Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

'Genelkurmay arşivleri açılsın'

25.11.2011 07:59
Başbakan Erdoğan'ın Dersim belgelerini açıklamasıyla başlayan tartışmaya Yeni Asya gazetesi 'Genelkurmay arşivleri de açlsın' diyerek katıldı.
Başbakan Erdoğan Jandarma Umum Komutanlığının Dersim Raporunu, 1935'te çıkarılan Tunceli Vilâyetlerinin İdaresi Hakkında Kanunu, İçişleri Bakanlığının Tunceli'de 1936'dan itibaren yürütülen harekâtın neticesine dair raporu ile icraatın neticesini gösterir cetveli ve Tunceli'den 11.683 kişinin sürülüp 2 binin daha sürülmesini öngören Bakanlar Kurulu kararını açıkladı.
 
ASIL BELGELER GENELKURMAY’DA
Ancak Dersim operasyonları ile ilgili belgelerin bu dört vesika ile sınırlı olmadığı, özellikle harekâtları bizzat yürüten Genelkurmay'ın kayıt ve raporlarının da açıklanması gerektiği belirtiliyor. Olaylara ilişkin detaylı bilgilerin bu belgelerde yer aldığı vurgulanarak, Genelkurmay arşivleri açılmadan Dersim olayının tam olarak aydınlatılamayacağına dikkat çekiliyor.
 
Meclis, Dersim’i araştırabilir
 
TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Dersim olaylarıyla ilgili Meclis araştırması açılabileceğini söyledi.
A Haber’in canlı yayınında soruları cevaplayan Çiçek, Dersim olaylarıyla ilgili ya da Türkiye’nin yakın tarihini ilgilendiren bazı konularda meclis araştırması açılması önerilerini nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine, siyaset kurumunun tarihi bilmesinde sayısız fayda olduğunu söyledi.
 
Çiçek, ‘’Çünkü siyasetin yol haritası tecrübelerdir. Tarih ise bir manada insanın, insanlığın yaşadığı tecrübelerin yekûnudur. Acı, tatlı, iyi, kötü, hoş olan, olmayan geçmişte yaşanmış ne varsa bunların iyi bilinmesi, yüceltmek veya karalamak adına değil, bundan sonraki doğru politikaları tespit edebilmek, işin doğrusunu yapabilmek için gereklidir’’ diye konuştu. Daha iyi yaşayabilmek ve doğru politikaları tespit edebilmek için tarihin iyi öğrenilmesi gerektiğine işaret eden Çiçek, ‘’Tarih nasıl öğrenilir, en evvel tarihçiler yoluyla... Tarih bilimsel araştırmalarla ortaya çıkar. Belki sağlıklı tartışma yapabilmek için en evvel bu yolu tercih etmek gerekecektir. Çünkü gerçeklere, sağlıklı bilgilere dayanmayan tartışmalar bizi başka sıkıntılara götürür’’ dedi.
 
Çiçek, Tunceli dahil Türkiye’nin her ilindeki üniversitelerin kendi il ve ilçelerinde geçmişte ne yaşandıysa bunları gün ışığına çıkarmak ve geleceği aydınlatmak bakımından, her alanda bilimsel çalışma yapmalarında büyük fayda bulunduğunu vurguladı. Cemil Çiçek, ‘’Bizde saha çalışmaları genelde pek yok. Söylediğimiz lafları yabancı kaynaklara dayandırarak söylüyoruz. Halbuki kendi tarihimizi, kendi değerlerimizi, kendi yaşadığımız sosyal hayatın evveliyatını, kendi üniversitelerimizin ve bilim adamlarımızın saha, arşiv, kaynak çalışmaları yaparak ortaya çıkarmaları fevkalade önemlidir’’ şeklinde konuştu.
 
‘’Sonra mı meclise sıra gelmeli’’ sorusu üzerine Çiçek, bunun bir sıralama meselesi olmadığını belirterek, ikinci bir yol olarak TBMM’de araştırma apılabileceğini söyledi. TBMM iç tüzüğünde, meclis araştırmasının nasıl açılacağının belli olduğunu anlatan Çiçek, ‘’Bu türlü bir meclis araştırması çalışması da yapılabilir. Buna iç tüzük ve anayasa açısından imkan var. Gruplar isterse veya 20 milletvekili bu işin lüzumunu takdir ederse o tür bir yola da gidilebilir’’ dedi.
 
Arşivler açılsın
 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Dersim olayları ile ilgili belgelerin hiçbirinin kamuoyunun bilmediği belgeler olmadığını ifade ederek, ‘’Sayın Başbakan, sana düşen görev, özür dilemenin yanında, devletin arşivlerini açmaktır’’ dedi. Kılıçdaroğlu, Kadıköy Belediyesinin Kozyatağı Kültür Merkezi’ndeki Meclis Salonu’nda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin şu anki gündeminin ‘’tarihle yüzleşmek’’ olduğunu ifade ederek, kendisinin TBMM’de, Plan Bütçe Komisyonu üyeliği yaptığı dönemde; her ülkenin kendisi için gizli olan pek çok belgeyi sakladığını ve bunu saklamanın bir süresi bulunduğunu, ama bu belgelerin daha sonra açıklanması gerektiğini söylediğini hatırlattı. Bu belgelerin açıklanmasıyla da insanların tarihleriyle yüzleşebileceğini ifade ettiğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, Türkiye tarihinde acı çeken pek çok insan bulunduğunu belirtirken, Nazım Hikmet, Sabahattin Ali, Aziz Nesin ve Cemil Meriç’i bunlara örnek gösterdi. Sanatçıların ne kadar acılar çektiğinin bilindiğini de kaydeden Kılıçdaroğlu, ‘’Kim bilir devletin arşivinde bu sanatçılarla ilgili olarak ne belgeler, ne fotoğraflar var?’’ dedi.
 
12 EYLÜL’DE ACIYI SÖMÜRDÜLER
Kemal Kılıçdaroğlu, İngiliz ve Amerikan belgelerine ulaşılabildiğini de dile getirerek, o belgelerde Türkiye’nin geçmişinin de görülebildiğini ve buna benzer Türkiye’de de belgelerin açılması için bir önerge verdiklerini, ancak bu önergenin AKP milletvekilleri tarafından reddedildiğini anlattı.
 
Tarihle yüzleşme konusunda samimi olunması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, Dersim olaylarına da değindi. Kendisinin bir gazeteye verdiği demeçte, devletin devamlılığı bakımından Başbakan’ın özür dilemesi gerektiğini söylediğini hatırlatarak, ‘’Neyse dün özür diledi. Ama özür dilemek yetmez. ‘Açıklıyorum’ dediği belgeleri açıkladı. Onların hiçbirisi kamuoyunun bilmediği belgeler değil’’ diye konuştu.
 
Açıklanan Jandarma Umum Komutanlığının o yıllarda hazırladığı kitabı kendisinin de 1970’lerde okuduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, ‘’Özür yetmiyor, devletin arşivlerini açacaksın. Devletin arşivleri açıklanacak ki bizler bilelim. Niye devletin arşivlerini açmıyorsun? 12 Eylül’de en büyük acıları devrimciler, ülkücüler çekti. O acıları sömürerek, Anayasa’yı değiştirdiler ve o acıları sömürerek yargıyı siyasallaştırdılar. Şimdi Dersim’in acısını sömürerek, başka amaçlara ulaşmak istiyorlar. Onun için diyorum, ‘Sayın Başbakan, sana düşen görev, özür dilemenin yanında devletin arşivlerini açmaktır. Açacaksın onları o zaman bizler de göreceğiz gerçek belgesini, o zaman tarihimizle oturur yüzleşiriz’’ şeklinde konuştu. CHP lideri Kılıçdaroğlu, devletin arşivlerini açmanın bir kısmıyla yeteceğini de belirterek, ‘’Özür dilemenin devamı bir şey daha yapmanız lazım. Dersim sürgünleri vardır. O sürgünlerin arşivlerinin de açıklanması lazım. Sayın Başbakan çok iyi bilir, ben o defterleri istedim, vermediler. Niye vermiyorlar? Bu ülkenin ana muhalefet liderinden gizlediğiniz şeyi, açın bütün millet görsün’’ diye konuştu.
 
SADECE DERSİM'İN ARŞİVLERİNİ AÇMAK YETMEZ
Öncekİ günkü konuşmasında Başbakan Erdoğan’ın, ‘’Arşiv yok’’ dediğini de ifade eden Kılıçdaroğlu, ‘’Var efendim. Arşiv var. O arşivleri açacaksın. Özür dilemek, arşivleri açmak yine yetmiyor. Dersim sürgünleri var. O sürgün olan ailelere verilen topraklar var. O toprakların bir kısmı bunların elinden alındı. Onları da aynen iade edeceksin’’ dedi.
 
Kılıçdaroğlu, Hasan Hüseyin Korkmazgil’in ‘’Acıyı Bal Eyledik’’ adlı kitabını da hatırlatarak, ‘’Dersimli acısını bal eylemiştir. Dersimli acısını AKP’ye sömürtmez’’ diye konuştu. Sadece Dersim’in arşivlerini açmanın yetmeyeceğini, Nazım Hikmet, Aziz Nesin, Sabahattin Ali, Necip Fazıl Kısakürek ile ilgili arşivlerin açılması ve tarihin bilinmesi gerektiğini söyledi.Kemal Kılıçdaroğlu, ‘’Her devletin tarihinde belli dönemler, belgeler gizli tutulur. Onlara da saygı duyuyoruz. Bu sadece bizim devletimizde değil. Ama belli bir süre sonra bu belgeler açıklanır. Meraklısı olan alır, tarihi öğrenir. Ama sadece bir noktaya odaklanıp oradan başka hesaplardan acaba rövanş alabilir miyim diye yola çıkarsanız kusura bakmayın samimi olmazsınız’’ diye konuştu.
 
YENİASYA 
Bu haber toplam 1486 defa okunmuştur
UYDURMA TARİH ÇÖP SEPETİNE
Turan HACIMEMİŞOĞLU
Cumhurbaşkanlığı arşivi,TBMM arşivi,Genelkurmay arşivi açılmalı,yakın tarih bu belge ve bilgiler ışığında yeniden yazılmalıdır.Yalana ve hurafeye dayalı tarih gerçeğe dayalı bilgi ve belgeler ile tarafsız ve ilmi bir anlayışla yeniden yazılarak resmi tarih çöp sepetine atılmalıdır.
25 Kasım 2011 Cuma 10:10
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
UYDURMA TARİH ÇÖP SEPETİNE
Turan HACIMEMİŞOĞLU
Cumhurbaşkanlığı arşivi,TBMM arşivi,Genelkurmay arşivi açılmalı,yakın tarih bu belge ve bilgiler ışığında yeniden yazılmalıdır.Yalana ve hurafeye dayalı tarih gerçeğe dayalı bilgi ve belgeler ile tarafsız ve ilmi bir anlayışla yeniden yazılarak resmi tarih çöp sepetine atılmalıdır.
25 Kasım 2011 Cuma 10:10
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri