Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Gülen'in pasaportunun iptal edildiği ABD'ye bildirildi

03.02.2015 15:31
Türkiye, Gülen’in sıradışı yeteneğe sahip göçmen vizesi verilmesini sağlayan pasaportu "yalan beyanda" bulunarak aldığı için iptal edildiğini ABD makamlarına bildirdi.

Türkiye'nin, ABD makamlarına Fethullah Gülen’in"yalan beyanda" bulunarak aldığı pasaportunun iptal edildiğini bildirdiği öğrenildi.

SINIR DIŞI EDİLEBİLİR

Amerikalı uzmanlar, Gülen için benzer bir durumunYeşil Kart sürecinde de yaşanmış olması halinde, kartın geri alınması ve sınır dışı sürecinin başlatılabileceği görüşünde.

YEŞİL KART'IN GERİ ALINMASI

Kırmızı Bülten ile ilgili konularda uzman avukat Michelle Estlund, yaptığı açıklamada, “Kişinin Yeşil Kart’ı varsa ve ABD İç Güvenlik Bakanlığı bu kişinin Yeşil Kart başvurusunda yalan beyanda bulunduğuna inanırsa Yeşil Kart’ın geri alınması sürecinin başlayabileceğini” söyledi.

"SORUŞTURMA GEREKTİRİR"

Göçmenlikle ilgili konularda uzman avukat Efe Poturoğlu da Amerikan hükümetinin Yeşil Kartları alma hakkı bulunduğunu ama bunun için soruşturma başlatılması gerektiğini belirtti.  "Türk hükümetine pasaport için yanlış beyanname verilmesi Yeşil Kart'ın geri alınmasında otomatik süreç başlatmaz" diyen Poturoğlu, “Genelde soruşturma açtıkları konular Yeşil Kart başvurusu yaparken yalan beyanda bulunulup bulunulmadığı. Ama böyle bir ihbar geldiyse ve soruşturma sonucunda da doğru çıkarsa Yeşil Kart'ının elinden alınması hakkı doğar" diye konuştu.

"ÖRGÜT ÜYESİYSE SINIR DIŞI EDİLEBİLİR"

Göçmenlik alanında ödülleri bulunan avukat Anis Saleh de bu süreçte kişinin yabancı ülke pasaportu değil, Yeşil Kart başvurusu yaparken yalan beyanda bulunup bulunmadığının esas alındığını kaydederek sözlerini şöyle sürdürdü: “Sadece Türk yetkililere pasaportta yalan söylediyse ve bu pasaportla ülkeye girdiyse ve ondan sonra gerçek adı ve bilgileriyle Yeşil Kart'a başvurduysa pasaportta yalan söylemesi, tek başına sınır dışı edilmesi için yeterli değildir. Ama Yeşil Kart başvurusunda yalan söylediyse ve yalanı Yeşil Kart alıp almamasını etkileyebilecek düzeydeyse o zaman hükümet sınır dışı etme sürecine başlayabilir. Ancak başvurudaki yalanın sonucu etkileyen bir şey olması lazım. Eğer kişi belirli bir suç işlediyse belirli örgüt üyesiyse sınır dışı edilebilir.”

KIRMIZI BÜLTEN TALEBİ

İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliği'nin Aralık sonunda İstanbul merkezli ''Paralel Yapı'' soruşturması kapsamında, ABD’nin Pensilvanya eyaletinde yaşayan Fethullah Gülen hakkında yakalama kararı çıkarması üzerine Türkiye'nin, Gülen’in Interpol’de Kırmızı Bülten ile aranması talebinde bulunabileceği ifade ediliyor. ABD’deki önemli Interpol, uluslararası suçlar ve göçmenlik avukatları, Interpol’de Kırmızı Bülten ile aranan kişilere dair hukuki sürecini anlattı.

Interpol bültenlerinin üye ülkeleri bilgilendirme amacı taşıdığını belirten uzmanlar, önemli olanın, ilgili konuda iki ülke arasındaki anlaşma ile ABD’nin kendi iç hukuk sürecinin işleyişi olduğuna dikkati çektiler.

ÜLKELER ARASI YAPILAN ANLAŞMALAR

ABD’de federal ve uluslararası suç davalarında uzman avukat Frank Rubino, “Interpol bültenleri sadece bilgilendirmedir. Bültenler, ilgili kişilerin mutlaka talep eden ülkeye iade edilmesi gerektiği anlamına gelmez. Bu süreçlerde önemli olan ilgili konuda iki ülke arasında yapılan anlaşmanın içeriğidir” dedi.

Talep eden ülkenin aranan kişinin işlediği suçların kanıtlarını ABD’ye göndermesi gerektiğini, Amerikalı yetkililerin de Interpol’deki arama gerekçesini, ikili anlaşmanın içeriğine göre değerlendirdiğini anlatan Rubino, suçluların iadesinde, kişinin ABD’de yaşaması veya Yeşil Kart’a sahip olmasının ilgili kişiye ayrıcalık getirmediğini ifade etti.

"KIRMIZI BÜLTEN'E GEREK YOK"

Suçluların iadesi konusunda uzman hukukçu Douglas McNabb da Türkiye'nin Gülen'in iadesi için Kırmızı Bülten çıkarması gerekmediğini söyledi. Kırmızı Bülten'in daha çok kişinin yerinin bilinmemesi durumunda etkili olduğunu kaydeden McNabb, Türkiye'nin Gülen için geçici tutuklama talebi hazırlayıp konuyu büyükelçilik yoluyla ABD Dışişleri Bakanlığı'na intikal ettirebileceğini belirtti.

TÜRKİYE-ABD ARASINDAKİ ANLAŞMA

Türkiye ile ABD arasında imzalanan Suçluların Geri Verilmesi ve Ceza İşlerinde Karşılıklı Adli Yardım Antlaşması'na göre geçici tutuklama süresi azami 60 gün. Bu süre içinde iade talepnamesini de içeren kapsamlı iade evrakının ABD Adalet Bakanlığı'na teslim edilmesi gerekiyor.

Belgelerin ABD Adalet Bakanlığı'na teslim edilmesinin ardından iade duruşmasının başlayacağını kaydeden McNabb, zanlının Türkiye'ye dönmeyi kabul etme veya iadesine karşı çıkma hakkı bulunduğunu ama duruşmada iade yönünde karar çıkması halinde zanlının temyiz mahkemesine gidemeyeceğini belirtti. McNabb, yine de kişinin derhal hakim karşısına çıkarılmasını talep etme hakkını ifade eden "habeas corpus" başvurusu yaparak bölge mahkemesinde yargılanmak isteyebileceğini vurguladı.

Bu haber toplam 1190 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri