Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

YAZARIMIZ İNCİ KAYAR İLE ESERLERİ HAKKINDA RÖPORTAJIMIZ

05.05.2016 21:06
YAZARIMIZ İNCİ KAYAR İLE ESERLERİ HAKKINDA RÖPORTAJIMIZ

 

http://www.artifarmayayinlari.com/?SyfNmb=1

NEYLA YI TEMİN EDEBİLİRSİNİZ....

 

PELWAŞEN İÇİN KARAHAN KİTABEVLERİ VE TÜM KİTAPÇILARDA 

 

HER İKİ ESERİMDE GOOGLE DAN ESER ADI VE ŞAHSIMIN İSMİ TARANDIGINDA PEKÇOK SİPARİŞ LİNK SEÇENEĞİ İLE SİZE ULAŞMAYI BEKLİYOR

Röportaj Soruları

 

1-Yeni kitabınız hayırlı olsun. Kitabınıza geçmeden önce, sizi biraz tanıyabilir miyiz? İnci Kayar kimdir, bize kendinizi kısaca anlatabilir misiniz? 

Yeni kitabım Neyla henüz raflarda yerini almadan hayli merak uyandıran ikinci kitabımdır ve ilk eserim Pelwaşen gibi çok ses getireceğine dair sinyalleri almaktayım. Teşekkür ederim.

Çok güzel, nezih ve sevgi dolu bir aileye mensup olmanın şanslısı olarak dünyaya gelmişim. Sevgiyi ve mutluluğu hamdolsun doya doya yaşadığım bir çocukluk ve yetişkinlik yaşatan aileme sonsuz müteşekkirim ve her zaman duacıyım canım aileme. Yeniden dünyaya gelsem yine canım ailem, anne ve baba ve kardeşlerim hiç değişmeksizin aynı bireylerle gelmek isterim. İlk, orta ve lise eğitimimi ülkemizin farklı şehirlerinde ve KKTC'de tamamladım. Çalışma hayatım ve eğitim hayatım boyunca araştırma ve incelemelerimden oluşan ilk kitabım Pelwaşen ve Neyla topluma ışık tutmak adına kaleme alınmıştır. Üniversite eğitimimi yurt dışında hukuk alanında yaptım. Yaklaşık 4 senedir http://habername.com/ sitesinde haber editörlüğü ve köşe yazarlığı yapıp plaket sahibiyim. Yaklaşık 3 aydır da http://www.guncelakdeniz.com/  da köşe yazarlığı ve haber editörlüğü yapmaktayım

2-Yazar olmaya nasıl karar verdiniz?

Her iki eserim ve çıkacak olan tüm eserlerim uzun zaman süren araştırma ürünleri olup tamamı yaşamın odağında yaşananları kapsamaktadır. Bireylerin seslerini duyurmayı amaç edinerek ve kah ibret kah örnek olması adına kaleme aldım çok şükür.

3-Kitaplarınızda toplumsal sorunlara büyük bir yer veriyorsunuz. Sizi bu konular üzerinde yazmaya iten sebepler nelerdir?

Bildiğimiz gibi her yaşam bir imtihan, bir umuda yakarış olup örnek ya da ibrettir. Yaşam aynı zamanda üç katmanın eseridir. Bu katmanlar ki en dip, orta ve en üsttür. En dipteki yaşamlara ulaşabilmek onlarla uçuruma yuvarlanmak olmayıp tutabileceğimiz gücümüzle onların ellerinden tutmaktır. Zira bu tarz yaşamın içindekiler çoğu zaman imtihandan geçen aynı zamanda da daha iyi durumu olanlara birer ibrettir. Amaç; asla ne olduğumuzu ve ne olacağımızı unutmamamız gerektiğini her daim imtihanın bizimle beraber olduğunu unutturmamaktır. İşte tam da bu sırada gönül gözü devreye girecektir. Toplumsal yaşama topluma gerçekten bakabilmek gönül gözlerin ne kadar açık olmasına bağlıdır. Yaşamın içindeki tüm canlılar birbirleri için her daim rekabet halindedir. İşte bu sırada gönül gözü kapanacaktır ve devreye nefis girecektir. Nefsin devreye girmesiyle karşıdakinin zaafları ve acizliği kullanılmaya müsait olarak görülecektir. Ben olmak devreye girecektir işte en tehlikeli olan dönem bu dönemdir. Empati yapamamak sorunları sadece onun sorunu olarak değerlendirmek her zaman için toplumun kaybı olacaktır toplumun kaybı demek ülkenin kaybı demektir. Toplumun kaybı demek yaşam haklarının kaybı olacaktır ki o zaman da ötekileştirmeler başlayacaktır ya da körü körüne bağlanılan tehlikeli olguların içerisine düşülecektir. Toplumsal olayları çözme görevi sadece aydınlara, psikologlara ya da tarihçilerin ya da din adamlarının öğretilerine bağlı kaldığı zaman ya da bir aşiret reisinin düşüncelerine bağlı kaldığı zaman toplum asla aydınlanamayacak en küçük sorunda dahi kendisini kurtarma becerisi olmadığı için de daha bir dibe vurmaya devam edecektir. Toplumun aydınlatılması ya da sağlıklı yaşam sürmesi demek sorunlarla baş edebilmesi bireylerin empatisine ulaşmaktır ve onlar gibi düşünme becerisini edinmekten geçmektedir. Çok bilimsel ifadeler ya da çok karışık ifadeler toplumu her daim başkalarına muhtaç edecektir ben her iki eserimde hatta üçüncü eserimde de dikkat buyurursanız halk dilini kullandım sorunları gözler önüne sererken her kesimin anlayacağı ve mantık içinde yorumlayacağı üslubu kullandım. Amacım toplumu kimseye bağlı kalmadan sorunlarını halletme yöntemlerini dilim döndüğünce anlattım. Berrak bir yaşamı yaşamak için ayrıntıların her daim önemli olduğunu anlatmaya çalıştım olumsuzluklar karşısında daha bir yaşam savaşına yönelmenin doğru olacağını belirttim.

 

4-İlk Kitabınız PELWEŞAN-Dağılan Yapraklar  Neyi  Kapsamaktadır?

Bu kitabı okuduğunuzda özgüveninizin nasıl azaldığını, toplumsal kabullenmelerin, geleneklerin, çocuk yetiştirme biçimlerinin bunda nasıl etkili olduğunu göreceksiniz. Ve bireyin özgüveni azaldıkça özgürlüğünün içsel boyutta nasıl azaldığını, özel ilişkilerde, sosyal ilişkilerinde nasıl aksaklıklar yaşadığını göreceksiniz. Toplumun başlıca sorunlarından olan çocuk gelinler, aşiret arası kan davasını sözde önleme amaçlı evlilikler, çocukların kan davası uğruna ailelerinden koparılarak kaçırılması ve yurdundan çok uzaklara para karşılığı götürülmeleri ülkemizdeki  sosyal sorunlara  etkisi çok yönlüdür. Ayrıca otizimli bir çocukla yaşamın geldiği nokta hangi aşamadadır. Eğitimden uzaklık, mantıksal ve faydacılıktan uzak birtakım geleneksel alışkanlıkların varlığı insanımızın içsel boyutta tıkanıklar yaşamasına yol açmaktadır. İnsanlarda gelenekselliğe bağlı aşiret kavramı ve içinde yaşananlardan dolayı düşünme alışkanlığının oluşmaması, sadece bir zümrenin verdiği kararların özellikle çocuklar üzerinde uygulanması sonucu ailelerin parçalanması ve, kana kan zihniyetinin çarpıklığının ve yaşamsal eksikliklerin, aşiret ileri gelenlerinin düşündüklerini ve karar verdiklerini yaşamalarının toplumsal dejenerasyona doğru gidişin emarelerinin gözardı edilerek herşeyin doğal olduğunun kabullenilmesi, onca kıyılan canların verilen bedeller olarak değerlendirilmesi, sönen hayatların  o hak etti bilincinin yerleşmiş olması nedeniyle aslında görünürde aile kavramı olsa da nesillerin yok olduğunun gözler önüne serilmesidir kitabımdaki amaç. Tüm bunlar içinde hayatın tekerleğinin yine çocuklar üzerinde dönmesi acı gerçeğin ta kendisidir…

 

5-Neden  Böyle  Bir  Kitaba  İhtiyaç  Duydunuz ?

Toplumsal kabullenme  sorununun ve töre cinayetlerinin ülkemizdeki  sosyal sorunlara  etkisi çok yönlüdür. Okuma  alışkanlığımızın az olması, medyanın kültürel düzeye etkisi, mantıksal ve faydacılıktan uzak birtakım geleneksel alışkanlıkların varlığı insanımızın içsel boyutta tıkanıklıklar yaşamasına yol açmaktadır. Günümüzde farklı şekillerde özgürlüklerimiz kısıtlanmaktadır. Kitabımdaki en bariz örnek kan davaları ve töre cinayetleridir. Geleceğin bireyi olarak çocuklar üzerinde kurgulanan durumların töre kararıdır denerek kabul ettirilmesi tam anlamıyla toplumsal kısıtlamaya yönelik kanayan yaradır. Toplumda insanlara töre cinayetleri; özgüvensizlik, tembellik, edilgenlik; başta aile, sosyal çevre, sonra medyaya kadar uzanan geniş yelpazede, farklı kademelerde, farklı şekillerde, bilinçli veya bilinçsizce empoze edilmektedir. Adeta sisler içinde kalmış olan zihinler, kendi potansiyellerinin farkında olmadan hayata atılmakta, yaratıcılıkları engellenmektedir. Hür doğmuş beyinler, zamanla çarpık toplumsal inanışlarla beslenince ortaya kendi özüne aykırı yaşayan ve özünden aykırı düşünüp yaşadığı için sürekli sorunların içinde bocalayan nesiller türedi.

 

6-Töre Saikiyle İşlenen Cinayetler Ve  Özgürlük  Arasında  Nasıl Bir  İlişki Vardır ?

Öncelikle  şunu bilmek lazım  özgürlük  dışsal engellerin  yokluğundan  ziyade  zihinsel  engellerin  aşılmasına bağlı  olarak   ortaya   çıkan  olgudur ... Özgür  olmak demek  insanın  hırslarının farkına varıp  onların etkisinden  kurtulması demektir,   işte  o zaman  kişisel  özgünlük  yaratıcılık  girişimcilik  ortaya  çıkar… Töre cinayetleri ve özgürlüğe gelince ki ayak ve ellere bağlanan zincirlerle özgürlüğün, yaşamların katledildiği bir sarmal olduğu ve içinden çıkılmaz bir hal alana kadar bireyi ve toplumu esir aldığı görülmektedir. Bu durumda da özgürlük törece verilen emirlerin uygulanması ile sağlanmaktadır. Töresel karar sonucu infaz edilen birey ile kan yerde kalmamıştır. İnfaz eden için de çarpık bir namus anlayışını yerine getirmiş olacaktır yani zafer onunla sağlanmıştır o artık çok güçlüdür …

 

7-PELWEŞAN-Dağılan Yapraklar  Kitabının  Bölümlerinden  Örnek  Verir misiniz?

Ziver ve Zelal düğünü ve Avaşin’in katli,  Onbeş Sene Önce Seyithan Olayı, Herşey Daha Güzel Olacak, Ailenin Otizimle İmtihanı, Okul Zili Çalıyor, Beşir Ağa‟Nın Zamansız Vedası, Konağın Yeni Heyecanı, Şehit Şirvan, Okulda Yarı Yıl Tatil Heyecanı, Baran Ailesinden Koparıldı, İki Çocuk Bilinmeze Doğru Gidilen Yolda, Artus (Baran) Ve Auhert (Behrem)‟İn Yeni Yaşamları, Yuvaya Dönüş

 

8-Kitaptaki  Üslup  Ve  Konu  Dağılımı  Nasıldır?

Kitap da  güncel yaşam ve buna bağlı sorunlar bilimsel dil kullanılmadan toplumun her kesimine ulaşması amaç edinerek yazılmış ve halkın yaşadığı sorunun uzaktan bakılırken ki izlenimi bir yana bırakılarak okuyucuyu bu olayların içine çekme amacı güdülmüştür. Siz olsaydınız ne yapardınız sorusu aslında gizli olarak okuyucuya sorulmuştur… Okuyucu  okuduğu her  bölümde  kendi hayatından izleri  rahatlıkla  bulacaktır.. Konu  kapsamı   olarak  tamamıyla gerçek hayatın farklı  yönleri dikkate alınarak  okuyucuya  sunulmuştur…

 

9-Sizce   Okur  Pelwaşen’i Neden  Okumalı?

Okuyucu  öncelikle; toplumsal tabu olan cinselliğe bağlı korkular nedeniyle adına evlilik dahi denmeyen toplumsal sorunla çocukların evliliğe adım atması kapsamında verilen kararların sadece töre cinayetlerini ve kan davalarını canlı tutmaya faydalı olmaktan başka bir şeye yaramadığını görecektir. Kendi kendine kara veremeyen bireylerin çocuklarını dahi kontrol edememelerini ve yaşamların ellerinden kayıp gittiğini görecektir. Her anlamda  geleneklere bağlılığın çoğu zaman iyi sonuçlar vermeyeceğini aksine kana kan zihniyetinin  yaşar halini devam ettirmeye etken olduğunu görecektir. Hiçbir zaman son bulmayacak bu kavgada küçük bedenlerinden ve yaşamlarından faydalanıldığını görecektir. 

Kitapta okuyucu empati yaparak ve kahramanlarıyla özdeşleşerek ne yapabilirim sorusunu yöneltecektir kendisine. İşte  bu  yüzden  kitap  okuyucuya  sunulmuştur…

1-İkinci romanınız Neyla’yı sormak istiyoruz. Bize Neyla’yı kısaca anlatabilir misiniz? Neyla kimdir?

 

Neyla içimizden biri sadece küçük bir kız çocuğu. Küçük kız çocuğu olarak ve sorunlu bir ailede yetişmesine rağmen idealleri olan bir kız. Toplumumuzda ne yazık ki en sıkıntılı anlarda maddi sorunlarla karşılaşıldığında evlenme adı verilen oyunun içine düşmekten son anda kurtulan kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan bir kız çocuğu. Hayatın acımasızlığında hırsları olan lakin hırslarını yine acımasızlıkların çözümü yolunda güzel bir gelecek kurmak için çaba gösteren bir kız çocuğu.  Yaşından olgun düşünerek çocuk yaşta büyüyen çocukluğunu yaşayamamış bir kız çocuğu. Gri olan yaşamını daha berrak daha parlak yapmaya uğraşan bir kız çocuğu. Eğitimsiz ve her türlü kötülüğün içinde olan ailesinin o durumundan etkilenmeden güzel bir yaşam için kendi yolunda yürüyen bir kız çocuğu. Neredeyse annesinden daha olgun düşünen ve olacaklarını öngörüsü yüksek olan öyle olgun bir kız çocuğu. Belki de çoğu düzenli ailenin çocuklarından daha fazla geleceğini güzel bir yere getirmeyi başaran bir kız çocuğu. Araştıran öğrenen ve diyaloglarını hata yapmamak adına yapan bir kız çocuğu.

 

2-NEYLA Kitabının  Bölümlerinden  Örnek  Verir misiniz?

Neyla kimdir nasıl yaşar? Aile bireyleri ve yaşam biçimleri? Aile de baba anne ve ağabey faktörlerinin Neyla’nın geleceğini belirlemedeki etkileri ? Neyla’nın hırsları ve ayrıntılara dikkati sayesinde olayları ve insanları algılayabilme kaabiliyeti? Neyla’nın yaşamındaki kararlılığı ve dönüm noktalarında doğru bireylerle diyalogda olması ve doğru bir yaşama yürümesi. Annesine hayranlığı lakin küçücük yaşında bile annesini daha iyi bir yaşamda yaşatma arzusu annesiyle kendisinin içinde olduğu bir yaşamı oluşturma çabası. Her kritik ortamda değerlendirmelerini doğru yaparak kontrolü her daim elinde tutan. Sonunda amacına ulaşması ve ilk zaferi …

3-Kitaptaki  Üslup  Ve  Konu  Dağılımı  Nasıldır?

Konu her kesimi tehdit eden madde bağımlılığı üzerinde yaşanmış olaydan alınmıştır. Madde bağımlılığı, organ mafyası, yaşlılar yurdu ve çocuk yurtlarında zamanında yaşananlar ve zaman zaman da gençliği aileleri hala tehdit eden diğer olumsuz yaşam şartlarının bir aile üzerinde yıkıcı etkisi ve uluslararası boyuta yayılan bu kördüğümün hukuki dayanaklarının daha bir halkın anlayacağı dile indirgenerek topluma faydalı olması açısından her kesimin okuması amaçlanmıştır. Eğitim kurumlarına, öğretmenlere ve devlet yetkilileri ile aile ve gençlere yol gösterici olmaktır kitabın gayesi…

 

4-Neyla’nın annesine olan hayranlığı çok büyük. Bunun sebebi ne? Annenizle ilişkileriniz nasıldır?  

Neyla ailesinde sadece annesiyle iletişimde ve tek amacı annesiyle kendini bu bataktan kurtarıp beraber yaşamak. Babası ve ağabeyinin onlara sundukları yaşamdan hoşnut olmayıp başkalarına muhtaç olmadan hatta bazı olaylara göz yumdukları bu yaşamdan çok uzaklarda temiz yaşam kurmak ve bu yaşamı insanlığa yaşatanlara gereken cezaları verebilmek için güçlü olmak gayesiyle kadınları, kızları, gençleri kurtarmak amacındadır. Annesine hayranlığı yanında çok iyi bir aileden gelen annesine aslında için için de kızmaktadır. Kendine böyle bir yaşamı layık gördüğü için.

Röportajımın ilk cümlelerinde de beyan ettiğim gibi gerçekten ailem annem babam ve kardeşlerim benim en saf en temiz en güzel insanlar. Sevgi saygı mutluluk içinde güzel bir yaşam yaşadık çok şükür. Bu arada her evde olduğu gibi sorunlar tabi ki olurdu ama çok şukur elbirliği ile allahın da yardımı ile çözüm buluruz. Annem 17 yaşında iken ben doğmuşum babam dört dörtlük ve tam bir beyefendi, eşine evine ve ailesine bağlı annemde tam bir hanımefendi olarak üç evlatlarına da güzel bir aile ve yaşam bahşettiler.  Annem benim ablam gibidir daha çok arkadaşımdır sırdaşımdır babam babadan daha çok bir ağabey sırdaş sevgi doludur her ikisi de. Biz çocuklarına hep kul hakkını, topluma faydalı olmamız saygı ve sevgi dolu olmamız yönünde yetiştirmişlerdir. Kardeşlerim her ikisi de bu anne ve babanın yetiştirdiği örnek bireylerdir.

 

5-Annesine bu kadar bağlı bir kız çocuğunun annesine yük olmak istememesi çok manidar. Bize biraz anne sevgisinden bahseder misiniz?

Neyla annesine çok bağlı evet lakin yük olmak meselesi apayrı bir konu. Bağlılık sevgide yaşam boyunca bağlılık demek değildir. Aksine birey olarak sorumluluk sahibi olduğu için hayatı paylaşmak istiyor annesiyle ve kendi ayakları üzerinde durduğu zaman annesini de güzel bir yaşam içine alacaktır.

 

6-Neyla, yaşına göre oldukça olgun bir çocuk. Bu olgunluğun sebebi nedir sizce?

Olgunluk çoğu zaman yaşananların neticesinde gerçekleşir. Yaşa bağlı olmayan bu olgu Neyla’nın yaşadıklarıyla bağlı olarak Neyla’nın yaşamına yön vermektedir.

 

7-Neyla bu olgunluğu, aynı zamanda abisine karşı da gösteriyor. Aile bağlarının hızla zayıfladığı günümüzde Neyla’yı bir tür rol modeli olarak mı oluşturdunuz zihninizde?

Neyla’nın kişi olarak hayat düşüncesi yaşam şartlarının daha iyi olmasıyla orantılıdır. Yaşam şartları daha iyi olsaydı babası onlara daha iyi bir gelecek bahşedecek ve abisi de bu durumda olmayacaktı. Çoğu yaşamlar seçilen yaşamlar değildir.

Neyla yaşanmış bir olayın ismi değiştirilen kahramanı kendi zihnimin ürünü değildir.

 

8- Uyuşturucu kullanımı her geçen gün artıyor. Özellikle de gençler hedefte. Neyla’nın uluslararası bir uyuşturucu örgütü karşısında sergilediği cesur davranışların kaynağı nedir?

Neyla hangi sorunda kimlerle görüşerek çözebileceğini bilen birey olarak doğru yerlere ve kişilere odaklanarak hedefine ulaştı. İnsanları seven yaşamı seven Neyla insanlık için toplum için bu özelliklerini yerinde ve zamanında kullanarak doğru kişilerle işbirliği sayesinde büyük oyunu ve çeteyi çökertti.

 

9- Kitabınızda renkler ve insanlar arasında ilişki kuruyorsunuz. Neyla’nın rengi ne?

Neyla’nın rengi mavi…Neyla panik olmayan kişiliği sayesinde mantıklı hareket etti ve amacına ulaştı. Neyla en zor anlarda zamanlarda bile güçlü olan sezgileri ve düzenli ve mantıklı olması nedeniyle zorlukları aştı. Neyla hangi sorunda kimlerle görüşerek çözebileceğini bilen birey olarak doğru yerlere ve kişilere odaklanarak hedefine ulaştı. Çok konuşmayan ve çevresini inceleyen biri olarak içe dönük değerlendirilse de o aslında hep doğru yoldaydı.

 

10- Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Öncelikle bu eserimde eğitmenlere sesleniyorum. Gençler çocuklar ailelerinden daha çok sizinle beraberler gerekli özenin gösterilmesi ile pekçok genç batağa düşmekten kurtarılabilir.  

Toplumun her kademesine sesleniyorum yaşamınız nasıl olursa olsun çocuklarınıza zaman ayırın her türlü yanlış yola yönelme ailelerin ihmalleri ve yanlış hırslandırmaları ile ortaya çıkmaktadır. Çıkmaz içine düşen çocuk farklı alanlara ve batağa düşmektedir.  Her çocuk Neyla gibi güzel bir sona ulaşmayabilir. 

 

Kaynak:
Bu haber toplam 1748 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri