Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

ESED YÖNETİMİ'NİN 4 BÜYÜK YALANI?

26.06.2012 12:09
Uçağı gözle hedef alıp uçaksavarla düşürdüğünü iddia eden Şam, panik halinde 'Çözüm heyeti kuralım' teklifi yaptı.
Dünya - 26 Haziran 2012 08:20

Uçağı gözle hedef alıp uçaksavarla düşürdüğünü iddia eden Şam, panik halinde 'Çözüm heyeti kuralım' teklifi yaptı.

Suriye'nin Türk keşif jetini düşürmesine karşı Türkiye'nin kararlı ve soğukkanlı politikaları, Şam yönetimini tedirgin etti. Suriye yönetimini her fırsatta desteklediğini açıklayan Rusya ve Çin'den bile saldırı sonrası Esed yanlısı herhangi bir açıklama yapılmazken, krizle birlikte girdiği kritik pozisyon, Suriye'yi gerçek olmayan bilgilerle kamuoyunu yanıltmaya yöneltti.

YALAN ÜSTÜNE YALAN

Türk jetine saldırının yapıldığı günden bu yana 4 kez basının karşısına geçen Suriye Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Cihad Makdisi'nin öne sürdüğü iddiaların ya doğru olmadığı anlaşıldı ya da yetkililerce kısa sürede yalanlandı. İlk açıklamasında sistemin uçağı gördüğü anda kilitlendiğini belirten Makdisi, daha sonra uçağın gözle görülmesinin ardından uçaksavarlar tarafından vurulduğunu savundu.

TELSİZ KAYDI YALANLADI

Makdisi, önceki açıklamalarında 'sınırlarına giren gizemli bir uçağı Suriye'nin egemenlik hakkını savunmak için vurduklarını', bu uçağın Türkiye'ye ait olduğunu ise sonradan fark ettiklerini söylemişti.

Fakat Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun önceki gün açıkldığı Türkiye'nin elindeki telsiz kayıtları, Suriyelilerin vurmadan önce 'gizemli nesnenin' Türk uçağı olduğunu bildiğini kanıtladı. 'Hava sahasını ihlal ettiği anda gerekli cevap verildi' diyen Makdisi'yi radar kayıtları yalanladı. Türk jeti Suriye hava sahasının 13 mil dışında vuruldu.

GÖZLE HEDEF ALMIŞLAR!

Suriye Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Cihat Makdisi, "Radarla değil, gözle tespit edilen Türk uçağı, uçaksavarlarla düşürüldü. Zaten uçak üzerindeki delikler de bunu gösteriyor" dedi. Ancak Türkiye'nin elindeki bilgiler, keşif uçağının savunma sisteminden fırlatılan bir füzeyle düşürüldüğünü ortaya koydu. Füze rampasının saldırıdan 1 dakika önce harekete geçtiği Türk radarlarınca tespit edildi.

Türk jetini 2-2,5 kilometrelik menzili olan uçaksavarlarla vurduklarını iddia eden Suriye'nin bu iddiası da fos çıktı. Kıyıdan 13 deniz mili, yani yaklaşık 28 kilometre açıkta saldırıya uğrayan F4 keşif uçağına, uçaksavar mermisinin yetişmesinin imkansız olduğu belirtildi. Bu bilgiler Suriye'nin "füze değil, uçaksavar" açıklamasında da kamuoyunu yanılttığını ortaya koyuyor. Bu kadar uzaktayken bir keşif jetinin ancak 'füze' tarafından vurulabileceği ifade ediliyor.

PANİK HAVASI HAKİM

Türkiye'nin NATO'yu harekete geçirmesi ve kararlı politikasının Esed'i nasıl tedirgin ettiğini gösteren son açıklama ise Şam yönetiminin paniğini gözler önüne serdi. Ankara'nın fevri davranmadan "gereken yapılacak" mesajı üzerine, Suriye yönetimi, "İki taraf üzerinden oyunlar oynanıyor" diyerek AB'yi işaret etti. Misilleme korkusuyla paçaları tutuşan Şam, konunun aydınlatılması için ortak heyet kurulmasını teklif etti.

4. MADDE ZİRVESİ

Suriye'nin Akdeniz'de Türk eğitim uçağını düşürmesine ilişkin olarak Türkiye'nin isteği üzerine toplanan NATO'da 'uçak krizi' masaya yatırılacak. Türkiye'nin üyesi olduğu için 4. maddeye dayanarak çağrıda bulunduğu NATO'nun ilgili maddeleri, Suriye ile krizin devam ettiği şu günlerde önem taşıyor. NATO Sözleşmesi'nin ünlü 4. ve 5. maddeleri şu hükümleri içeriyor:

4. MADDE: NATO'nun 4. maddesi çerçevesinde bir üye ülke ulusal güvenliği, sınır bütünlüğü ya da bağımsızlığı tehlike altına girmesi halinde istişareler için diğer üye ülkeleri toplantıya çağırabiliyor. 4. madde aynı zamanda NATO kurucu anlaşmasının 5. maddesi için bir ön şart olarak da görülüyor. Yani 5. madde işletilmeden önce, 4. madde ile bir toplantının gerçekleştirilmiş olması gerekiyor.

5. MADDE: Bir üye ülkeye yapılan saldırı tüm ülkelere yapılmış bir saldırı olarak kabul edilmiş sayılıyor. NATO'nun 5. maddesi, "Üye ülkelerden birine yapılan tecavüz, tamamına yapılmış kabul edilir" şeklinde.

Şam kıskaçta

Suriye Dışişleri Sözcüsü Cihat Makdisi'nin, "Konunun araştırılması için Türkiye'ye ortak heyet kurulması teklifi yaptık. Ancak henüz bir yanıt alamadık" ifadesi de, Şam yönetiminin yaşadığı tedirginliği ortaya koyuyor. Türkiye ile düşmanlık değil, 'derin ihtilaf' yaşadıkları açıklamasını yapan Makdisi, kamuoyunu yanıltan bilgiler vererek zaman kazanmaya çalışıyor. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, yol haritasını, "Takvimlendirilmiş bir eylem planı çerçevesinde adımlarımızı belirledik. Fevri davranmadan gereken yapılacak" demişti. AB Dışişleri bakanlarının Suriye'yi kınayan bildirisi ile NATO'nun Türkiye'nin çağrısıyla bugün yapacağı Suriye gündemli toplantı, Esed yönetiminin uluslararası camia ile bir kez daha karşı karşıya gelmesine yol açtı.

DÜNYA TÜRKİYE'NİN YANINDA

Makdisi'nin çelişkili açıklamaları soru işaretlerinin artmasına yol açarken, uluslararası camia Türkiye'ye güçlü bir şekilde destek verdi. ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Suriye'nin tutumunu, "Küstahça..." olarak nitelendirdi. İngiltere Dışişleri Bakanı William Hague, Suriye'nin Türk jetini düşürmesi olayının ardından olayı kınadıklarını açıklayarak, "Çok çirkin" diyerek tepkisini gösterdi. Hague, Esad rejimine ilişkin "Davranışı nedeniyle hesap verecek. İngiltere, BM Güvenlik Konseyi'nde güçlü bir eyleme hazır" diye konuştu. ABD Büyükelçisi ise Suriye'nin davranışını "hayasızca" olarak yorumladı.

Yenişafak 

Bu haber toplam 1702 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri