Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Hava Kuvvetleri'nde dolandırıcılık büyüyor

14.12.2012 11:23
Hava Kuvvetleri’ndeki dolandırıcılıkla ilgili savcılığın yanısıra Hava Kuvvetleri de kendi içinde soruşturma başlattı

 

Kurmay albay ile bir binbaşının pasif göreve alındığı belirtiliyor. Dolandırılanların avukatı ise müvekkillerinin büyük baskı altında olduğunu söylüyor.

VATAN'ın ortaya çıkardığı, Hava Kuvvetleri'ndeki dolandırıcılık dosyasında yeni gelişmeler yaşanıyor. Dolandırılanların avukatı Emrah Daylan'ın, VATAN'a konuyla ilgili yaptığı açıklamalar şöyle:

- 22 müvekkilim var. Bunların yanı sıra 20 mağdurun da vekaleti bizim hukuk büromuzda bulunuyor. Vekalet verip dava açmayanlar, iddianamenin tanziminin yanı sıra Genelkurmay'ın bu konudaki tavrının netleşmesini bekliyorlar. Yani asıl endişeleri, TSK tarafından görev yerlerinin değiştirilmesi ya da meslekle ilişkilerinin kesilmesi ihtimali. Korktukları bu.

- Gerek TSK İç Hizmet Kanunu, gerekse Türk Ceza Kanunu gereğince böyle bir endişenin yersiz olduğunu çünkü bu sonucu doğurabilecek hiçbir suçları olmadığını kendilerine söylememize rağmen son gelişmeler maalesef bu korkularında haklı olduklarını gösterir mahiyette.

İfade değil savunma istendi

- Diyarbakır, Kütahya ve Ankara'daki Radar Üsleri'nde görevli bazı müvekkilerimizin savunmalarının istendiğini öğrenmiş bulunuyoruz. Dikkat edin Hava Kuvvetleri tarafından istenen; konuya ilişkin ‘ifade'leri değil, sanki suçlularmışçasına ‘savunma'ları.

- Bunun yanı sıra, Diyarbakır'da şikayette bulunan bazı radar uzmanı personelin, görev yerlerinin değiştiği ve pasif görev olarak adlandırılan sosyal hizmetler gibi birimlere kaydırıldıklarını öğrenmiş bulunmaktayız. Üstelik bu kişilerden bazılarının savunması bile istenmiş değil.

Diğer Radar Üsleri'ndeki müvekillerimiz de, bu meslektaşları ile aynı akıbeti paylaşmaktan korkuyorlar.

- Müvekkillerimizin hepsinin üzerinde çok büyük bir baskı var.

Yüksek rütbeli hamileri mi var?

- Müvekillerimiz tarafından bize beyan edilen, şüphelilerin Hava Kuvvetleri'nde çok üst düzey hamileri olduğu iddası.

Bu iddiaya örnek olarak da, örgüt lideri olduğu şüphesiyle tutuklanan İlhan E.'nin geçen yılki ayrıcalıklı durumu gösteriliyor. Tüm devre arkadaşları 2011 Ağustos ayında tayin olurken, İlhan E. Ankara'dan Diyarbakır'a üç ay gecikmeli olarak, Aralık 2011 tarihinde gitmiştir.

- Aynı şekilde, hiçbir askeri personelin kullanmasının mümkün olmadığı kadar çok sayı ve sürede istirahat ve izinler aldığı da biliniyor.

- Bunun yanı sıra halen firarda ve aranmakta olan şüphelilerden Mustafa B.'nin, 2010 yılında Ankara'da görevli iken tayininin çıkması, ancak kısa bir süre sonra, sağlık nedenleri gerekçe gösterilerek tekrar Ankara'ya dönmesi de yine bu çete mensuplarının Hava Kuvvetleri'nin üst kademelerindeki bazı komutanlar tarafından korunup kollandığı intibasını uyandırmaktadır. Çünkü Silahlı Kuvvetler'de tayinlere ilişkin bu tür kişiye özel değişiklikleri yapılabilecek merciler ve komuta seviyesi bellidir. Ve bu seviyelerin, albay rütbesinin üzerinde olduğu herkesin malumudur.

İtirafçı şüpheli neden serbest?

- Bu arada, yakalanıp savcılık tarafından ifadesi alınan şüphelilerden Yusuf E. bu dolandırıcılık şebekesi ile ilgili çok çarpıcı itiraflarda bulundu.

Şüpheli, ifadesinde; kendisinin de içinde yer aldığı bu örgüt tarafından yaklaşık 120 kişinin dolandırıldığını itiraf etti.

Bu şüpheli ifadesinde, toplam 11 kişinin adını verip, bunları tutuklanan İlhan E.'ye kendisinin getirdiğini de itiraf ediyor. Bu noktada benim anlamakta zorlandığım, bu kadar net itiraflarda bulunan Yusuf E.'nin neden tutuklanmayıp, serbest bırakıldığı.

Toplam rakam 10 Milyon TL'nin üzerinde

- Yusuf E. 22 kişiden yaklaşık 3 milyon TL alındığını ancak toplamda 120 kişiden dolandırılan miktarın bunun kat be kat fazlası olduğunu söylüyor.

- Şüpheli rakam vermiyor ama benim kaba bir hesapla, tahminim rakamın 10 milyon TL'nin üzerinde olduğu yönünde.

Şirketler ve mal varlıkları araştırılmalı

- Aynı şekilde, talebimize rağmen, şüphelilerin verdikleri ifadelerle bu dolandırıcılık faaliyetinde kullanıldığı ortaya çıkan dört şirketin hesaplarının henüz bloke edilmemiş olması da hukuken kabul edilebilir bir durum değildir. Çünkü bu firmaların hangi paralarla kurulup ticari faaliyette bulundukları ortadadır ve mal kaçırma ihtimalleri de yüksektir.

- Bütün bunların yanında, şüpheliler ile yakın ilişki içinde oldukları düşünülen üst rütbeli komutanlarının, son iki yıl içinde elde ettikleri menkul, gayrımenkul ve araçlarının da mercek altına alınması gerekmektedir. Bu araştırma, bu işin içinde başka kimlerin olduğunu da kolayca ortaya çıkartacaktır.

tımeturk
 
 

 

 

Bu haber toplam 2524 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri