Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İstanbul’da eğitim çağ atlıyor

23.03.2012 00:18
Göreve geldiğinden beri son derece başarılı proje ve çalışmalara imza atan İstanbul Millî Eğitim Müdürü Muammer Yıldız, yeni eğitim sistemini ve projelerini Seyr FM dinleyenleri için anlattı.

Göreve geldiğinden beri son derece başarılı proje ve çalışmalara imza atan İstanbul Millî Eğitim Müdürü Muammer Yıldız, yeni eğitim sistemini ve projelerini Seyr FM dinleyenleri için anlattı.

Arzu Çağlar’ın hazırlayıp sunduğu Yol Arkadaşı programına konuk olan Yıldız, yeni sistem hakkında detaylı bilgiler verdi.

 

EĞİTİM TOPLUMUN GERİSİNDE KALAMAZ  

Yıldız: “Değişen toplumun gerisinde kalmak gibi bir riskimiz var. Rol olarak, model olarak toplumun en kıymet verdiği, en değer verdiği kişi öğretmendir. Hakkıyla eğitim vermek, öğretmenliğin gereğini yapmak, bu rolün gereğini yapmak için, bir çaba, gayret gerekiyor, bunun yolu da, öğretmenin kendi alanıyla ilgili sürekli kendini yenilemesidir” dedi.

 

KENDİMİZİ GÜNCELLEYECEĞİZ  

Bilginin artık çok kolay elde edildiğini önemli olanın bilgiye ulaşmak değil, onu değerlendirip doğruyu bulmak olduğunu ifade eden Yıldız sözlerini şöyle sürdürdü: “Bilgi artık sadece belirli mekânlarda alınmıyor. Bilgiyi artık internetten de alabilirsiniz. Biz kendimizi yetiştirmeyi, güncellemeyi bileceğiz. Bilginin elde edilme biçimleri artık çok gelişti. Bizim bu bilgiyi yapılandırmamız gerekir.”

 

YAPILANDIRMACI EĞİTİM OTORİTEYİ SARSAR MI?

Son yılların eğitim reformu olarak köklü değişiklikle önümüze konulan yapılandırmacı eğitim hakkında Yıldız şunları kaydetti: “Artık yapılandırmacı eğitime geçtik. Çocuğun daha önceden öğrendikleri ile yenisi ile arasında bir bağ kurması gerekir. Geçmişi, geleceği ve anı birleştirmesi, değerlendirmesi ve sorgulaması gerekir. İnsan düşünen bir varlıktır. Eğitim sürecinde öğrenci, soran, sorgulayan daima doğruya ulaşmaya çalışan bir yolda olmalıdır. Bilginin doğruluğunu yanlışlardan ayıklama süreci olarak ifade ediyoruz. Eğitim, temel becerileri ortaya çıkarmadır. Peygamber Efendimizin, “İnsanlar madenler gibidir.” sözü var. Eğitim süreci kişinin bu yönünü, becerisini ortaya çıkarmaktır. Biz olmayanı değil olanı işlemek için varız. Çocuklar bizatihi çocuk oldukları için değerlidir. O yüzden bu varlığı değerli görüyoruz.”

 

DAHA İNSANÎ TAVIR VAR ÇOCUKTA

Yapılandırmacı eğitimi öğrenciler yönünde de değerlendiren Yıldız, aktif öğrenmenin önemine işaret etti: “Eğitim öğretim sürecinde müfredat geliştirirken öğrenci merkezli bir yaklaşım ortaya koyduk. Bir büyüğün de insan oluşu, insanî tavırları çocuk yanını ortaya koyduğu oranda insanî olur.

Öğretmenler birtakım sorgulamalar yaptılar kendi rolleri hakkında. Biz aktif öğrenmeyi, süreç eğitimi ve öğretimi önemlidir. Öğrenmede belli oranda ezberin yeri vardır, ama asıl olan onu kendi yaparak öğrenmesidir.”

 

ODAKTA ÖĞRENCİ VAR    s

Eğitimde ve öğrenmede öğretmenin görevinin ve etkinliğini azalmadığını bilakis daha da arttığını ifade eden İl Millî Eğitim Müdürü Yıldız konuşmasını şöyle sürdürdü: “Odakta öğrenci var ama rol model olarak her zaman asıl olan öğretmendir. Öğretmen birincildir, asla ikincil değildir. Yeni müfredatta öğretmenin rolü daha zordur. Burada sınıf yönetimi gündeme geliyor. Sınıf yönetimi değiştiği zaman, öğretmen “Acaba benim otoritem mi sarsılır” diye düşünür. İyi bir sınıf yönetiminde otorite sorgulaması yapmak yerine, merkezde olan öğretmen merkeze öğrencileri çekmeyi bilecektir. Çocuklarımız çoğu şeyi, teknolojiyi bizden iyi biliyorlar. Çocuklarımızın farklı zekâ yapılarının, yaklaşımlarının olduğunu da biliyoruz. Farklı zekâ türlerine sahip öğrencilerin öğrenmeleri de farklı olacaktır. Kazanım esastır, bu kazanımı sekiz farklı şekilde verebiliriz. Dünyadaki temel yaklaşım esnekliktir. Zorunlu dersleri daha az tutup seçmeli derslerle eğitim yöneticilerine imkân sunuyorsunuz.”  

 

OKULDA YAZAR VAR

İstanbul genelinde yürütülen son derece ilgi gören Yazarlar Okullarda projesi hakkında bilgi veren Yıldız şunları dile getirdi: “Okuma Kültürü Başkanlığı var, Talim Terbiye Kurulunda. Biz de bu kültürün ilimizde fiilen ve kültür olarak yayılmasını istedik. Yazarlar okullarda söyleşilere katılıyor. Gerçek anlamda izleyiciyle, okurla karşı karşıyayız diyorlar. Yusuf Çopur’un Bağcılar’da yaptığı çalışmayı bütün ilimize yaydık. İstanbul’un otuz dokuz ilçesi için, her ilçeye iki yazar düştü. Çok keyifli bir proje olarak yürüyor. Çocuk rol model olarak gördüğü bir yazarı karşısında görüyor, sohbet etme imkânı görüyor. Yazarımız okulu himaye ediyor. Öğretmen bilgisini paylaşırken yazarımız da birikimini paylaşıyor.”

Kaynak:
Bu haber toplam 2422 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri