Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ezanın yeniden Arapça olduğu gün

17.06.2013 04:37
Ezanın aslına dönmesinin 63. yıldönümünde, merhum Başbakan Adnan Menderes'ın mezarı başında anma etkinliği düzenlendi. Yasağı bitirenler dualarla yad edildi ve Gezi Parkı bağlantılı olaylara sert tepki gösterildi.

18 yıl insanlar Ezan’ı orijinal dilinden dinlemekten mahrum bırakıldı. Ezan’ın Arapça okunması yasağı 16 Haziran 1950 yılında kaldırıldı. Menderes’in kaldırdığı bu yasak, halkta karşılığını sevinç gözyaşlarıyla buldu. “Ezanın Aslına İadesinin 63. Yılı”nda merhum Adnan Menderes’in anıt mezarında bir program düzenlendi.

Sivil Dayanışma Platformu (SDP), Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı (TGTV)  ve Üsküdar Din Görevlileri Vakfı'nın organize ettiği anma programına  AK Parti Genel Başkan Yardımıcı Süleyman Soylu, AK Parti  MKYK  üyesi İsmail Tunçbilek,  AK Parti milletvekilleri Harun Karaca, Mehmet Erdoğan, Ziver Erdoğan, Faruk Işık, Enver Yılmaz, Gazeteciler Abdurahman Dilipak, Nevzat Çiçek, Sivil Dayanışma Paltformu Başkanı Ayhan Oğan, TGTV Başkanı  Hamza Akbulut , Üsküdar Din Görevlileri Vakfı Başkanı Hayrettin Şallı, dönemin tanıkları Cemal Tunca  ve Mahmut Erdoğan, Hüsnü Tuna, Necati Ceylan gibi isimlerle çok sayıda vatandaş katıldı

Programda bir konuşma yapan SDP Başkanı Ayhan Oğan, "ezanın İslam'ın şiarı olduğunu belirterek, Müslüman toplumlarda asırlardır aynı güzel ifadelerle okuna gelen ezan,1932 yılında CHP iktidarının dini asimilasyon politikaları çerçevesinde, zorla ve baskıyla 18 yıl boyunca Türkçe okutulmadığını belirtti. Oğan tarafından okunan ortak açıklamada şunlar belirtildi:

Ezan, yüzyıllar boyunca tevhidin ifadesi olarak gök kubbeyi çınlatan, insanlığı hayra davet etmenin, kurtuluşa çağırmanın sembolü olan bir sesleniştir. İslam’ın şiarı ve Müslümanların varoluş göstergesi olan ezan, insanları hem namaza hem de dinin kendisine çağırmaktadır.

Müslüman toplumlarda asırlardır aynı güzel ifadelerle okuna gelen ezan, 1932 yılında CHP iktidarının dini asimilasyon politikaları çerçevesinde, zorla ve baskıyla 18 yıl boyunca Türkçe okutulmuştur. İslam’ı Türkçeleştirme ve Müslüman halkın ümmet bilincini yok etme girişimleri bunlarla da sınırlı kalmamış din eğitimi ve Kuran öğretimi yasaklanmış, camilerin bir çoğu ahır yapılmış hatta daha ileri giderek namazı ve Kuran’ı da Türkçeleştirme girişimlerinde bulunulmuştur. Karşı gelenler şiddetle cezalandırılmış dayak, hapis, para cezası ve akıl hastanesine gönderme örnekleri bolca yaşanmıştır.

Asırlardır İslam’ın nuruyla dünyayı aydınlatan bu millete kendisine ait olmayan bir yaşam tarzı ve batı kültürü zorla dayatılmış ve dayatılmaya devam etmektedir. Bu mazlum ve yiğit halk bu baskılara 90 yıldır sabırla direnmiş ve direnmeye devam etmektedir. Sandık her önüne geldiğinde bu üstenci seçkinlere tokat gibi cevabını vermiştir.

GEZİ PARKI OLAYLARI İÇİN KONUŞTULAR

Ülkemizde son günlerde yaşanan gelişmeleri de sabır ve sükunetle takip ediyoruz. Yaşam tarzlarına müdahale edildiğini söyleyenler acaba hangi örneği gösterebilirler?

Dayatma ve otoriterlikten bahsedenler yirmi gündür 76 milyon insanımıza kendi doğrularını dayattıklarının farkında mıdırlar? Bir başka grup da yüz bin kişiyle Taksim’i işgal etse buraya cami yapılmadan işgali bitirmeyeceğiz dese demokratik ve masumane bir hak kullanımı olarak değerlendirecek midirler?

Bir başka grup Ayasofya’yı işgal edip burası cami olmadan işgali bitirmeyeceğiz dese Avrupa Parlamentosu özgürlük kapsamında değerlendirip acaba eylemcilere destek verecek midir?

Halkının yüzde sekseninin namaz kıldığı, yüzde yetmişinin oruç tuttuğu, kadınların yüzde yetmişinin tesettürlü olduğu bir toplumda İslam’ın ve Müslümanların daha fazla görünür olmasından kim neden rahatsızlık duyuyor?

Bizler demokrasinin bir uzlaşma rejimi olduğunu biliyoruz. Bir ikna rejimi olduğunu biliyoruz. Doksan yıldır devlet eliyle bize başka ideolojileri ve yaşam tarzlarını dayatanlar şunu bilsinler ki artık halka dayanan, halkın değerlerine saygı duyan yeni demokratik bir Türkiye var. Devletin demokratikleşmesini ne kadar uğraşsanız da engelleyemeyeceksiniz. Sizin ideolojilerinizin, hayat tarzınızın da teminatı bizler olacağız. Yüzyıllardır bu böyleydi, yine böyle olacak. Siz kabullenmeseniz de bu ülkeyi Müslüman şahsiyetler yönetecek. Siz kabullenmeseniz de adaleti, özgürlüğü ve eşitliği bizler sağlayacağız.


SÜLEYMAN SOYLU: MİLLET GEREKLİ CEVABI VERECEKTİR

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Soylu, Türkiye’nin etrafının iftiralarla sarılmaya çalışıldığını belirterek, “Ama milletimiz uyanıktır, dün Ankara’da gerekli cevabı vermiştir bugün de İstanbul’da verecektir. Hiç kimse sessiz çoğunluğun sessizliğine aldanmasın” dedi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Soylu, “Ezanın aslına iadesinin 63. yılı” kapsamında Anıt Mezar’da düzenlenen törene katıldı. Burada basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Soylu, Türkiye’nin gelişmişliğini, ekonomisini, demokratik yürüyüşünü engellemek için dış dünyadan saldırıların gerçekleştiğini ifade ederek, “1960 darbesine baktığınız zaman İngiliz gizli belgeleri açıklandığında darbelerin nereden neşet ettiği ortaya çıkmıştır. Şimdi de Türkiye’nin gelişmişliğini ekonomisini demokratik yürüyüşünü engellemek için gerek dış dünyadan gerekse onların içerideki ortaklarından çok ciddi bir şekilde saldırılar gerçekleşmektedir. Ben de böyle bir senaryonun ortaya koyduğunu bir şekilde gazeteden öğrendim. Bunlar mümkündür. Çok dikkatli olmamız gereken bir dönemdeyiz. Türkiye 300 yılı aşkın bir dönemdir Batı ile makasını kapatan onların ekonomik, sosyal krizi sebebiyle bir şekilde Türkiye’nin bugünkü gelişmişliği üzerinden elde ettiği avantajı yitirmeye çalışan ciddi lobilerle karşı karşıyayız. Faiz lobisi bunun en temel unsurlarından birisidir. Bizim çözümümüz iddiamız daha fazla demokrasidir. Türkiye geçmişte yaşanan senaryolarda olduğu gibi yalanla karşı karşıyadır” dedi.

Kaynak: Timetürk



 

Bu haber toplam 2434 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri