Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Fener 3-1 gerideyken Yıldırım ne yaptı!

23.07.2011 10:50
Şikeli olduğu iddia edilen Bucaspor-F.Bahçe maçı sırasında Yıldırım'ın maçı seyrettiği otel odasında neler oldu?

Akşam Gazetesi'nden Alaattin Metin'in haberi:

Bucaspor maçını cezalı olduğu için Başkan Aziz Yıldırım ile İzmir'de bir otel odasında izlemiştim...

F.Bahçe 3-1 yenik duruma düşünce kızdı, öfkelendi... Yüzü kıpkırmızı oldu. Başkan Yıldırım'ın sağlığını iyi bilen yönetici Temelli, 'ne olur ne olmaz' düşüncesiyle otele ambulans bile istedi

F.Bahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ı iyi tanıyanlardan birisiyim... İyi gününde de kötü gününde de hep yanında oldum.

Gazeteci-kulüp başkanı sınırları içinde her gün görüştüm. Fenerbahçe'nin özel uçağı ile her deplasmana da gittim. Futbolcularla aynı otelde kaldım.

Sevincine de üzüntüsüne de şahit oldum...

Denizli'de herkesin yıkıldığı anda yüreğine taş basarak ağlayan yönetici Rahmi Eyüpoğlu'nu nasıl teselli ettiğini gözlerimle gördüm.

Saracoğlu'nda kaybedilen şampiyonluktan sonra futbolcuları taksilere bindirerek evlerine nasıl gönderdiğini, sonra da telefonla aradığına gözlerimle tanık oldum.

Buca maçını cezalı olduğu için Başkan Aziz Yıldırım ile İzmir'deki Swiss Otel'de bir odada televizyondan izledik...

Hatta bir gün önce helikopter ile Topuk Yaylası'na gittik. Sonra da takım uçağı ile İzmir'e...
F.Bahçe ilk yarı 2-1 yenik durumda olunca sinirlendi. Sigaranın birini söndürüp, diğerini yaktı.

53. dakikada Abdülkadir'in attığı golden sonra skor 3-1 olunca yıkıldı. Yüzü kıpkırmızı oldu.

Devre arasında stattan gelen Selçuk Yula ile Cihan Kamer de başkanın bu durumunu görünce üzüldüler...

Yıldırım'ın sağlığını iyi bilen Ömer Temelli, 'Ne olur ne olmaz, başkan fenalaşırsa' diye kötü bir durum karşısında acil önlem almak için yetkililer ile görüşerek otelin kapısına acil bir durumda müdahale edilmesi için ambulans bile istedi. Savcı değilim.

Hukuk okumadığım için avukat da değilim ama bir spor yazarı olarak çok konuşulan şike mi yaptığı araştırılan Musa o maçta sahanın en iyisiydi.

Haklıyken haksız duruma düşenler

F.Bahçe taraftarının yasal hakkı olan protestosunu bir yere kadar anlıyorum. Çok sevdiği kulübü karalanmak istenmiş, canı yanmış, kafası karışmış.

Medyaya karşı bir tepki olacağı Topuk Yayla'sından belliydi.
Ama, öfkesini kontrol edemeyerek sahaya girmek ne demek!

Güzel olmadı ve kulübü daha da zor duruma soktu.
Ancak bir şeye dikkat ettim.

Sahada çimlerin üzerinde yatan, yuvarlanan, hatıra fotoğraf çektirenler vardı. Yani işi şova dökmek isteyen bir grup.
Tribünde ise gerçek maç seyircisi. Yeni yasayı bilenler, uymadılar... Girenleri de protesto ettiler.

Ne olursa olsun çirkin bir görüntü.

Yüreğiniz yansa da, içinize sindiremeseniz de şiddetle bir yere varılmaz.

Maçlar nasıl, hakem, futbolcu, iki direkli saha içinde oynanan oyun olsa da bunu güzel yapan seyirci gibi medyadır.

Onsuz da olmaz.
Sabırlı, sakin olmakta bir erdemliktir.

Yakılan ağacın gövdesi

F.Bahçe Başkanı Aziz Yıldırım duygusal mektubunda, 'Kurdukları senaryo ile bugün beni hayatımın en büyük sevdası F.Bahçe'den kopardılar. Yaktılar ağacı' diyor.

Ve şöyle devam ediyor;

'Tükendim. Bu süreç beni çok yordu. Ruhum, bedenim iflas etti. Bu süreci atlattığımda, hayatımın geri kalan bölümünde Fenerbahçe artık yüreğimde bir sevda olarak kalacak.

Bu geçiş sürecinin ardından da artık gururla taşıdığım ve namusumla, onurumla yerine getirmek adına gecemi güdüzüme kattığım şerefli görevim son bulacak.'

Bu şu demek;

'Normal kongrenin yapılacağı Mayıs ayına kadar görevimin başındayım..'

Aziz Yıldırım 13 yıllık başkanlığı döneminde hep, 'Bize bu görevi kongre üyeleri, Genel Kurul verdi' diyerek sorunları medyada değil, saygıdan kongrelerde dile getirdi.

Şimdi de 'Aklanırım... Başım dik. Genel Kurula gider, bir veda konuşması ile emaneti teslim ederim' diyor.

Ancak Yıldırım'dan sonra kim başkan olursa olsun işi çok zor. Büyük projelere imza atan, Fenerbahçe'yi kurum olarak 100 büyük şirket arasına sokan, Avrupa da büyük kulüplerin seviyesine getiren bir başkanın koltuğuna oturacak kişiden de daha büyük hizmetler beklenecek.

Olur mu! Ağaç kurutulmak, yakılmak istense de gövde sağlamsa fıliz verir. Önemli olan zor günlerde kenetlenmek, birbirine destek olmaktır.

Fenerbahçe gibi dev bir camianın da bu gücü var.

Yemek UEFA kuralıdır

Çok konuşulan yöneticilerin yemek yeme konusuna gelince. Bu dünyanın her tarafında vardır ve UEFA'nın da bir kuralıdır.

Yani, Avrupa maçlarında ev sahibi takım, deplasmana gelen ekibe yemek verir. Karşılıklı konuşmalardan sonra da yöneticiler birbirlerine hediye verirler.

Tıpkı maç öncesi sahanın ortasında kaptanların birbirlerine flama vermeleri gibi. Ve bu yemeklere maçın gözlemcileri de katılır.

Bizim ligimizde de aynısı yapılır.

Ev sahibi ekip, maça gelen takımın yöneticilerine kaldıkları otele 'Hoş geldiniz'e gelir.

Şeref tribününde oturacak yöneticiler ve konukları için ne kadar bilet istediklerini sorarlar.

Verdikleri rakam kadar da İstanbul'da oynayacakları maçta alırlar. Bu kulüpler arasında yapılan sözlü bir centilmenlik anlaşmasıdır.

Akşam
 

Bu haber toplam 1464 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri