Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

YAZARIMIZ Av. Mehmet YALÇINKAYA'dan Rezillere SUÇ DUYURUSU

29.06.2015 18:46
YAZARIMIZ Av. Mehmet YALÇINKAYA'dan Rezillere SUÇ DUYURUSU

 

-Neden suç duyurusunda bulundunuz?

Öncelikle bir hususu belirtmek gerekiyor. Kimsenin dini inancı, dili, cinsel tercihi ilgi alanıma girmiyor. Demokratik her türlü tepkinin, vatandaşın hakkı olduğuna da inanıyorum. Fakat bu hak kullanılırken, bir başkasının hakkı gasp edilmemeli. Anarşi ve teröre yol açılmamalı. Her şeyden önemlisi de insanların kutsal saydığı, canından aziz bildiği dini değerlerle alay edilmemelidir. %99’u Müslüman olan bir ülkede, Ramazan Ayı’nda, İslam’ın yasakladığı, hatta Kur’an’ın ifadesi ile Lût kavminin helakine sebep olan bir olayın, yürüyüş adı altında gündeme taşınmasını da doğru bulmuyorum. Hadi bunu yapmaya karar verdiniz. O zaman toplumun temel dinamiği ve değeri olan İslam’a da dil uzatmayacaksınız.

Suç duyurusuna konu olan pankart, “Şaban’la Recep’in aşkına Ramazan engel olamaz” şeklindedir. Bu pankartta anlatılmak istenen düşünce, gayesini ve haddini aşmış, İslam’ın mübarek saydığı üç aylar ve içinde “Kadir Gecesi” olmayan bin aydan daha hayırlı olduğu bildirilen Kur’an ve Oruç ayı Ramazan hakkında böylesine aşağılayıcı ve tahkir edicidir. Pankarta sessiz kalamazdım.

-Suç duyurusunun konusu nedir?

Ekte sunduğum dilekçeden de anlaşılacağı üzere, TCK madde 216’ya göre, “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” olarak değerlendirdim ve bu şekilde dilekçemi yazdım.

-Kısaca dilekçenin içeriğinden bahseder misiniz?

Bilindiği üzere Türkiye nüfusunun %99’u İslam Dini’ne mensup Müslüman vatandaşlarımızdan oluşmaktadır. Böyle bir toplumda İslam Dini’nin kutsal değerlerini aşağılamak, kutsal aylarıyla dalga geçmek ve İslam’ın yasaklamış olduğu eşcinsellikle bütünleştirmek kutsal değerlere hakaret suçunu oluşturur. Ayrıca, toplumda İslam Dini’ne mensup olmayanlara veya dini hassasiyeti bulunmayanlara yönelik nefret oluşturacak bir söylemdir. Özellikle bu yürüyüşe katılan LGBT’lilere karşı kin ve nefret oluşturacak bir eylem olur.

Kaldı ki toplumumuzun çoğunluğu İslam Dini’nin mensuplarından oluşmasa bile herhangi bir dinin kutsal saydığı değerleri bu şekilde yasakladığı fiillerle bütünleştirmek ve aşağılamak inanç özgürlüğüne ve inançlara saygıya aykırıdır. O dine inananlara yönelik bir aşağılama, bir hakaret oluşturur. Bu durum ise kamu barışını bozmaya elverişli bir durumdur.

Ben de İslâm Dini’ne inanan, dinimin kutsal saydığı değerleri kutsal bilen bir Müslüman olarak şüpheli şahısların gerçekleştirmiş olduğu fiilden müteessir oldum. İslâm Dini’nin kutsal saydığı ve mübarek olduğuna inandığım üç aylarla alay edilmesi hele hele Kur’an Ayı olarak inandığım bu mübarek günlerde gerçekleştirilmesinden hem elem ve keder duymuş hem de o şen’i fiili gerçekleştiren şahıslara karşı hiddet ve asabiyet duygularına kapılmış durumdayım. Bu sebeplerle suç işlediğini düşündüğüm şahıs/lar hakkında kamu davası açılması için talepte bulundum.

-Bu başvurunuzdan bir şey çıkacağına inanıyor musunuz?

Bu başvuruyu avukat kimliğimle değil, vatandaş kimliğimle yaptım. Bu sorunuza müsaadenizle avukat kimliğim ile cevap vermek istiyorum: TCK’da suçlar ve bu suçlar karşısında verilecek cezalar bellidir. Halkı “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” önemli bir suçtur. TCK m. 216/1; bir yıldan üç yıla kadar, TCK m. 216/3; altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Dilekçemizi teslim ettiğimiz Sayın Savcımızın da olayı takip ettiğini müşahede ettim.

-Son olarak eklemek istedikleriniz?

Ekli dilekçede isteyen vatandaşlarımız, boşlukları kendilerine uygun bir şekilde doldurup, suç duyurusunda bulunabilirler. Bir kere daha hatırlatmak isterim ki; demokratik özgürlük veya haklar sınırsız değildir. Demokratik hakkımı kullanıyorum diyen kimselerin, başkalarının haklarına saygılı olmaları, anarşi ve terör ortamı oluşturmamaları ve toplumun kutsal saydığı değerlere saygılı olmaları gerekir. 

 

Kaynak:
Bu haber toplam 2172 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri