Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ahmet Hakan'ın Gençliğe Hitabe'si

07.02.2012 09:30
Hürriyet yazarı Ahmet Hakan, kendi Gençliğe Hitabe'sini yazdı ve 'Ey bu toprakların genci' diye seslendi..

19 Mayıs kutlamalarının statlardan kaldırılmasının ardından Milli Güvenlik derslerinin de kaldırılması sonrası yaşanan tartışmalar Gençliğe Hitabe'ye kadar gelmişti. Taha Akyol'un oğlu Star yazarı Mustafa Akyol da Gençliğe Hitabe'nin kaldırılması gerektiğini savunmuştu.

Hürriyet yazarı Hakan da bu minvalden hareketle kendi Gençliğe Hitabe'sini yazdı ve bugünkü köşesinde yayınladı.

İŞTE HAKAN'IN HİTABESİ

Bu da benim gençliğe hitabem

EY bu toprakların genci!
- Duygunu okşayana değil, zekânı kışkırtına pirim ver.
- Hapse atanın değil, hapse düşenin yanında ol.
- En tepeye çıkana değil, en altta kalana koltuk çık.
- Savcı gibi yazana değil, avukat gibi yazana kulak ver.
- Gücü ele geçirene değil, güçsüze kol kanat ger.
- Kendini bir abiye, bir cemaate, bir örgüte değil, kendine teslim et.

UNUTMA BÜTÜN MAZLUMLAR SEMPATİKTİR

Ey bu toprakların genci!

Bir insanı mazlumken, düşkünken, aman dileme pozisyonundayken, alttan alırken, hakları gasp edilirken tanıyamazsın. Bir insanı tanımak için...
- Zulmetme imkânını ele geçirdiğinde nasıl davrandığına...
- Karşısına alttan alanlar çıktığında ne yaptığına...
- Hak gasp etme fırsatını ele geçirdiğinde hangi tavrı koyduğuna...
- Gücü ele geçirdiğinde eskinin güç sahiplerine nasıl yaklaştığına...
Bakarak anlayabilirsin. Unutma! Bütün mazlumlar, düşkünler, aman dileyenler, alttan alanlar, hakları gasp edilenler sempatiktir. Önemli olan o mazlumların, o düşkünlerin, o aman dileyenlerin, o alttan alanların, o hakları gasp edilenlerin, gücü ele geçirdiklerinde de yaydıkları havadır.

STATÜKOYU YIKIYORUM DİYE..

Ey bu toprakların genci! “Putları kırıyorum” diye ayağa kalkanlara, “Statükoyu yıkıyorum” diye hava atanlara, “Seni bağnazlığın cenderesinden kurtarıyorum” diyenlere hemen teslim olma.
Bu tipleri hep bir sınavdan geçir:
- Bak bakalım: Kırdıkları putların yerine hangi putları ikame ediyorlar?
- Bak bakalım: Yıktıkları statükonun yerine hangi statükoyu getiriyorlar?
- Bak bakalım: Cenderesinden kurtardıkları bağnazlığın yerine hangi bağnazlığın cenderesini devreye sokuyorlar? Düşün, sorgula, soru sor, hesaplaş. Ve terlet. Hep terlet!

 

Bu haber toplam 1948 defa okunmuştur
ESAS HİTABE NFK nın ki
Kazım
Kapitaliste ise "Allah buyruğunu ve Resul emrini kalbinin ve kasanın kapısına kazımadıkça serbest nefes bile alamazsın!" ihtarını edecek...Kökü ezelde ve dalı ebedde bir sistemin, aşkına,vecdine, diyalektiğine, estetiğine, irfanına, idrâkine sahip bir gençlik... Bir buçuk asırdır türlü buhranlar içinde yanıp kavrulan ve bunca keşfine rağmen başını yarasalar gibi taştan taşa çalarak kurtuluşunu arayan batı adamının bulamadığı, Türk'ün de yine bir buçuk asırdır işte bu hasta batı adamında bulduğunu sandığı şeyi, o mübarek oluş sırrını, her sistem ve mezhebe ortada ne kadar illet varsa devasının ve ne kadar cennet hayâli varsa hakikatinin,İslâmda olduğunu gösterecek ve bu tavırla yurduna, İslâm âlemine ve bütüıı insanlığa model teşkil edecek bir gençlik... "Kim var?" diye seslenilince, sağına ve soluna bakmadan fert fert "ben varım!" cevabını verici, her ferdi "benim olmadığım yerde kimse yoktur!" fikrini besleyici bir dâva ahlakına kaynak bir gençlik... Can taşıma liyakatini,
07 Şubat 2012 Salı 17:25
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
ESAS HİTABE NFK nın ki
Kazım
Birincisi iki buçuk asır... Aşk, vecd, fetih ve hakimiyet... İkincisi üç asır... Kaba softa ve ham yobaz elinde sefalet ve hezimet... Üçüncüsü bir asır... Allahın, Kur'an'ında "belhümadal - hayvandan aşağı" dediği cüce taklitçilere ve batı dünyasına esaret... Ya dördüncüsü ?... Son yarım asır!.. İşgal ordularının bile yapamayacağı bir cinayetle, madde plânında kurtarıldıktan sonra ruh plânında ebedi helake mahkumiyet... İşte tarihinde böyle dört devre bulunduğunu gören... Bunları, yükseltici aşk, süründürücü satıhçılık, çürütücü taklitçilik ve öldürücü küfür diye yaftalayan ve şimdi, evet şimdi... Beşinci devrenin kapısı önünde nur infilakı yeni bir şafak fışkırışını gözleyen bir gençlik... Gökleri çökertecek ve son moda kurbağa diliyle bütün "dikey"leri "yatay" hale getirecek bir çığlık kopararak "mukaddes emaneti ne yaptınız?" diye meydan yerine çıkacağı günü kollayan bir gençlik... Dininin, dilinin beyninin, ilminin, ırzının,evinin, kininin, kalbinin dâvacısı bir ge
07 Şubat 2012 Salı 17:24
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
ESAS HİTABE NFK nın ki
Kazım
Bir gençlik, bir gençlik, bir gençlik... "Zaman bendedir ve mekân bana emanettir!" şuurunda bir gençlik... Devlet ve milletinin 7 asırlık hayatında dört devre... Birincisi iki buçuk asır... Aşk, vecd, fetih ve hakimiyet... İkincisi üç asır... Kaba softa ve ham yobaz elinde sefalet ve hezimet... Üçüncüsü bir asır... Allahın, Kur'an'ında "belhümadal - hayvandan aşağı" dediği cüce taklitçilere ve batı dünyasına esaret... Ya dördüncüsü ?... Son yarım asır!.. İşgal ordularının bile yapamayacağı bir cinayetle, madde plânında kurtarıldıktan sonra ruh plânında ebedi helake mahkumiyet... İşte tarihinde böyle dört devre bulunduğunu gören... Bunları, yükseltici aşk, süründürücü satıhçılık, çürütücü taklitçilik ve öldürücü küfür diye yaftalayan ve şimdi, evet şimdi... Beşinci devrenin kapısı önünde nur infilakı yeni bir şafak fışkırışını gözleyen bir gençlik... Gökleri çökertecek ve son moda kurbağa diliyle bütün "dikey"leri "yatay" hale getirecek bir çığlık kopararak "mukaddes
07 Şubat 2012 Salı 17:23
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri