptık. Vatandaşlarımızla hasret giderdik. Her bakımdan verimli bir ziyaret oldu. Biz zaten AB'deyiz. 5 milyon vatandaşımız orada yaşıyor. AB bunun farkında değil olsa da olmasa da biz yola devam ediyoruz. 3 milyon Türk Almanya'da. Geçici olarak Almanaya'ya gidenler artık orada kendilerine kalıcı bir hayat kurdular. Bulundukları ülkelerde oranın vatandaşlığına geçmelerini tavsiye ediyoruz. Asimile olmadan entegre olun. Bu vatandaşlarımızın Türkiye'deki haklarını güvence altına aldığımızı hatırlatıyoruz. Sayın Merkel'le olan görüşmemizde şu mavi kartlardan kuratrın artık dedim. Siz bize ne kadar Alman gönderirseniz gönderin biz alırız. Siz de bizimkileri alın niye korkuyorsunuz dedim. Şimdilik gülüyorlar Şubat sonu gibi burada olacaklar. Ülkemizdeki genel seçimlerde bulundukları ülkelerde oy kullanabilmeleri için gerekli adımları attık. Almanya'da krizin etkilerinin tartışıldığı bir konferansa katıldık. O toplantıda da görüşlerimizi ifade ettik. Avrupa ile rolleri değişmiş durumdayız. Ekonominin ve siyasetine gıptayla baktığımız avrupa bugün bizi gıptayla izliyorlar.

Türkiye'yi siyasi gerekçelerle AB'ye almayanlara diyoruz ki 'Bak kaybeden siz oluyorsunuz, varın gerisini de siz düşünün'.

Dediler ki MHP 7'nci gensoru önergesi vermiş. Nihat Ergün'e müjdeler olsun. MHP adeta bir arzu halciye döndü. Daktilosunu TBMM önünde bir yere yerleştirdi orada sürekli orada gensoru dilekçsi yazıyor. Başka bir görevleri yok bunların. Artık arayı kapatmak için CHP'yle yarışıyorlar. Kongrenin hemen ardından böyle bir adımı atmaları manidardır. Bu sulandırılmış gensoru önergesine gerekli cevabı veriyoruz. Bir çırpıda hepsini def etmek suratiyle al bunları deyip kendilerine göndereceğiz.  

Bu haber toplam 3182 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri