Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İsrail, Osmanlı gayrimenkullerini satıyor

12.05.2011 22:42
İsrail, bölgede projelerini desteklemeyen ve ilişkilerinin gayet gergin olduğu Türkiye’den intikam almak için Osmanlı’dan kalma binaları açık artırmayla satışa sunuyor.

İsrail, kendisine karşı politikasından memnun olmadığı Türkiye’yi daha da hoşnutsuz kılmak için şimdi de Osmanlı İmparatorluğu’ndan kalma tarihi eser niteliğindeki binalara göz dikti. İsrail bazılarını resmi devlet binası olarak kullandığı bu gayrimenkullerden bazılarının üzerine ise kilit vurmuş ve hiç önem göstermemişti. Ancak iki ülke arasında artan gerginlik, büyük kısmı sahil kentlerinde yer alan bu tarihi binaların İsrail’in turizm ve eğlence projelerinin kapsamına girmesine yol açtı. İsrail açık artırmayla bu yapıları Yahudi ve yabancı yatırımcı şirketlerin beğenisine sunuyor. Öncelik ise devlet bütçesine kar getirmesi hedefiyle Yahudi şirketlerde olacak. Diğer taraftan Türk dernekleri de İsrail’in bu sinsi planına karşı koymak için Filistin topraklarındaki Osmanlı eserlerinin restorasyonu için her türlü finansmanı sunacaklarını ortaya koydu. Türk derneklerinin önceliği ise işgal altındaki Kudüs topraklarındaki Osmanlı binaları olacak.

İsrailli yetkililer sahil kentlerindeki ve karışık kentlerdeki Osmanlı gayrimenkullerini satma yolunda adım attı. İsrail’in bu adımı, Filistinli mültecilerin mülkiyetlerini tasfiye ile İslami, Hıristiyan vakıfları hedef alma amaçlı planı kapsamında geldi. Buna karşılık Türk dernekleri de Filistin’deki Osmanlı’dan kalma binaların bakım ve restorasyonu projelerini desteklemeyi planlıyor.

İsrail, İngiliz mandasından devraldığı bazı Osmanlı gayrimenkullerinin bazılarını hüküm ve yönetimi için merkez kılarken bazılarını ihmal edip hiçbir restore girişiminde bulunmadan kapalı bıraktı.

Tarihi binalar yerine otel ve eğlence merkezleri

Osmanlı camilerini, büyük binalarını, şeriat mahkemelerini, tarihi mekanlarını, mezarlık ve iktidar merkezlerini de turizm, tatil köyleri, otel ve konut projelerini hayata geçirebilmek için açık artırmayla satışa sundu.

Buna karşılık olarak bazı Türk dernekler de Filistin’deki Osmanlı ve İslam kültürünü koruyup gözetmek hedefiyle Osmanlı İmparatorluğu’ndan kalma gayrimenkullerin bakım ve onarımı projelerini finanse etmeye başladı. Örneğin Türk Mirasımız Derneği Yafa’daki Deniz Camii’nin restoresi için 70 bin dolarlık bütçe ayırdı. Restore işlemlerini Aksa Vakıflar ve Tarihi Eserler Müessesesi gerçekleştirecek.

Aksa Vakıflar ve Tarihi Eserler Müessesesi Başkanı Mühendis Zeki Ağbariye şöyle konuştu: ‘Kurumun en önemli faaliyetlerinden biri İslami ve Hıristiyan kutsal yapılarının restore edilmesi ve İsrail’in açık artırmada satma planlarına karşı koymak için restorasyon projeleri başlatılmasıdır.’

Türk derneklerden restorasyon için büyük ilgi

Ağbariye sözlerini şöyle sürdürdü: ‘Çeşitli Türk dernekleri, bize telefon ederek Osmanlı gayrimenkullerinin bakım ve onarım işlemlerini finanse etmeye hazır olduklarını bildirdi. Türk Mirasımız isimli derneğin finanse ve yetkilendirmesiyle restore işlemlerine Deniz Camisi’nden başladık.’

Aksa müessesesi başkanı Türk derneklerinin bu projeleri finanse etmek için görülmemiş bir ihtimam gösterdiğini, önceliğin de işgal altındaki Kudüs topraklarında yer alan tarihi alanlarla kutsal yapılara verildiğini ifade etti.

Ağbariye, Osmanlı’dan kalma gayrimenkullerin büyük kısmının sahil kentlerinde olduğunu, bu nedenle de İsrail Hükümeti’nin Yahudi iş adamlarını ve uluslararası Yahudi derneklerini ön plana çıkararak turizm, eğlence ve konut projelerini uygulayabilmek için pazarlamaya çalıştığı hedefler haline geldiğini kaydetti.

Türk derneklerinin finanse girişimi büyük fayda getirecek

Aksa Vakıflar ve Tarihi Eserler Müessesesi başkanı, İsrail’in son zamanlarda daha önce hiç görülmemiş bir şekilde Arap gayrimenkulleri, İslami ve Hıristiyan vakıfları hedef almaya başladığına, bu noktada dünyanın dört bir yanındaki Yahudi yatırım şirketlerinden yardım aldığına dikkat çekti.

Ağbariye, Türk derneklerin restore projelerinde rol almasının Filistin’deki Arap ve İslami köklerin korunmasına katkıda bulunacağına işaret ederek şöyle dedi: ‘Restore projelerinin desteklenmesi adına Türk derneklerden benzeri görülmemiş derecede ihtimam gördük. Ancak ne yazık ki Arap devletlerinden aynı önemi ve özeni göremedik. Filistin’deki mukaddesatın restorasyonu için bütçe
ayırmak dini ve milli bir görevdir.’

Türkiye’nin Filistin Halkını ve Ortadoğu’daki Arap davalarını destekler konumu, İsrail hükümetini ‘turizmin kalkındırılması’ bahanesi altında Osmanlı’dan kalma gayrimenkulleri Yahudi ve yabancı yatırım şirketlerine satmaya itti.

İki ülke arasındaki ilişkilerin sıkıntılı ve soğuk olduğu şu dönemde İsrail -hiçbir uyarıda bulunmadan- Tel Aviv’de Türkiye büyükelçiliğinin başlatmış olduğu kültür merkezleri projelerini dondurdu. Bu projeler çerçevesinde kültür merkezleri Yafa, Hayfa, Aka, Bi’r Es-Seba ve Nasıra’daki Osmanlı’dan kalma binalarda kurulacaktı.

İntikam girişimi

Arkeolojik bir araştırmacı ve turist rehberi olan Sami Ebu Şehade, Türkiye’nin tarihi mekanları ve gayrimenkulleri restore girişiminin, bu mekanların yok olmasını ve Yahudileştirilmesini engellemek, aslını korumak adına çok büyük önem taşıdığına değindi.

Ebu Şehade, mültecilerin mülkiyetlerinin özelleştirilmesinin ve Osmanlı’dan kalma binaların satılmasının, İsrail tarafından kabul edilen serbest ve açık ekonomi politikasının kapsamında yer aldığına işaret etti. Bununla birlikte İsrailli projelerin oluşturulması denetimi ve devlet hazinesine kar girişinin sağlanması için önceliğin Yahudi yatırım şirketlerine verildiğini vurguladı.

Osmanlı ve Filistinli gayrimenkullerin önemli bir aşamadan geçmekte olduğunu ifade eden Ebu Şehade, mülkiyetlerin özelleştirilmesinin ve serbest çarşıda pazarlanmasının Arapların önünde -bu mülkiyetlere yatırım yoluyla- gayrimenkuller üzerindeki çatışmayı çözebilmek adına önemli bir fırsat olduğunu belirtti.

Ebu Şehade Osmanlı’dan kalma gayrimenkullerin hedef alınmasının, bölgede İsrail politikalarına karşı koyan Türkiye’den Ortadoğu’da oynadığı rol ve aldığı konumlardan ötürü intikam alma girişiminden başka bir şey olmadığını söyledi.

Arkeolojik araştırmacı Ankara ve Tel Aviv arasındaki ilişkilerin gerginliği ve Mavi Marmara dosyasının da bu gayrimenkullerin hedef alınması sürecini hızlandırdığına, dahası İsrail’in Osmanlı’dan kalma binalarda kurulacak Türk kültür merkezleri projelerini iptal etmesine yol açtığına işaret etti.

Bu haber toplam 1730 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri