Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ermeni katliamının acısı hâlâ taze

22.04.2015 11:27
Ermeni çeteleri tarafından, 1906-1922 tarihlerinde Erzurum’da samanlıklara doldurup, bazıları süngü ve silahla bazıları da diri diri yakılan Müslüman Türklerin yakınları bir asırdır aynı acıyı yaşıyor.

 Ermeni çeteleri tarafından, 1906-1922 tarihlerinde Erzurum’da çeşitli işkencelere tabi tutularak katledilen Müslüman Türklerin yakınları, bir asırdır o acıyı hafızalarından silemiyor.           
    
Ermenilerin yaptığı katliamların yoğun şekilde yaşandığı Erzurum’un Alaca, Tepeköy, Börekli, Yanıkdere başta olmak üzere çok sayıda mahallede ikamet eden vatandaşlar, yakınlarının yaşadığı acılarıyla yaşıyor.       
        
Bir asırdır hafızalarından yakınlarının katledilmesini silemeyen ve yaşananları anlatırken gözyaşlarına boğulan vatandaşlar, Avrupa Birliği Parlamentosu’nu ve Katolik aleminin ruhani lideri Papa’yı katliamın yapıldığı bölgeye gelerek, gerçekleri görmelerini istedi.    
           
Tepeköy Mahallesi’nden Ayşe Çelik (67), köylerinde Ermenilerin hem kadınları hem erkekleri katlettiğini, köyün her tarafında katliamın izlerinin olduğunu söyledi.               
Çelik, kayınvalidesinin Ermeni zulmünü yaşadığını belirterek, şunları kaydetti:     
          
“Kayınvalidem çocukmuş. Ermeniler kadınların hepsini toplayıp, bir ahıra doldurmuşlar. Aşağıdan ve yukarıdan ateşe vermişler. Halası, kurtulsun diye kayınvalidemi dışarı atmış. Gözünün birini kaybetmiş, karnından, bacaklarından yaralanmış. Vücudundan mermi çekirdekleri çıkarmışlar. Köyde kadınların içerisinden sadece o kurtuldu. Erkekleri yakmışlar, o katliamdan sadece kayınvalidem yaralı kurtulmuş.”         
      
Aynı köyden 78 yaşındaki Necmettin Karaçavuş da “Bizim dedelerimiz katliam yapmadı, temiz insanlar, Müslüman, olgun insanlar. Ermeniler yaptı bu katliamı, şu dağlar ispat eder bunu. Gelsinler karşımıza çıksın, desinler ki ‘bizi siz katlettiniz’. Diyemezler çünkü burada toplu mezarlarımız var” ifadesini kullandı.    
           
65 yaşındaki Ömer Akyüz ise; Rusya çekildikten sonra bölgede kalan Ermenilerin dedelerimizi yaktığını vurgulayarak, şöyle konuştu: “Süngülemişler, yakmışlar. Burası samanlık olarak kullanılıyormuş. Erkek çocukları da burada yakmışlar. 100’den fazla kişi öldürülmüş burada. Yapılan kazıda 80 kafatası çıkarıldı. Bölgedeki bütün köylerde katliamlar var. Delikanlılar, gençler cephede. Geri kalan ihtiyarları, çocukları, kadınları da yakıyorlar.”        
       
Börekli Mahallesi’nden 88 yaşındaki Mehmet Karaş, Ermenilerin köylerinde 450 kişiyi katlettiğini, kadın, çoluk çocuğu bir yere erkekleri başka bir yere doldurup, önce silahla tarayıp sonra ateşe verdiklerini dile getirdi. Karaş, “Vatandaşımız savunmasız, silah yok. Herkes çoluk, çocuk, ihtiyar, savunmasız olunca da toplayıp öldürmüşler. Ermeniler dünyayı kandırmaya çalışıyor, yalan söylüyorlar. Hiçbir zaman Müslümanlar, Ermenileri katletmedi. Dedelerimiz mağdur oldu. Burada 450 kişiyi öldürmüşler. Öldürmekle de kalmamış, yakmışlar” şeklinde konuştu.    
           
ALACA’DAKİ KAZIDA 278 ŞEHİDE ULAŞILDI   
            
Alaca Mahallesi’nde yaşayan 72 yaşındaki İzzettin Eltaş ise, köylerinde erkeklerin ayrı kadınların ayrı yerlere doldurularak süngülendiğini ve yakıldığını söyledi.  
             
Köylerinde kazı yapıldığını ve Ermenilerin yaptığı katliamların kanıtlandığını dile getiren Eltaş, şöyle devam etti:         
      
“Kazıda tek tek Müslümanlarımızın cenazelerine ulaştık. Kafataslarını saydık, 278 şehide ulaştık ama daha çok kafatası çıkıyordu. Yukarı Mahalle’de kadınları bir ahıra doldurup, süngüyle öldürüyorlar. Erkekleri ise diri diri yakıyorlar. Gebe, güzel kadınları direklere ayaklarından asıyorlar. Aralarında bahse giriyorlar ve canlı canlı kadınların karnını yararak çocuğun cinsiyetine bakıyorlar. Hatice teyze vardı, anlatırdı. Babamı götürdüler, ben paltosundan tutuyordum. Üzerine gaz döküp yaktılar’ diye anlatıyordu. Ne zaman anlatsa sinirlenir, üzüntüsünden bayılırdı.”     
        
TOYNBEE: İNGİLİZLER BENİ KULLANDI

İSMAİL YILMAZ / ANKARA - Ermeni diasporası ile “Paralel şer odakları”nın “soykırım”ı ispatlayan “kaynak” olarak gösterdikleri “Mavi Kitap”ın yazarı ünlü tarihçi Arnold Toynbee, 1966 yılında kaleme aldığı kitaptaki iftiralarından dolayı “Hatıralar” adlı kitabında adeta “günah” çıkarıyor.

1975 yılında ölen Toynbee, “Hatıralar”ında, “İngiliz hükümetinin propagandasına uydum” ifadelerine yer veriyor. Lord James Bryce ile birlikte hazırladıkları Blue Book-Mavi Kitap’ta Türklerin büyük bir soykırım gerçekleştirdiğini öne süren Toynbee, “Hatıralar”ında ise, “İngiltere Krallığı beni propaganda faaliyetleri için kullanmış. O günlerde bunu bilmiyordum. Blue Book’un  (Mavi Kitap) yazılmasının istendiği günlerde, bu işin arkasındaki politik hesapları görebilseydik, bu işi yapmazdık” diyor.

MCCARTHY: İFTİRA YIĞINI!

Lousianna Üniversitesi Tarih Bölümü’nden Justin McCarthy’in 2001 yılında yazdığı bir makalede de, iftiralara vurgu yapılıyor. McCarthy, İngiltere’nin ABD’nin kendi saflarında savaşa katılması için, İttifak devletlerinden Osmanlı’ya karşı bir karalama kampanyasına girişmeyi ve bunun için de “Ermeni”leri kullanmayı planladığını belirtti.

Yeni Akit

Bu haber toplam 1040 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri