Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ergenekon 14 Yıl Önce İhbar Edilmiş

14.08.2011 19:24
TBMM Susurluk Komisyonu’na gönderilen raporda Ergenekon adında gladyo tipi bir örgütün olduğu ve birçok cinayet işlediği anlatılmış.

2. Ergenekon davasının cuma günü yapılan son duruşmasında savcı Mehmet Ali Pekgüzel, varlığı tartışma konusu yapılmak istenen Ergeneton Terör Örgütü hakkındaki bilgilerin yeni olmadığını, 1. Ergenekon davası sanığı Ümit Oğuztan’ın 14 yıl önce Ergenekon adını vererek örgütü TBMM Susurluk Araştırma Komisyonu’na rapor ettiğini ancak araştırılmadığını söyledi. Savcı Pekgüzel’in sözünü ettiği ihbar “telefaks” olarak 10 Mart 1997 tarihinde “Dikkat bu bir ihbar değildir. Bir gerçeğin tespitidir” uyarısıyla Komisyona gönderilmiş.

Bu örgütlenmenin adı: Ergenekon

Susurluk Komisyonu’na gönderilen Ümit Oğuztan imzalı 9 sayfalık raporda aynen şuyle deniliyor: “Belli ki; bu gerçeğin ortaya çıkması Türkiye’de çıkar çevrelerinin oluşturduğu ve içinde siyasal otoritenin de yer aldığı, yurtiçinde mafya yurtdışında CIA bağlantıları bulunan ve çok büyük paraların şahsi çıkarlara kanalize edildiği bir örgütlenme vardır. Bu örgütlenmenin adı: ERGENEKON’dur. Bazı Avrupa ülkelerinde GLADYO olarak adlandırılan örgütlenmenin uzantısı olduğu da, gelişmelerle sabit hale gelmiştir.”

Eşref Bitlis, Mumcu Ergenekon işi


Bu tespitin ardından örgütün faaliyetleri 6 sayfada anlatılıyor. Türkiye’de siyasal cinayetlerin ve siyasal faili meçhul cinayetlerin basit bir mafya hesaplaşması gibi görünse de özünde böyle olmadığının anlatıldığı raporda, cinayetlerin arkasında siyasal otoriteyi de içeren çıkar çevrelerinin olduğu tespiti yapılıyor. Ardından 5 Şubat 1992 - 6 Kasım 1996 tarihleri arasındaki bazı gelişmeler hakkında bilgiler veriliyor. Ergenekon yapılanmasının anlatıldığı raporda faaliyetler arasında şu cinayetler sıralanıyor: Uğur Mumcu, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis, emekli Binbaşı Cem Ersever, Kürt işadamı Behçet Cantürk, Avukat Yusuf Ekinci, Liceli Fevzi Aslan, Savaş Buldan, Hacı Karay, İranlı Aksar Smitko ve Lazım Esmaeli, Tarık Ümit olayı, Ömer Lütfü Topal, Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkan Yard. Namık Erdoğan.

Çarkın yıllar sonra itiraf etti

1997 tarihli raporda, Susurluk sanığı Ayhan Çarkın’ın geçtiğimiz aylarda savcıya itiraf ettiği ve bazı özel harekatçıların tutuklandığı soruşturmaya konu olan Namık Erdoğan ve Yusuf Ekinci cinayetleri ile ilgili bilgilerin yer alması dikkat çekti. Raporda Çarkın’a verildiği belirtilen bir Mercedes arabanın akıbetinin de araştırılması isteniyor. Yine 1994’teki Söylemezler-Bucak çatışmasına Mehmet Ağar’ın adının karışmasına dikkat çekilirken, Ağar’ın Osman Ayanoğlu cinayeti ile ilgili suçlandığı hatırlatılıyor.

Araştırma yapma TBMM takdiri

Ergenekon davalarının duruşma savcısı Mehmet Ali Pekgüzel, Ergenekon terör örgütünün var olup olmadığını araştırmanın TBMM’nin yetkisinde bulunduğunu ancak 14 yıl önce TBMM’ye Ergenekon’la ilgili ihbar yapılmasına rağmen bir gelişme yaşanmadığını söyledi. 2. Ergenekon davasının Cuma günü yapılan duruşmasında tutuklu sanık CHP Milletvekili Mustafa Balbay, TBMM bünyesinde kurulacak bir komisyon ile Ergenekon diye bir örgütün var olup olmadığının araştırılmasını, tahliye olması halinde kendisinin de bu çalışmaya katkı vereceğini” söyledi. Balbay’ın bu sözlerine cevap Savcı Mehmet Ali Pekgüzel’den geldi.

“Bu ve birkaç konuda açıklama yapmak istiyorum” diyen Savcı Pekgüzel, Ergenekon örgütü iddialarının yeni olmadığını açıkladı. Savcı Pekgüzel, buna örnek olarak, birinci ‘’Ergenekon’’ davası sanığı Ümit Oğuztan’ın 14 yıl önce ‘Dikkat, bu bir ihbar değildir. Bir gerçeğin tespitidir’ ifadesiyle başlayan ihbarını hatırlatarak, Oğuztan’ın, ‘’Ergenekon’’ adını da verip, bazı Avrupa ülkelerinde ‘’gladyo’’ olarak adlandırılan örgütlenmenin uzantıları hakkında bilgiler verdiğini söyledi.

Pekgüzel, şunları kaydetti: ‘’1996’daki Susurluk kazası sonrasında TBMM bünyesinde oluşturulan komisyona ‘Ergenekon’ örgütü konusunda ihbar gitmiştir. Görüldüğü gibi ‘Ergenekon’ örgütü, bundan 14 yıl önce bir ihbar telefaksı olsa dahi TBMM’nin bilgisi dahilindedir. O zaman yapılamayan araştırmanın bugünkü TBMM’ce yapılıp yapılmayacağı kuşkusuz ki yüce Meclisin takdirlerinde bulunmaktadır.’’

Star 

Bu haber toplam 1590 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri