Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İşçi Yakınına Yakışıksız Polis Tavrı

20.05.2014 11:35
Soma'da polisin bir işçi yakınanı “Gidin başımızdan, nereye gömerseniz gömün bu mu sorununuz?” diye çıkıştığı iddia edildi.

Soma Belediye Mezarlığı’nda maden şehitleri için oluşturulan özel alan dolup taşıyor. İlyas Yıldırım’ın mezarı başında Kur’an okurken Ercan Eren, Soma’daki madenlerde neler yaşandığını, kardeşim gibi dediği arkadaşı İlyas Yıldırım’ın mezarı başında anlattı.

Yakın arkadaşını toprağa veren Eren de aynı firmanın işlettiği bir başka maden ocağında çalışıyor.

Zor bir günde, zor şartlar altında konuşan Ercan Eren’in ifadeleri Soma’da neler yaşandığının kısa bir özeti niteliğinde… “Sendikacılar işçinin emeğinden kesip, Belarus’a gezmeye gidiyor”.

Milli gazetenin haberine göre, işçi yakınları şunları anlattı:

-Başınız sağ olsun, Allah rahmet eylesin. Vefat eden İlyas Yıldırım neyiniz oluyordu?

Allah razı olsun, sağ olun. İlyas benim kardeşim, canımdan bir parça gibiydi. Arkadaşımdı ama kardeşim gibiydi. İnsanın çok arkadaşı olur ama dostum dediği çok azdır. İlyas benim için sayılı dostlarımdan biriydi.

-Kaç yaşındaydı, evli miydi?

36 yaşındaydı daha. 2 tane de çocuğu vardı kardeşimin. Nasıl söyleyeyim size? Melek gibi bir adamdı. Kimseye bir zararı dokunmazdı kardeşimin. Kimseyi incitmezdi, dünyanın geçici olduğunu iyi bilirdi. Arkadaşlığımızı böyle kardeşliğe çeviren de bu zaten.

Sendikalar ne işe yarıyor?

-Bu maden ocaklarında neler yaşanıyor bize anlatabilir misiniz? Kaza olan ocakta durum nasıldı?

Şimdi kazanın yaşandığı yer büyük bir ocak. 3000’e yakın işçi çalışıyor orada. Bir vardiyada nereden baksan 700-800 kişi oluyor. Kaza gündüz vardiyası çalıştığı sırada oldu. Gündüzün çıkma saatine yakındı. Paşa vardiyasına gelenler de içeri girmiş olabilir. Tam değişme saati yani. İçerideki kömür sürekli yanma halinde oluyor. Ben 2007 yılında bu kazanın olduğu madenden ayrıldım. Ben çalışırken de vardı yangın, hâlâ da yanıyor. 2007 yılından beri söndürülemiyor bu kömürün yanması. Tedbir alındı deniyor ama bu olaylar yaşanıyor. Tedbir alınsa bu kazalar yaşanır mı? Sendikalardaki adamlar işçiden keserek Belarus’a gezmeye gidiyor.

-Denetimlerinin yapıldığı söyleniyor bu ocağın. Hepsi de temiz çıkmış?

Bu kazaların yaşanmasının asıl sebebi denetimlerinin yapılmaması. Denetim yapıldı deniyor doğru. O denetimlerin nasıl yapıldığını anlatayım ben size. Denetlemeciler geliyor, ocağa inmiyor. Ya da şöyle bir geziyor. Onları yapmayın, şunları yapmayın deyip gidiyor. Çoğu zaten yeryüzünde yapıyor denetlemeyi. Nasıl oluyorsa? Madene inmeden denetleme olur mu? Buradaki en büyük ihmal bana göre bu denetlemelerin yukarıda kâğıt üzerinde yapılması. Denetlemeci geleceği zaman önceden haber geliyor. Geçeceği yolları temizle, talaş dök ayağı kirlenmesin. Böyle şey mi olur? Denetlemeci de demiyor ki kardeşim ben bu madene ineceğim, her şeyi yerinde göreceğim. Adamlar geliyor yukarıda o tamam mı bu eksik mi soruyor, yazıp gidiyor. Sonra bu kazalar meydana geliyor.

50 TL İçin Öldüler

-Devlet yardım edeceğini söyledi, basın da konuya çok duyarlı…

Zonguldak’ta 263 kişi öldü, ne oldu sonra? 3 gün sürdü. 3 gün sonra herkes unutur. 3 gün sonra acı biter. Neden oldu buradaki kaza. Araştırıldı mı hiç? Her şey unutulur. Devletin yaptığı su dağıtmak, yemek dağıtmak. Bunlar başka şey bilmezler. Bizim ciğerimiz yanıyor, ciğerimiz. Bunların tedbirini almadıktan sonra dağıttığın ekmek neye yarar? Denetlemeyi savsakladıktan sonra, benim kardeşim ölmüş senin suyun bu yangını söndürür mü? Devletin işi tedbir almak değil mi? Kaza olmuş benim kardeşim ölmüş sen bana daha ne yapabilirsin ki? Acımı nasıl dindireceksin?

POLİS BİZE AZARLADI: "NEREYE GÖMERSENİZ GÖMÜN"

-İlyas’ı da anlatır mısın biraz?

İlyas benim canım kardeşimdi. Balıkesir’in İvrindi ilçesine bağlı Çukurlar köyündendi. 300 lira kira ödüyordu. Şimdi karısı bu çocuklarla ne yapsın? Anne-babası ne kadar yardım edecek ki? Herkes kendi geçimini zor sağlıyor. İlyas’ın babası cenazesini İvrindi’ye getirin dedi. Ama hanımı buradaki mezarlıkta dursun ağabey ben sana güveniyorum dedi. Soma Hükümet Konağı’na gittim. Savcılıktan cenaze işlemlerini yaptırmak için. Oradan bizi emniyete yönlendirdiler. Oradaki polislere derdimi anlatmaya çalışırken bizi tartakladılar. Tehdit eder gibi aşağıladılar. Bizim canımız zaten yanmış, üstüne bir de polis bize böyle kötü davrandı. “Gidin başımızdan, nereye gömerseniz gömün bu mu sorununuz?” dediler. Ben kardeşimi kaybetmişim başka ne sorunum olacak daha. Karşımızda bir muhatap bulamıyoruz. Devleti yanımızda bulamıyoruz.

Bu haber toplam 1034 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri