Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İran-PKK-Suriye hattında ŞOK İDDİA!?

19.05.2012 16:30
Dünya karşı Suriye'yi ve İran'ı savunan, onlara destek veren Türkiye, İran-PKK-Suriye üçgeninde terörle terbiye edilmek mi isteniyor...

Güneydoğu'da askerin özellikle de Polis Özel Harekat ve Jandarma Özel Harekatın başarılı nokta operasyonları ile eylem yapamaz hale gelen terör örgütü, istihbarat raporlarına göre Esed yönetiminin desteğiyle yeniden Suriye sınırına kurdukları kamplardan Türkiye'ye sızarak eylem yapmaya başladılar.

Hatay'da 3 askerin şehit olması sonrası gözler yeniden Suriye'ye Suriye'deki PKK kamplarına çevirildi. Yener Dönmez bugünkü yazısında Suriye'nin PKK kartına yeniden sarıldığını ifade ettiği yazısında çok önemli bir iddiayı da gündeme getirdi:

İran'daki PKK/PJAK unsuları hızlı bir şekilde Suriye sınırına kaydırılıyor...

İşte Dönmez'in İRAN-PKK-SURİYE üçgeninde yaşananları analiz ettiği yazısı;

Kandil'de ve Irak'ın Kuzey sınırında yığınakları yok edilen, mağaralarına kadar girilen, sürekli baskı altına alınan PKK'nın, Suriye'de örgütlenmeye başladığını; Hatay'ın ormanlık dağ arazisini kullanarak saldırıya geçeceğini aylar öncesinden yazmıştık.

Konunun uzmanlarının bu uyarıları yapmalarının yanında, devletin sahip olduğu bilgiler de bunu gösteriyordu.

AK Parti Hükümeti'nin iyi niyet girişimleri Suriye yönetimi tarafından tek tek imha ediliyor.

Sınırların açılması, ticaretin geliştirilmesi, imzalanan onlarca anlaşma ve uluslararası alanda Suriye'ye verilen destek gibi daha pekçok madde sayabiliriz.

Suriye yönetimi halkın taleplerine kulak vermek yerine, bastırmayı seçtiği günden beri Türkiye'nin dostane biçimde yaptığı girişimleri ve uyarıları farklı yorumlamaya başladı.

SURİYE PKK KARTINA YENİDEN SARILIYOR

Daha da ileri giderek, geçmişte kullandıkları PKK kartına sarılmayı ilk seçenek olarak gördüler.

İran'la son derece iyi anlaşan Suriye yönetimi, PKK kartını güçlendirmek için bu ülkeyle işbirliğine gitti.

İRAN'DAKİ PKK/PJAK UNSURLARI SURİYE'YE KAYDIRILIYOR

Artık herkesin açıkça bildiği üzere, İran-PKK-Suriye üçgeninde gelişen yeni ilişkilerde, İran topraklarındaki PKK/PJAK unsurları hızlı ve sistematik biçimde Suriye topraklarına kaydırıldı.

Geçmişte Öcalan'a şimdi ise Bahoz Erdal'a ev sahipliği yapan Suriye, topraklarına konuşlandırdığı PKK unsurlarının güçlenmesine, palazlanmasına, saldırı için hazır hale gelmesine her türlü desteği verdi.

Hatay'da önceki gün verdiğimiz 3 şehit bunun işaret fişeğiydi.

Terör örgütü eylemlerine Hatay'ın ormanlık kırsalını da kullanarak devam edecektir.

ABD'YE KARŞI SURİYE'Yİ TÜRKİYE KORUMUŞTU

Daha birkaç yıl öncesine kadar Irak meselesi yüzünden ABD'yle savaşın eşiğine gelen Suriye, zor zamanlarında Başbakan Erdoğan'dan sadece dostluk gördü.

Türkiye hiçbir menfaat gözetmeden, pek çok risk de alarak Suriye'nin yanında oldu.

İyi niyetin istismar edildiğini üzülerek görüyoruz.

Aynı iyi niyet istismarının diğer bir adresi de İran...

BM'DE TÜRKİYE İRAN'I DÜNYA'YA KARŞI SAVUNMUŞTU

Başbakan Erdoğan, uluslararası alanda dev devletleri karşısına alma pahasına, İran'a da ateşin düşmemesi için kardeşçe hislerle yoğun çaba harcadı.

Türkiye zaman zaman bunun faturasıyla da karşılaştı.

Nükleer konu, ambargolar, tecrit vs...

Saymaya gerek yok.

Lakin İran'ın "Pers" mantığına saplanıp kaldığını görüyoruz.

İyi niyetli çabaları Türkiye'nin uluslararası alanda parlamak için yaptığı şeklinde sığ yorumlara kadar vardırdılar işi.

Suriye'de esir alınan iki gazeteci konusundaki tavır bile İran'ın olaylara ne kadar düşman algısı içinde yaklaştığını gösteriyor.

İran, iki gazetecinin bırakılması için Suriye nezdinde girişimlerde bulunurken; karşılığında muhaliflerin elindeki 4 İranlı'nın bırakılmasını talep etmiş.

Belgesel çekmekte olan suçsuz gazeteciye karşılık kurulan son derece çirkin bir pazarlık masası söz konusu.

Bu örnek bile Erdoğan'ın bugüne kadar yaptığı iyi niyetli çabalarına karşılık İran'ın takındığı çıkarcı mantığı anlamamıza yetiyor.

Sonuç olarak tarih ve maşeri vicdan her şeyi görüyor.

Tarih önünde "kardeşçe" yaklaşanla "Kabilce" yaklaşan ortada...

Kendi topraklarında eşkıya besleyerek, askerlerimizi şehit ettirenlerin durdukları yer de Kabil'in yanı olacaktır.

"Mümin aynı delikten iki kere sokulmaz"...

İran ve Suriye konusunda geldiğimiz nokta budur.

 

Kaynak: aktifhaber

Bu haber toplam 3006 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri