Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Delil karartma şüphesiyle tahliyeye ret

24.06.2011 08:42
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi CHP’den vekil seçilen Ergenekon zanlıları Haberal ve Balbay’ın tahliye istemlerini ‘Adalete güven sarsılır. Kaçma ve delil karartma şüphesi’ gerekçeleriyle reddetti.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, ikinci Ergenekon davası kapsamında tutuklu olarak yargılandıkları sırada CHP’den milletvekili seçilen Mehmet Haberal ile Mustafa Balbay’ın tahliye taleplerinin reddine ‘oy çokluğuyla’ karar verdi. Tahliye talebinin yasal dayanağının olmadığı vurgulanan kararda ‘delillerin tamamen toplanmamış olması’, ‘dosyadaki belgeler ve raporlar’, ‘kuvvetli suç şüphesi’ ve ‘bir kısım sanıkların halen savunmalarının alınmamış olması’ gerekçe gösterildi. Karara Mahkeme Başkanı Köksal Şengün muhalefet şerhi koydu. 9 sayfalık red kararının gerekçesinde milletvekili seçilmenin tahliye sonucunu doğuracağının beklenmemesi gerektiği belirtilerek “Böyle bir tahliye kararı, sınıf ve statüye göre hareket edilmesi anlamına gelir. Bu durum mahkemelerin güvenilirliğini ve adalete olan inancı derinden sarsar ve kamu vicdanını da yaralar” denildi.

Deliller tamamen toplanmadı kuvvetli suç şüphesi hala sürüyor

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkeme günlerdir beklenen kararını açıkladı. Mahkeme Başkanı Köksal Şengün, Üye Hakim Hasan Hüseyin Özese, Sedat Sami Haşıloğlu’ndan oluşan heyetin oy çokluğuyla verdiği 9 sayfalık kararda milletvekili seçilen Balbay ve Haberal’ın avukatları tarafından verilen dilekçede, ‘Milletin iradesine saygı gereği’ tahliye kararı verilmesi istendiğine değinildi.  Talebi değerlendiren heyet, sanıklar Balbay ve Haberal’ın delillerin tamamen toplanmamış olması, kuvvetli suç şüphesinin devam ediyor olması ve savunmalarının alınmamış olması nedeniyle bugüne kadar tutuklu kaldıkları anlatıldı.

Sanıklar darbeyle suçlanıyor dokunulmazlıkları olamaz

Kararda sanıkların hükümeti devirme suçlamasıyla yargılandıkları vurgulanarak bu suçun Anayasa’nın 14. Maddesi kapsamında dokunulmazlık kapsamına girmediği hatırlatıldı. Kararda mahkemenin bu hükümleri uygulamak zorunda olduğu vurgulandı. Ayrıca Yargıtay’ın daha önce ‘devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne’ yönelik suçlar işleyenler için verdikleri kararlar da emsal gösterildi. Üye hakimler Sedat Sami Haşıloğlu ve Hasan Hüseyin Özese kararlarında yasama dokunulmazlığının kapsamının milletvekillerinin korkusuzca görev yapabilmelerine olanak sağlanması amacıyla düzenlendiğine atıf yaparak bütün çağdaş Anayasaların ağır cezayı gerektiren suçüstü halini ‘dokunulmazlık’ kapsamı dışında tuttuğu hatırlatıldı.

CMK 100’e göre tahliye şartları oluşmadan tahliye kararı olmaz

Gerekçede “hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir devlet yetkisi kullanamaz. Mahkememiz de buna dahildir.Anayasamızda ve CMK’nın 100 ve devamı maddelerinde tahliye nedeni olarak sayılmayan bir nedenden dolayı tahliye şartları oluşmayan tutuklu sanığın tahliye edilmesi durumunda mahkememiz, yasaların tanımadığı bir yetkiye dayanarak sanığı tahliye etmiş olacaktır ki, böyle bir işlemi kimse mahkememizden beklememelidir.” İfadeleri kullanıldı. Tahliye şartları oluşmayan tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesinin de Anayasa’nın kriterlerine uygun olarak değerlendirmek gerektiği anlatıldı.

Sınıf ve statüye göre tahliye kamu vicdanını zedeler

Gerekçenin sonunda milletvekili seçilemeyenlerin durumu hakkında yorum da yapıldı. Milletvekili seçilmenin tahliye sonucunu doğuracağının beklenmemesi gerektiği belirtildi. Karada, “Milletvekili seçilen sanıkların tahliye edilmesi,milletvekili seçilemeyen ve sair tutuklu sanıkların ise mevcut hallerinin devam ettirilmesi hiçbir hak ve eşitlik kuralı ile bağdaşmaz.” denildi. Böyle bir tahliye kararının, sınıf ve statüye göre hareket edilmesi anlamına geleceği vurgulandı.Bu durumun mahkemelerin güvenilirliğini ve adalete olan inancı derinden sarsacağı, kamu vicdanının da yaralanacağı anlatıldı.

Kaçma şüphesi mevcut savunmalar da alınmadı

Kararın gerekçesinde delillerin tamamen toplanmamış olması, dosyadaki belgeler ve raporlar, atılı suçların işlendiği konusunda kuvvetli şüphe sebeplerinin olması ve bir kısım sanıkların halen savunmalarının alınmamış olması gerekçe gösterilerek tahliye talebinin yasal bir dayanağının olmadığı vurgulandı.

Mahkemenin ‘red’ kararına iki gün içinde itiraz edilebilir

Ergenekon sanıkları Haberal ve Balbay’ın tahliye taleplerine ‘red’ kararına 2 gün içerisinde itiraz etme hakkı bulunuyor. Sanıkların bir üst mahkeme olan 14. Ağır ceza Mahkemesi’ne belirtiliyor. KEMAL GÜMÜŞ İSTANBUL

Milletvekili oldular artık kaçmazlar

Sanıklarla ilgili daha önce defalarca tahliye edilmeleri yönünde karşı oy kullanan Mahkeme Başkanı Köksal Şengün, yine tahliye yönünde direndi. Karşı oy kullanan Şengün, 22 Temmuz 2007’de milletvekili seçilen Sebahat Tuncel’in tahliye gerekçesini de emsal olarak gösterdi. Şengün, “Yasal bir seçim sonucu ve demokratik yollardan seçilen bu kişilerin kazanmış oldukları bu nitelikleri sebebiyle kaçma ve delilleri karartma ihtimalleri de kalmamıştır” dedi. 

Meclis zemininde mücadele edeceğiz

chp MYK, Haberal ile Balbay’ın tahliyelerinin reddini değerlendirdi. Toplantı sonrası Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, sükunetle karara yapılan itirazın sonucunu bekleyeceklerini ifade etti, “Halkın iradesine yapılan darbe karşısında sessiz kalmayacağız. Mücadelemizi parlamento zemininde sonuç alınıncaya kadar sürdüreceğiz” diye konuştu.

Avrupa Birliği yorum yapmadı

AB Genişleme Komiseri Stefan Füle ise ‘’Kararı henüz inceleyemedik. Yorum yapma durumunda değiliz” dedi. 

KCK’LI VEKİLLERİN KARARI YARINA KALDI Ergenekon tutuklusu Mehmet Haberal ve Mustafa Balbay’ın tahliye taleplerini reddedilmesi üzerine gözler KCK davasından tutuklu bulunan bağımsız milletvekillerine çevrildi. Diyarbakır’da tahliye taleplerini inceleyeh mahkeme kararını yarın açıklaşaçcağı öğrenildi. Aynı durumdaki MHP’nin Balyoz davasından tutuklu milletvekili Engin Alan için de mahkemenin kararına yarına kadar açıklaması bekleniyor.

Bu haber toplam 2228 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri