Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ergenekon'un 'Sağ' Kanadı da Var !

15.05.2011 14:21
"Ergenekon tarihsel bloğunun sağı ve solu tek bir hedefe kilitlenmiş durumda: Ak-Parti’yi iktidardan indirmek..."

Cemil Ertem/ Star

İşte ‘Ergenekon-Cephesi’nin ideolojisini üretenler!

Bu haftanın içeride öne çıkan iki önemli gelişmesi vardı bence. Birincisi, Ergenekon Terör Örgütü-Medya ilişkisinin tartışılmaya başlanması... İkincisi ise şu artık yeniden tartışmamız ve tanımlamamız gereken özelleştirme sorunsalı. Evet, sorunsalı diyorum çünkü gerçekten özelleştirme Türkiye için, başından beri, bir sorun değil, ‘sorunsal’ oldu. Yani kendisi tek başına başka sorunları belirleyecek ve çözüldüğünde de çözecek temel bir sorun olarak hep başımızda var oldu özelleştirme meselesi. Aslında, Türkiye için ‘meselelerin meselesi’ diyeceğimiz özelleştirmeye, medyanın bulaşmışlığı nedeniyle pekâlâ bu ikinci meselemizi Ergenekon-Medya sorununa bağlı olarak da ele alabiliriz. 

Bugün öyle yapacağız. Ama ilk önce, Alper Görmüş’ün Etkileşim Yayınları’ndan çıkan çarpıcı kitabından başlayalım; kitabın adı ‘Büyük Medyada Ergenekon Haberciliği’. İki cilt olan bu kitaptaki temel tezi Alper, bizim haber servisine verdiği röportajda söylemiş.

Tezi şu: Ergenekon yalnız kriminal bir olgu değildir. Ergenekon Terör Örgütü, paradoksal olarak, kriminal olarak zayıflarken ona verilen medya desteği artmakta ve giderek ideolojisi yaygınlaşmaktadır.  Althusser’in ‘devletin ideolojik aygıtları’ tezini doğrulayacak bu yaklaşım çok yerinde ve bugünü açıklıyor. İşte tam burada, 12 Eylül günlerinde, MHP’lilerin söylediği o ünlü serzeniş ister istemez akla geliyor: ‘Biz içerdeyiz ama zihniyetimiz iktidar.’

Alper Görmüş’ün dediği gibi Ergenekoncuların, terör-mafya-darbe teşebbüsü vb suçları göstere göstere işlemiş olanları ve bu yolla silahlı örgüt kuranları şimdi Silivri’de ama bunların ideolojisini oluşturan çok büyük bir kesimde medyada iktidar. 

Burada sakın yanlış anlaşılmasın medya derken yalnız belli grubu kastetmiyorum. Laik-cuntacı kesimin ‘yandaş’ diye elini sürmediği o çok satan gazete ve grup(lar)da da Ergenekon’un ideolojik iktidarı var. 

Bakın Alper Görmüş öncü bir adamdır. Ben onu Nokta’da tanıdım. Sonra Taraf’ta da birlikteydik. Hiçbir şeyi emin olmadan açıklamaz, anlatmaz ve emin olduktan sonra da yolu cesurca açar. Şimdi yine Alper çok önemli bir yol açtı. Bu yolda cesurca yürümemiz lazım. Ergenekon’un bir tarihsel blok olduğunu ve bu tarihsel bloğun hem sağ tarafının hem de sol tarafının olduğunu öteden beri söylüyorum. Şimdi Ergenekon tarihsel bloğunun sağı ve solu tek bir hedefe kilitlenmiş durumda: Ak-Parti’yi iktidardan indirmek. Bunun için Alper’in dediği gibi, çoğunluğu darbeye razı. Ak-Parti’ye ne ‘yaşam tarzları’ tehlikede (!) olduğu için ne de neoliberal ekonomi-politikası uyguladığı(!) için kızgınlar. 

Orhan Pamuk dün, PBS’de ünlü sunucu Charlie Rose’a verdiği mülakatta, Erdoğan’ın en başarılı olduğu alanın, ordunun gücünün azalması olduğunu söyleyerek, Ergenekon operasyonlarına dikkat çekiyor. İşte bu iki alanda şimdiye kadar atılan adımlar, şu an medyada ideolojik olarak iktidar olan Ergenekon’un sağ ve sol kanatlarını yerinden sıçratıyor. Bunun için kendilerinden, özlerinden bile vazgeçecek kadar alçalabiliyorlar.

Örneğin CHP’yi desteklemek için hile yapıp partilerini seçimlere sokmuyorlar, ya da sağ taraftan söylersek Demirel, ordunun, siyasi alanda görece tasfiyesinden sonra, tek umut olarak gördüğü CHP’ye ‘derin devlet’ marifetiyle sızıyor ve o da bizim Ergenekon ‘sosyalistleri’ gibi el altından CHP’yi destekliyor.

Ergenekon-C’nin özelleştirme stratejileri

Şimdi tam burada şu özelleştirme ‘sorunsalına’ gelelim. Yukarıda anlattığımız Ergenekon-C, yani Ergenekon Cephesi’nin sağ tarafı özelleştirmeleri ‘devletin malı deniz yemeyen domuz’ postulası ve ideolojik tutarlılığı çerçevesinde ele aldı. Ergenekon medyası da bunun, Althusserci ideolojik (!) zeminini hazırladı. Ve tabii yağmanın içinde de oldu. Zaten patlayan doğalgaz ihalesinin aktörlerinden biri, aynı zamanda, medya patronu biliyorsunuz.

Ergenekon ‘solu’ ise özelleştirmeleri bir mülkiyet sorunu olarak görüp, (devletin elinde yağmalanan işletmeleri halkın malı zannediyorlardı) buradan itiraz etti. Bakınız Mümtaz Soysal’ın ‘mümtaz’ özelleştirme dava dilekçeleri... Sonuçta şunu söylemek istiyorum; eğitim sisteminden, savunmaya, buradan medya ve özelleştirmelere kadar bugün patlayan ne varsa Türkiye’de başından beri kurgulanan Ergenekon düzeninin sonucudur. Ama bu düzenin sağı da (Demirelgiller) solu da ( Devletçiabigiller) bitti. BİTTİ!      

Bu haber toplam 1504 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri