Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Derin devletle tanışanlar bunları anlattı

13.10.2011 01:41
Gazeteci yazar İdris Gürsoy, darbeyi hazırlayanlarla görüştü, onlardan çarpıcı itirafları yazdı. 1960 öncesinde "kıyma makineleri" ne kadar doğru idi. Son yıllarda iktidar mücadelesinde neler yaşandı.

2007’de başlayan Ergenekon davası ve 2002 Balyoz darbe planlarının ortaya çıkmasının ardından yaşanan süreç Türkiye’de yeni bir dönemin başladığının göstergesi. Dava her ne kadar bugüne ait gibi görünse de kökleri geçmişe ait. Süreci sulandırmaya çalışanlar, Türkiye’nin siyasi bir hesaplaşmanın içine sürüklendiği söylentilerini ortaya atanlar olsa da Türkiye, Demokrasi geleneğini kökleştirme ve Hukuk Devleti olma yolunda önemli bir değişim ve dönüşüm yaşıyor.

Bu değişimi sağlıklı bir zemine oturtabilmek ancak geçmişin doğru irdelenmesi ile mümkün. Eskiye ait hataların Türk Ordusu’na mal edilmesinin yanlışlığı kadar, Türk Ordusu’nun içerisindeki yasa dışı yapılanmayı örtbas etmeye çalışmak da o derece yanlış. Geçmişteki hataların ağına yeniden düşmemek için toplumsal hafıza tazelenmeli, önceki dönemlerde neler yaşandığı iyi incelenmeli.

Kaynak Yayınları tarafından yayınlanan Gazeteci – Yazar İdris Gürsoy tarafından kaleme alınan Darbenin Şahitleri isimli kitap, Türkiye’nin bugün vardığı noktaya katkıda bulunan önemli bir eser. Darbelerin hafızalardaki izini sürüp, canlı şahitlerin hatıralarından hareketle okuruna geçmişte yaşananları değerlendirme ve yorumlama imkanı sunan röportajlardan oluşan eser oldukça çarpıcı bilgiler ihtiva ediyor.

Darbenin Şahitleri, bu paralelde bir çok ilke de imza atıyor. 1960 öncesi Kayseri olaylarının Yeşilhisar savcısının dönemin olayları ile ilgili yorumlarını, 27 Mayıs’ın Ege kısmını organize eden Albay Ertuğrul Alatlı’nın notlarını, Gazeteci Orhan Birgit’in ‘Öğrenci olaylarını ben organize ettim. Kıyma makinesi haberleri dezenformasyondu’ itirafını ilk siz okuyacaksınız.

Darbe Şahitleri’nde bir çok önemli ismin yaşananları aydınlatacak cesur röportajları var. Turgut Özal’ın en yakınındaki isim Vehbi Dinçerler, Tansu Çiller’in danışmanı Hüseyin Kocabıyık, Bülent Ecevit’in koruma müdürü Recai Birgün, Recep Tayyip Erdoğan’ın baş danışmanı Yalçın Akdoğan Ankara’da verilen iktidar mücadelesinin perde arkasını etraflıca anlatıyorlar.

Derin devletin Türkiye’ye hakim olduğu günleri yaşayan bu isimlerden kimi kullanıldı, kimi ateşe atıldı, kimi hedef yapıldı, kimi de bugüne kadar sessiz kaldı. 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 93 suikastler süreci, 28 Şubat ve 27 Nisan muhtırasının suskun şahitleri, çarpıcı bilgi ve hatıraları ile ilk kez Darbenin Şahitleri’nde bir araya geldi.

26 Mayıs sabahı ihtilal ortamı var mıydı? İsmet İnönü 27 Mayıs ihtilâlini ve Menderes’in asılacağını önceden biliyor muydu? Yassı ada öncesi bir gecede nasıl anayasa hazırlandı? CHP yer altı faaliyetleri yürüttü mü? 93 yılında Tansu Çiller ve Fethullah Gülen Hocaefendi’ye suikast girişimleri oldu mu? Süleyman Demirel’in 28 Şubat’taki tavrı neyin göstergesi? Erbakan’ın başbakanlığı dönemindeki Milli Güvenlik Kurulu’nda neler yaşandı? Demokratik adımlarla terör eylemleri arasında nasıl bir bağlantı var? 27 Nisan’dan sonra erken seçime gidilmese darbe gelebilir miydi? Ergenekon Operasyonu’nun sonuçlanması darbeleri bitirebilir mi? sorularına cevap veren Darbenin Şahitleri, Türkiye’nin 50 yılına damgasını vuran derin bir yapının bugüne yansıyan izlerini ortaya çıkarıyor. 

Bu haber toplam 2992 defa okunmuştur
DİKKATLİ OKUMAK GEREK
R. A
Burası Türkiye çünkü ne olur ne olmaz. Ve tedbir almak gerek burası Türkiye çünkü ne olur ne olmaz
13 Ekim 2011 Perşembe 10:48
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri