Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İhanet Çemberi

24.10.2012 13:02
Terör sorununu çözmek için seferberlik başlatılırken, müzakereleri “ihanet” gören çevreler hükümete aba altından sopa göstermeye başladı. PKK gibi terörden beslenen bazı çevreler şimdiden aleyhte propagandaya başladı

ASLAN DEĞİRMENCİ / ANKARA

Kürt meselesinin, PKK ve terör sorununa evirilmesinden bu yana devlet, yıllardır denenmeyen bir şekilde sorunun üzerine insani boyut ve müzakere ile gitmeye başladı. Bölgeye giden resmi yetkililerin oradaki vatandaşlarla yakaladığı kardeşlik dili ve sıcak yakınlaşma, terör örgütünü, okullara, öğretmenlere, öğrencilere saldıracak kadar ürküttü.

Gerekirse İmralı ile görüşmelerin yapılacağının ve MİT’e Oslo benzeri süreç yetkisinin verilebileceğinin söylenmesinin ardından, ”müzakere değil güvenlik” diyen çevreler de hareketlenmeye başladı.

OLUMLU HER ADIMA KARŞILAR

Kürtçe’nin seçmeli ders olması ve anadilde savunma hakkının uygulanacak projeler kapsamına alınması da terörden nemalanan çevreler de büyük rahatsızlık meydana getirdi.

Devlet, aklı selim çerçevesinde sorunu çözmek için adeta seferberlik başlatırken, diyalog ortamından rahatsız olan çevreler hükümete aba altından sopa göstermeye başladı. Akan kanın durması için Oslo’da başlatılan müzakere sürecini provoke eden yapılar yine hareketlendi.

DEVLETİ HEDEF YAPTILAR

MİT- Yargı krizi, Uludere katliamı ve ÖYM’lerin kaldırılma sürecinde açıktan AK Parti’yi ve devletin kurumlarını hedef alan yapılar şimdi de Köşk, TBMM ve Hükümetin sorunu çözmek için ortaya koydukları ortak tavrı eleştirmeye başladı.

ERGENEKON İLE AYNI DİL

Şiddet olaylarının sona ermesi için BDP ile yapılan görüşmeler, MİT’e verilen ‘gerekirse diyalog ortamını sürdürün’ emrini dillerine dolayan çevreler, ulusalcılarla aynı materyalleri kullanarak Büyükşehir yasasındaki değişikliği de ‘bölücülük’ olarak gündemlerine aldılar.

 

Dicle Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Vahap Coşkun:

“Bu meselenin silahla çözülemeyeceği ortaya çıktı. 30 yıldır denenmeyen metot kalmadı ve her defasında süreç tıkandı. Artık Kürt toplumu PKK’nın silah ile bir yere varamayacağını, Türk toplumu da sadece güvenlikçi politikalar ile çözümün elde edilemeyeceğini biliyor. PKK'nın Devrimci Halk Savaşı stratejisi de halk tarafından kabul görmüyor. Bu mesele artık siyaset yani müzakere ile çözülür. Elbette sabote edilebilinir, sivil irade ‘hain’ olarak gösterilip gerçekler toplumlara farklı yansıtılabilinir. Bugün de öyle bir süreci yaşıyoruz. Atılan önemli adımlar topluma olduğu gibi yansıtılmıyor. Hatta ilerleyen günlerde şiddet eylemleri de olabilir. Ancak artık siyaset geri adım atmamalıdır. Demokratik adımlara tüm toplumlar destek verecektir. Halk artık çözüm istiyor ve siyasetin iradesine sahip çıkmasını umuyor. Şiddetin devam etmesinden kimse nemalanmamalı. Umarız kısa sürede onların çıkarları da ellerinden alınır. Çözüm gerçekleştiği takdirde şiddetin devam etmesinden kimin çıkar sağladığı da toplum tarafından net bir şekilde görülecektir.”MILATGAZETESI.COM

 
Bu haber toplam 2100 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri