Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Haşmet Babaoğlu acıları siyasi malzeme yapanları deşifre etti

20.02.2015 11:29
Arsız ve baştan aşağı siyasallaşmış bir saldırganlıkla... Her acıyı, her kaybı, her kaderi fırsat biliyorlar...

Medyada, sosyal medyada, kahvede, işyerinde, mahallede karşına çıkıp soruyorlar...

Memlekette olanları görmüyor musun ha?
Üzülmüyor musun?
Vicdanın yok mu?

Her seferinde şaşırıp duraksıyorsun.
İçinden bir ses "Sakin kal!" diyor; "asap bozukluğunu anla; büyük acılara herkesin tepki gösterme biçimi farklıdır."
Bazen "benim üzüntümü sen nereden bileceksin?" diye bağırmak istiyorsun; "hem hangi hakla vicdanımı tartmaya kalkışıyorsun, kes sesini!"
Fakat ne faydasız bir çekişme bu!
Üstelik ölen canlara, acı çeken ailelere, dostlara, geride kalanlara saygısızlık!
İnsanlık bende kalsın, deyip dişlerini sıkarak bu sorulara cevap vermekten vazgeçiyorsun.
Şimdi onlara savundukları fikirlerin ve dahil oldukları sosyal kesimin bu ülkenin tarihine kazınmış vicdansızlıklarını hatırlatmaya kalksan...
Biliyorsun ki, dinlemeyecekler.
Esmer halk çocuklarını ölüme itip onlardan instagram duyarlıkları üreten pembe dünyalara laf anlatmaya çabalamanın ne âlemi var!
Sen ağzını açtığın anda pis bir oyun dönecek!
Çünkü hemen acıları yarıştırmaya başlayacaklar.
Hem yalan mı? Onların "kullanışlı acıları" var.
Şimdi "kullanıp" akşama caddeye çıkacaklar.
Merhameti, "sosyal sorumluluk projesi" ve kederi "siyasal fraksiyon" sananları ciddiye alabilir misin?
Böyle bir dünya onlarınki...
Böyle bir kafa...
Sormana bile gerek yok.
Otur gözle hepsini...
Olmadı sosyal medyada takibe al...

Bu bile anlamana yeter. 
Göreceksin ki, hep haklılar.
Hep ve en çok onlar akıllılar. 
Tarz onların tarzı, hayat onların hayatı! 
Sen seksen yıl boyunca metanetle ve ortalığı karıştırmadan direnmiş de olsan...
O iki hafta parka çıkmış ya, "direniş" de onun, muhalefet de! 
Sol onların zaten, gerekirse sağ da, ekmek de, Ekmeleddin de.
Demokrasi de onların, gerekirse darbe de, ara rejim çözümleri de.
Özgürlük mü? Sadece onlar anlar özgürlükten!
Mesela Yunan adalarına yelken açmış bir tekneden Kandil'i "sakın barış yapma!" diye uyaran yazılar kaleme almanın özgürlüğü gibisi yoktur! 
Bunları düşününce öfkeleniyorsun.
Öfkelenme! 
Kendinden emin ol, yeter. 
Acı nasıldır, vicdan nedir, en iyi sen bilirsin, fazlasını da...

SABAH / HAŞMET BABAOĞLU

Bu haber toplam 2032 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri