Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ermeni Vahşetini BBC De Gördü

24.12.2012 12:43
İngilizlerin ünlü yayın kuruluşu BBC, Dağlık Karabağ’da yaşanan Ermeni zulmünü gözler önüne serdi. Antiga Gahramanova’ya mikrofon uzattı: “Damadımı diri diri yakıp kızımın başına kurşun sıktılar, 6 yaşındaki torunumu öldürdüler.”

BBC'den Damian McGuinness, Dağlık Karabağ'da yaşanan büyük acıyı, yaşayanların tanıklığıyla anlattı, Ermeni zulmünü gözler önüne serdi

Antiga Gahramanova, onu evini bırakmaya zorlayan savaşa bir çözüm bulunması için 20 yıldır bekliyor. Fakat, Yukarı Karabağ'daki “dondurulmuş anlaşmazlık” yeniden canlanabilir; üstelik çok daha büyük bir şiddetle. 80 yaşındaki Gahramanova'nın küçük odasının duvarına solmuş bir resim asılı. Mahzun bakışlı güzel bir çift: Gahramanova'nın kızı ve oğlu. 20 yıl önce Ermenistan ile savaş sırasında onlara olanları anlatırken gözyaşları yanaklarından aşağı akıyor: “Ermeni askerler damadımı bir ağaca bağladı. Onu diri diri yaktılar, çığlık atarken. Sonra kızımın başının yan tarafına kurşun sıktılar.” Gahramanova ve kızının 4 küçük çocuğu olanları izlemeye zorlanmış. “Sonra 6 yaşındaki kız torunumu vurarak öldürdüler” diye anlatırken desenli başörtüsüyle gözyaşlarını siliyor. “Sonra da öbür kız torunumu topuğundan vurdular. Bize ders verdiklerini söylediler.”

Kaçmayı başarmış. Geriye kalan 3 torunuyla birlikte, 4 gün boyunca çalıların altında kaldıktan sonra, karların arasından yol açarak çocukları beraberinde sürüklemiş. 20 yıldan bu yana Gahramanova, Sovyet döneminden kalma harabe bir sanatoryumdaki küçük odada yaşıyor. 3 öksüz torununu büyüttüğü yer burası. “Tek istediğim yurduma dönmek, doğduğum yerde ölmek. Sadece evime gidebilmek istiyorum” diyor.

30 bin kişi öldü

600 bin civarında Azerbaycanlı, yani nüfusun yüzde 7'si, benzer şekilde Sovyetler Birliği döneminden kalma okul, hastane ve üniversite binalarında yaşıyor. 5, 6 veya 7 kişilik aileler bir odayı paylaşıyor. Genellikle banyo bulunmuyor; birkaç alaturka tuvaleti yüzlerce kişi paylaşıyor. Paylaşılamayan toprak üzerinde acımasızca yürütülen savaş, Sovyetler Birliği'nin 1991'de çöküşü sırasında patlak verdi. Dağlık Karabağ bölgesi Azerbaycan sınırları içindeydi ama Ermeni nüfus çoğunluktaydı. 1994'te belli belirsiz bir ateşkes üzerinde anlaşılana kadar 30 bin kadar kişi öldü ve 1 milyon kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı. Savaş sırasında yerinden edilenlerin büyük kısmının geri dönüşüne izin verilmedi.

Bir savaş bölgesi

Kavga konusu bölge Ermenistan tarafından kontrol ediliyor fakat Azerbaycan burayı geri istiyor. Azerbaycan'daki cephe hattında siperler yüzlerce kilometre boyunca zikzak çiziyor. Birinci Dünya Savaşı'nda kalma gibi bir manzara var. Belirli aralıklarla kazılmış toprak siperler kum torbalarıyla korunuyor ve nişan almak için boşluklar var. Öbür yanda, insansız bölgenin ve darmadağın olmuş üzüm bağının sadece birkaç yüz metre ötesinde, Ermeni keskin nişancıların konuşlandığı bir toprak setini görebilirsiniz ki muhtemelen o da sizi izliyordur. Her iki taraf da ateşkes imzaladı ama bir barış anlaşması üzerinde anlaşılamadı. Barış görüşmeleri kesilmiş durumda. Askerler, burada her gün silahların patladığını, sadece çeyrek saat önce bu noktada karşılıklı ateş açıldığını söylüyor. İki taraf da öbürünü suçluyor ve sadece ateşe karşılık verdiklerini savunuyor.

Başkentler menzil içinde

Açık olan bir şey var: Son 2 yılda cephe hattında 60 kişi öldü. Ölenlerin çoğu asker. Azerbaycan tarafındaki bebek yüzlü acemi askerler genellikle delikanlılık çağında veya 20'li yaşlarının başında. 8 aydır cephede bulunan 19 yaşındaki acemi asker Elham Mammadov, “Ülkeme hizmet etmekten gurur duyuyorum. Her gün, her saat savaşın çıkmasını istiyorum. Böylece yurdumuzu Ermeni saldırganlardan kurtarabiliriz” diyor. Savaşa hazır olduğunu söylese de gergin gözüküyor. Keskin nişancılar Azerbaycanlı köylüleri de hedef alıyor. Cephenin hemen dibindeki bombalanmış köylerin kalıntıları arasında hayvancılık ve çiftçilik yapmaya çalışıyorlar. Durumun yeniden kontrolden çıkmasından korkuluyor ve analizciler yeniden çıkacak savaşın daha ağır sonuçları olacağını söylüyor. Uluslararası Kriz Grubu'ndan Lawrence Sheets, “Şimdi iki tarafın da, Azerbaycan ve Ermenistan başkentleri Bakü'yü ve Erivan'ı vurabilecek kapasitede füze sistemleri var” diyor: “Üstelik bu, büyük bölgesel güçleri içine çekme tehlikesi taşıyan bir anlaşmazlık.”

Bu, NATO üyesi Türkiye'nin bir tarafta, Rusya'nın öbür tarafta olması demek. Hemen bitişikte de İran ve Avrupa için mühim petrol ve doğalgaz kaynaklarının bulunduğu bölge olduğu düşünülürse, topluca bir savaşın ciddi etkileri olabilir.

Damadımı diri diri yaktılar

Antiga Gahramanova, o acıyı en yakından yaşayanlardan. Arkasında fotoğrafı görülen kızını kafasından kurşunlayan Ermeniler, damadını da bir ağaca bağlayıp,
çocuklarının ve Gahramanova'nın gözü önünde diri diri yakmışlar.

Hocalı'da yaşanan insanlık dramı

Ermeni güçleri 1992 yılının 25 Şubatı 26 Şubat'ta bağlayan gecede bölgedeki 366. Alayın da desteği ile önce giriş ve çıkışını kapadığı Hocalı kasabasında, Azerbaycan resmi kaynaklarına göre, 83 çocuk, 106 kadın ve 70'den fazla yaşlı dahil olmak üzere toplam 613 kişiyi öldürmüş, toplam 487 kişi ağır yaralanmıştır. Saldırıda, 1275 kişi rehin alınmış ve 150 kişi ise kaybolmuştur. Olay tarihe eşi benzeri az bulunur bir vahşet olarak geçmiştir. Cesetler üzerinde yapılan incelemelerde cesetlerin birçoğunun yakıldığı, gözlerinin oyulduğu, başlarının kesildiği görülmüştür. Hamile kadınlar ve çocukların da bu tür işkencelere maruz kaldığı tespit edilmiştir. Bugünkü Ermenistan cumhurbaşkanı ve savaş süresinde Karabağ'da Ermeni güçlerine kumandanlık yapmış Serj Sarkisyan'ın da, bu katliamın içinde olduğu bilinmektedir.

Yeni Çağ

Bu haber toplam 19170 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri