Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Harvard'da Gül'ü kızdıran Gezi Parkı sorusu

30.05.2014 23:54
Harvard Kennedy School'da katıldığı bir konferasta öğrencilerin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e Türk öğrencilerden biri Gezi Parkı'nı sordu.

Cumhurbaşkanı Gül, Harvard Kennedy School'da düzenlenen ve moderatörlüğünü ABD Dışişleri Bakanlığında ve Beyaz Saray'da bir dönem görevlerde bulunan diplomat ve Harvard'da öğretim üyesi Nicholas Burns'un yaptığı konferansta "Güncel Bölgesel Konular ve Geleceğe Bakış" konulu bir konuşma yaptı ve katılımcıların sorularını yanıtladı.

GÜL'Ü KIZDIRAN GEZİ PARKI SORUSU

Abdullah Gül, panelde dinleyiciler arasında bulunan Harvard Tıp Merkezi'nden Dr. Emre Altındiş'in yaklaşık 3 dakika süren sert soruları ile karşılaştı.

Hürriyet'in haberine göre Dr. Emre Altındiş şöyle konuştu:

"Bildiğiniz gibi şu an Gezi olaylarının yıldönümündeyiz. Geçen sene Nobel ödüllü meslektaşlarımızla Science (Bilim) dergisinde bir makale yayınladık. Sizin başında olduğunuz Türkiye Cumhuriyeti devletini, 8 vatandaşını öldürdüğü, 90 insanımıza kafa travması yaşattığı, 9 insanın gözünü yitirdiği, binlerce insanı gaza boğdu için protesto ettik. Fakat Türkiye'de şiddet devam ediyor. Günde 3 kadın öldürülüyor. 4 işçi iş kazalarında katlediliyor. Roboski katliamında sizin başında olduğunuz ordu 34 kişi öldürdü. 17'si çocuktu. Siz Ankara'da yaşıyorsunuz. Kızılay'da Ethem Sarısülük başından kurşunla vuruldu. Katili dışarda. Siz böyle bir devletin başında olmaktan utanmıyor musunuz? Nasıl bize burada demokrasi yalanları söylüyorsunuz? Geceleri nasıl uyuyorsunuz? Berkin Elvan 14 yaşındaydı. Sizin başbakanınız 14 yaşındaki çocuk için terörist diyor. Lütfen sorum tercüme edilsin..."

Gül, soruyu soğukkanlılığını bozmadan dinledi. Dr. Altındiş'in sorusu salondaki 150 kadar dinleyiciye tercüme edildikten sonra Cımhurbaşkanı Gül; ''Söylediğin sözler doğru değil. Bir başkası olsaydı sana bu soruyu sordurmazdı. Bu olaylar başka ülkelerde de oluyor. Gezi parkında sağduyulu bir hareketle başlayan eylem, ilk başta doğru bir şekilde kontrol edilemeyince yasadışı örgütler bunlara katıldı. Bunlar tabii ki çok üzücü'' yanıtını verdi.

Dr.Altındiş ise "Türkiye'de bu soruyu sorsaydım beni tutuklarlardı" dedi.

ESKİ BAKANLAR HAKKINDAKİ İDDİALAR

Türkiye'de 4 eski bakan hakkındaki iddiaların anımsatılarak, Türkiye'de güçler ayrılığı ilkesine ne kadar uyulduğu ve iddialara ilişkin soruşturmanın nasıl süreceğine ilişkin bir soru üzerine Cumhurbaşkanı Gül, Avrupa Birliği (AB) ile üyelik müzakereleri sürdüren bir ülkenin cumhurbaşkanı olduğunu hatırlatarak, hukukun üstünlüğü, demokrasi ve şeffaflık gibi kurallarının Türkiye'de de uygulandığını, geçerli olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Gül, 4 eski bakan hakkındaki iddiaların hukuk sistemi içerisinde soruşturulacağını, TBMM'de araştırma komisyonu kurulduğunu, bazı davaların açıldığını ve sistem içerisinde bunların neticelendirileceğini bildirdi.

TÜRKİYE-KUZEY IRAK İLİŞKİLERİ

Türkiye ile Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi ve merkezi Irak yönetimi arasındaki ilişkilere dair soru üzerine de Gül, komşu ülke olarak Irak'taki gelişmelerin Türkiye'yi yakından ilgilendirdiğine vurgu yaptı. Irak halkının çektiği sıkıntıların Türkiye'ye yansımaları olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Gül, "İsteğimiz Irak'ın istikrarlı, kendi kaynaklarını kendi haklı için kullanabilen bir ülke olması. Irak halklarını akrabamız olarak görüyoruz, tarih boyunca yakın iç içe olduğumuz insanlar" dedi.

Irak'ta yönetim anlamında istikrar bulunmadığı için bazı temel yasaların Irak Meclisi'nden geçemediğini, bunlardan bir tanesinin de petrolün kontrolüne ilişkin yasa olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Gül, "Petrol gelirinin nasıl paylaşılacağı konusunda tartışmalar söz konusu. Enerjinin kullanılması gerekiyor, bu çerçevede Türkiye ile Irak'ın parçası olan Kuzey Irak yönetimi arasında bazı görüşmeler yapıldı ve bu enerjinin, petrolün, gazın Türkiye üzerinden Avrupa'ya nakli söz konusu. Burada Irak anayasası takip edilecek, Irak anayasasına göre bunun yüzde 84'ü merkezi hükümetin, geri kalan da federal parça olan Kürt bölgesine bırakılıyor. Bununla ilgili işlemler Irak anayasası ne diyorsa bu çerçeve içerisinde gerçekleştirilecek. Irak'ın merkezi hükümetinin anayasal hakkı bloke edilecek, kesinlikle Irak anayasasını çiğneyecek bir şey söz konusu olmayacak" değerlendirmesinde bulundu.

TÜRKİYE-RUSYA İLİŞKİLERİ

Türkiye ve Rusya'nın bölgesel ve uluslararası barış ve güvenliği sağlamak için nasıl çalışabileceklerine ve Rusya'nın Fransa'dan alacağı 2 adet uçak gemisine ilişkin Rusya ve Fransa ile herhangi bir görüşmeleri olup olmadığına dair bir soru üzerine Cumhurbaşkanı Gül, şöyle konuştu:

"Türkiye, Rusya ile denizden komşu, aynı bölgenin ülkeleri ama aynı taraflarda değiliz. Özellikle soğuk savaş günlerinde Türkiye, tüm hür dünyayı o zaman komünizme karşı koruyan bir ülkeydi. Aramızdaki ikili ilişkiler bölgenin kalkınması, ekonomik ilişkiler, bölgedeki problemlerin suhuletle çözümü konusunda, Karadeniz'i istikrarlı bir deniz olması için yakın temaslarımız, işbirliğimiz var, son Ukrayna, Kırım meselesi de dahil olmak üzere, Karabağ konularında Rusya'nın sözü var, bu konularda iki ülke ilişkileri önemlidir. Fransa'nın, Rusya'ya satacağı gemileri biliyorum ama bu Türkiye'den ziyade AB, NATO içerisinde ABD biraz o seviyede bir diplomasiyi meşgul ediyor bugünlerde, netice ne olacak bilemiyorum. Ukrayna politikasından dolayı ambargoların uygulandığı bir dönemde bu gemilerin satışıyla ilgili tartışmalar
sürüyor."

"TÜRKİYE'DE SİYASİ MÜCADELELER BİRAZ SERT"

Gül, dünkü törende Harvard'dan mezun olduğunu ifade eden Aysun Demircan'in "Türkiye'de iç barışın sağlanabilmesinde ne gibi sorunlar var?" sorusu üzerine de soru cümlesindeki "iç barış" ifadesi Türkiye'de bir iç kavga var şeklinde kullanmamak gerektiğini söyledi.


Türkiye'de siyasi mücadelelerin biraz sert, kırıcı bir çerçevede sürdüğünü, halkın da zaman zaman kutuplaştığını şeklinde bir tespitin daha doğru olacağını anlatan Cumhurbaşkanı Gül, şöyle konuştu: "Çoğulculuğun, demokrasinin temel argümanlarından birisi olan farklı siyasi partiler ve görüşler, birbiriyle yarışacaklar, yarışırlarken maalesef bazen bugünlerde şikayet ettiğimiz daha kırıcı ve zaman zaman daha yüksek tansiyon söz konusu oluyor, ama neticede bunlar demokraside nasıl halloluyorsa öyle halledilecektir. Seçimler olacaktır, seçimlerde millet ülkenin kimler tarafından idare edileceğine karar verecektir, ondan sonra her şey hukuk çerçevesinde olacaktır.

"KURUMLARIN ÇALIŞTIĞINDAN ŞÜPHENİZ OLMASIN"

Türkiye'de kurumların çalıştığından bir şüpheniz olmasın. Özellikle hukuk kurumlarının bir kararı, yanlışı söz konusu olursa bununla ilgili şikayetler mahkemelere gider, mahkemelerin kararları daima üst mahkemelerin itirazına açıktır. Türkiye'deki nihai kararla tatmin olmazsanız Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) taraf olan bir ülke olduğu için vatandaşlarına AİHM'ne gitme hakkını vermiş bir ülkedir. Bütün bu konuştuğumuz şikayetler vatandaşlarına AİHM'ne gitme hakkını veren ve o mahkeme kararını tanıyan bir ülkeden bahsediyoruz. Sözünü ettiğiniz sorunların geçici olduğunu söylemek
isterim."

GÜL'E BOSTONBULLULAR PROTESTOSU

Bu arada kendilerine "Bostonbullular" diyen ve sosyal medya üzerinden örgütlenen Türk vatandaşı bir grup, Gezi Parkı odaklı olayların yıl dönümü nedeniyle, Cumhurbaşkanı Gül'ün konuşma yapacağı merkezin önünde toplandı.

İngilizce bildiri dağıtan grup üyeleri, Cumhurbaşkanı Gül'ün merkeze gelişinde sloganlar attı.

Kaynak:
Bu haber toplam 1974 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri