Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İşte AK Parti’nin Oy Oranı ve Barışa Verilen Destek

18.05.2013 02:21
İşte AK Parti’nin Oy Oranı Ve Çözüm Sürecine Verilen Destek…

AK Parti Genel Merkezinde Kanal 5’in sorularını cevaplandıran AK Parti MKYK üyesi Genel Merkez Teşkilat Başkan Yardımcısı ve Güneydoğu Koordinatörü Nurettin Nebati, çok özel açıklamalarda bulundu.

Gazeteci Yazar Aslan Değirmenci’nin Kanal 5’de hazırlayıp sunduğu ‘Son Gündem’ programı bu hafta Ak Parti Genel Merkezinde gerçekleştirildi. Özel gündem maddelerinin değerlendirildiği programa konuk olan AK Parti MKYK üyesi Genel Merkez Teşkilat Başkan Yardımcısı Nurettin Nebati, seçim stratejilerini, teşkilat çalışmalarını anlattı, çözüm sürecine yönelik çok önemli açıklamalarda bulundu. Reyhanlı saldırısı hakkında değerlendirmelerde bulunan Nebati, IMF, Anayasa ve darbeler konusunda da dikkat çeken açıklamalar yaptı. Nebati, son anket sonuçlarını da programda açıkladı.
-İŞTE AK PARTİ’NİN OY ORANI-
Son anketlere göre ak Parti’nin oy oranının yüzde 52’nin üzerinde olduğunu açıklayan Nebati, çözüm sürecine Güneydoğu’da olan desteğin yüzde 80, Türkiye genelinde ise yüzde 70’lere çıktığını açıkladı. Muhalefete göndermelerde de bulunan Nebati, “Aradan 10 yıl geçti AK Parti oylarını artırırken onların oyları geri gidiyor. İstikrarlı bir geri gidiş sergiliyorlar” diye konuştu.

***

İşte AK Parti Genel Merkez’de gerçekleştirdiğimiz yayında sorularımıza Nurettin Nebati’nin verdiği cevaplar:

-MİSLİ İLE CEVAP VERİLECEK-
-Hepimizin yüreği Hatay-Reyhanlı ile yandı. Acımız gerçekten büyük. Bu hain saldırı hakkında neler söylemek istersiniz?

Hayatlarını kaybedenlere rahmet, yakınlarına sabır diliyorum. Yaralı olanlara da acil şifalar diliyorum. Bu saldırı son zamanlarda karşılaştıklarımızın en büyüğüydü. 50’den fazla vatandaşımız hayatını yitirdi. Bunların bir kısmı da Suriye vatandaşı. Olayın olmasından itibaren bakanlarımız yoğun bir ilgi ile direk olay mahalline gittiler.

Bu saldırı korkunç bir eylem… Her yer toz duman. Etrafta yakınlarını arayan insanlar var bu manzara insanın içini acıtıyor. Bu saldırı hepimiz derinden yaraladı. Ancak Türkiye bu saldırının acısını kaldırabilecek güce sahip. Saldırı gerçekleştikten sonra yoğun bir çalışma yapılarak, 24 saat içerisinde zanlılar ortaya çıkarıldı. Belki asıl failler bunlar değil ama yinede böyle kısa bir sürede veriler elde etmek çok önemli. Mecliste muhalefet partileri enteresan bir şekilde ‘failler niye bu kadar hızlı yakalandı?’ şeklinde çıkışta bulundular. Anlamak gerçekten güç, yakalamazsanız bir türlü, yakalarsanız niye bu kadar çabuk oluyor gibi saçma bir çıkışa imza attılar. Maalesef muhalefet saldırıyı yapan katil Esed hükümetinin destekçisi durumuna düştü.
Bu saldırı ile anladık ki Türkiye Suriye batağına çekilmek isteniyor. Gerek Başbakanımızın olaya yaklaşma tarzı, gerekse vatandaşlarımızın sağduyulu tavırları sürecin daha olgun bir şekilde atlatılmasına olanak sağladı. Güçlü bir devlet ne yapması gerekiyorsa o şekilde yaklaşıldı. Zaman içerisinde bu saldırılara karşı misli ile cevap verilecek.

-KİRLİ OYUN-
-Bu saldırıyı planlayanlar; Çorum, Sivas ve Maraş olaylarının yeniden sahnelenmesi gibi bir amaç edinmiş olabilirler mi?

12 Eylül öncesinde Çorum, Maraş, Sivas, olayları Türkiye’de oynanmış oyunların en temel göstergesi. Türkiye’de olamayan zıtlıklar ile çatışma ortamı oluşturuldu. Bu çatışmaların sonuncunda vatandaşlarımız hayatını kaybetti. Ve kaos ortamı yaratıldı. Şimdi aynı oyun ile karşı karşıyayız. Bu Türkiye’de alışmış olduğumuz manzara. Ancak 90’lı yıllardaki yaklaşım tarzı değişti. Vatandaşlarımız sağduyuyu korumayı biliyor.
CHP’nin buradaki olayı kaşıması, nemalanmak istemesi hepimiz rahatsız edecek boyutlara vardı. Ama 76 milyon vatandaşımız bu tür provokasyonlara meydan vermeden sağduyu ile cevap veriyor. Bundan sonra sağduyu duruşun devam ettirilmesi gerekiyor.
Özellikle barış sürecinden dolayı son dört ay içinde çatışmazlık hâkim. Bu durumdan rahatsız olan yapılar var. Bu rahatsızlıklarını dile getiremeyenler, mezhep çatışması ile toplumu bölmek istiyor. Bu çabaların hepsi boşuna çıkacak.

-TEŞKİLAT ÇALIŞMALARI-
-Genel merkezde en yoğun gündeme sahip birisiniz. Çünkü Teşkilatta kritik bir görevdesiniz… Nasıl gidiyor teşkilatlanma çalışmaları?

AK Partinin olmazlarından en önemli teşkilat çalışmalarıdır. Bu nedenle çalışmalar her daim yoğun geçiyor. Teşkilatlar organizmanın temelini oluşturur. Teşkilatlar sanki yarın seçim olacakmış gibi çalışmalarını sürdürüyor. Türkiye’nin 81 ilinde bulunan teşkilatlarımız, iç hizmet kapsamında yoğun çalışmaya devam ediyor.
-İHTİYAÇ VARSA YENİLİK ŞART-
-Teşkilat yapısında yakın zamanda bir değişiklik söz konusu mu?

AK Parti dinamik yapısıyla yenilemeye açık bir parti. Kurulduğu günden bu yana üç genel seçim, iki yerel seçim geçti. Referandumlar yapıldı, cumhurbaşkanlığı seçimi yapıldı. Bu seçimlerden dolayı yenilenmeler yaşandı. Geçen yıl büyük kongrede en önemli yenilenmeyi yaptık. Az da olsa bazı teşkilatlarda yenilenme ihtiyacı ortaya çıkıyor. Bu durumlarda yenilenmeyi yapıyoruz.
-ELAZIĞ’A KALICI BAŞKAN ARANIYOR-
-Şuanda sanırım gündeminiz Elazığ. İl Başkanlığı için de oldukça başvuru var. Nedir son durum?

Özellikle Anadolu’da bir yenilenme olacağı zaman ciddi şekilde dalgalanma oluyor. Yerelde yapılan bir değişiklik ilçenin tamamını etkiliyor. Anadolu’da ilçeler küçük olduğu için herkes değişikliği konuşabiliyor. Bu nedenle başta Elazığ olmak üzere birçok ilimizde heyecan hat safhalara ulaşmış durumda. Teşkilatlarda bulunduğu ilin özelliklerini iyi bilen arkadaşlarla çalışma imkânı bulabiliyoruz. Küçük yerleşim yerlerde bir de dezavantaj var. Herkes birbirini yakından tanıdığı için bazı dezenformasyonlar ortaya çıkıyor. Bizde teşkilat çalışmalarımızda bu dengeyi sağlamak için çaba harcıyoruz. Elazığ’da ciddi şekilde başvurular devam ediyor. Bizde bu ile önem veriyoruz. 8 il başkanı değişti 9’cusunu seçeceğiz. Bu başkanın kalıcı olmasını istiyoruz.
-GÖNÜL VE DAVA ADAMI VURGUSU-
-Ak Parti’nin teşkilatlarından beklentileri nedir?

Teşkilatımızda sevdalı adam arıyoruz. Bu işe gönül verecek, zaman ayıracak, düzgün kişilikte olacak insan arıyoruz. Ayrıca işinin olmasını istiyoruz. Çünkü beklenti içerisinde olmasın istiyoruz. Şehrime ne katabilirim düşüncesi ile hareket edecek, şehri iyi tanıyan, herkesin sevip saydığı bir kişi olmasını hedefliyoruz. Yereldeki her türlü talebi genel merkeze iletecek çalışmalar yapılmasını bekliyoruz.
-İŞTE EN BÜYÜK HEDEF-
-AK Parti’nin seçim stratejisi hakkında bizleri bilgilendirir misiniz? Yeni bir strateji var mı?

Cumhuriyetin 100. Yılı olan 2023 ve Alparslan’ın Anadolu’ya girişinin bininci yılı olan 2071 vizyonumuz var. Yeni bir ara vizyon ekleyerek İstanbul’un fethinin 600. Yılı olan 2053 tarihini de vizyonlarımız arasına kattık. Çalışmalarımız bu hedefler doğrultusunda sürecek. Eğer bu hedeflerimiz tutarsa Türkiye bugün bulunduğu noktadan çok farklı yerde olacak. Her büyük ülkenin gelecek planı olduğu için bizimde tarihimizle bağlantılı olan bir vizyon çizdik. İktidara geldiğimiz 10 yıl içerisinde Türkiye’yi çok farklı noktaya taşıdık. Dünyanın 16. Ekonomisi olduk, yeni hedefimiz ilk 10 büyük ekonomi arasına girmek olacak.
-ÇOK ŞÜKÜR IMF’DEN KURTULDUK-
-IMF’ye olan borcumuz nihayet bitti. Görüşünüz nedir?

14 Mayıs 1950 yeter söz milletindir diyerek DP’nin iktidara geçme tarihi. Ve bu tarihte Türkiye’nin IMF’nin boyunduruğundan kurtulmuş olmasını çok önemli buluyorum. 1960 yılında yapılan ilk stand by anlaşması ile Türkiye IMF’nin kapsına köle yapıldı. Alınan borçlar daha sonra katlanarak devam etti. 2013 tarihine geldik aradan 53 yıl geçti ve bu borç kapandı. IMF’nin kapsında el pençe divan duran yöneticiler oldu. Bugün geldiğimiz noktada Türkiye ekonomisi özgürlüğe kavuştu. Bir de sembolik olarak 5 milyar dolar borç verdik. Buraya gelebilmiş olmak çok önemli. Muhalefet bizim bu sevincimize karşı tepki koymaya çalışıyor. Bu tavırları anlamak çok zor. Onların yapmış olduğu borcu biz temizledik.
-ÇÖZÜM DEĞİL SORUN ÜRETİYORLAR-
-Siyasetteki bu algı değişemez mi? Sizin bu konudaki düşünceleriniz nelerdir?

Millet verdiği oylar ile bu algıyı değiştirdi. Millet ben bunların yaptığı siyasetten bir şey anlamıyorum diyerek sandığa gitti. Muhalefet hiçbir şekilde değişmedi. Kendi dünyalarına kapanmışlar. Millete kulak vermekten uzaklar. Aradan 10 yıl geçti AK Parti oylarını artırırken onların oyları geri gidiyor. İstikrarlı bir geri gidiş sergiliyorlar. Çözüm üretmek yerine sorun çıkarmayı çabalıyorlar. Muhalefet iktidara eksiklikleri hatırlatması gerekirken, biz onların eksikliklerini kapatıyoruz. Sayın başbakan milletin nabzını çok iyi şekilde tutarak belli bir politika üretiyor. Ancak bunun muhalefette görmek çok zor.
-İŞTE AK PARTİ’NİN OY ORANI-
-Bugün seçim olsa son durum nedir?

Son anketlere göre yüzde 52’nin üzerinde AK Parti’ye bir destek söz konusu. Son iki yıl içerisinde yapılan bütün anketlerde yüzde 50’nin üzerinde oy oranımız var. Bu desteğin seçimler yaklaştıkça daha da artacak düşüncesindeyiz. Muhalefet partilerin alternatif önerileri de olmadığı için bu destek daha da artacak. Sayın başbakan milletin sesine kulak veriyor, bizde bu yolda çalışmalarımızı yapıyoruz. Nefesimiz yettiği sürece durmak yok yola devam diyeceğiz.
-GÜNEYDOĞU’DAKİ ARKADAŞLARA ÇOK İŞ DÜŞÜYOR-
-Güneydoğu’da seçim çalışmaları nasıl devam ediyor?

Güneydoğu da teşkilatlarımız çok güçlü. Halkın nabzını çok iyi şekilde devam ediyor. Teşkilatlarımızda yapılan çalışmalar genel merkeze yollanıyor. Teşkilatların görevleri, genel merkezin ürettiği politikaları halka anlatmak, hükümetin yapmış olduğu çalışmaları halka aktarmak, yerelde kendi belediyelerimizin bunların çalışmalarını aktarmak ve bunların yansıması olarak halkın dilek ve taleplerini giderme konusunda aracılık yapmak. Güneydoğu’daki arkadaşlara çok iş düşüyor. Bir taraftan ekonomik kalkınmaları takip ederken, diğer taraftan da çözüm sürecini halka anlatmak zorundalar. Ortak bir dil ile çalışmaların anlatılması gerekiyor. Bunu da teşkilatlarımız yapıyor.
-SÜRECE DESTEK ARTIYOR-
-Çözüm sürecine destekler hangi oranda, son anketler neler gösteriyor?

Bugün Güney Doğu’da çözüm sürecine destek yüzde 80’lere çıkmış durumda, Türkiye genelinde ise destek yüzde 70’lerde. Ve her geçen gün artıyor. İnsanlar şehitleri görmedikçe, bombalar patlamadıkça insanlar kendilerini güvende görüyor. Çocuklarını askere rahat yolluyor. Bu ortamlar sağlandıkça destekte artıyor. Güven artıkça insanlar rahatlıyor. Gerginlikler ortadan kalkınca AK Parti’ye destekte artıyor.

-Üst üste Güneydoğu’da ziyaretler gerçekleştirdiniz… Sürece halkın bakışı nasıl?
Bölgede teşkilat başkanlığı yaptığım dönem içerisinde bütün illere ziyaretler yaptık. Yaptığımız her ziyarette esnafın nabzını tuttuk. Sorunlarını dinlediğimiz sağına soluna bakarak kısık bir sesle insanlar bize ‘bu kanı durdurun artık dayanacak gücümüz kalmadı’ diyordu. Son gezimizde atmosferin tamamen değiştiğini gördük. İnsanlar yüksek sesle ‘başbakandan Allah razı olsun, bu kan durdu ya başka bir şey istemiyoruz’ diye konuştular. Bizde bu bilinçle çalışmalarımızı yaptık. Şırnak gezisinde esnafı ziyaret ettik. Herkes bizi kucakladı. Kan ve zulümden usanan insanlar barış istiyor. Tunceli’ye gittiğimiz zaman esnaf ziyaretleri yaptık. Sürece desteğin tam olduğunu vatandaşlar direk bize söyledi. Halkın desteğinin sürece tam olduğuna bizzat şahit olduk.
-BARIŞIN TAM İÇİNDEYİZ-
-PKK’nın sınır dışına çekilmesi devam ediyor. Bu noktada barışa ne kadar yakınız?

Şuan barışın tam içindeyiz. Hatay reyhanlı da gerçekleşen saldır bunun en büyük yansımasıdır. Türkiye’nin sorunlarından kurtulmasını istemeyenler bu eylemi (Reyhanlı) gerçekleştirdi. Barışın merkezindeyiz, önemli olan bu barışın devam etmesi. Burada halkın barışa vereceği destek çok önemli. Destekle barış kalıcı olacak.
-RAHATSIZ OLANLAR KİM-
-Barışa karşı olan bazı grupların olduğunu biliyoruz, maşa olarak kullanılan yapılar mı var?

İnsanların yanlışları olabilir. Gözünü para bürümüş insanlar için birilerinin ölmesi sadece bir kayıptır. Barış sürecinden rahatsız olanlar gözünü para ve kan bürümüş insanlar. Ellerindeki gücü, parayı kaybedenler rahatsız, vesayetçiler rahatsız. Dolayısıyla barışın karşısında olan insanlar her zaman olacak. Önemli olan halkın işbirliği yapmasıdır.
-YATIRIM İÇİN SIRAYA GİRİLDİ-
-Süreç Türkiye’yi nereye götürecek? Gelecekten neler bekleniyor?

Süreç Türkiye’nin önünü açacak. Terörün olduğu yerde ekonomi olmaz, ekonominin olmadığı yerde refah olmaz. Refahın olmadığı yerde yoksulluk vardır, yoksulluğun olduğu yerde güvensizlik olur, güvensizliğin olduğu yerde de suç vardır. Dolayısıyla bunların hepsi birbiri ile bağlı. Terör aradan kalkarsa önümüz açılır. İnsanlar doğulu olduğu halde yatırım yapmıyordu. Çünkü terörden çekiniyordu. Şimdi iş adamları yatırım yapmak için sıraya girdi. İşsizlik çözülecek, ticaret canlanacak. İnsanlar kendilerini rahatlıkla seçecek. Özgürlülüklerin önü açılacak. Silahların gölgesinden kurtulan insanlar kendilerini rahatlıkla ifade edebilecek.
-CHP YENİ ANAYASA İSTEMİYOR-
-Anayasada uzlaşma bir türlü sağlanamadı. Anayasa neden bizim için bu kadar önemli?

Yürürlükte olan anayasa ihtilallar neticesinde seçkinler tarafından yapıldı. Anayasada vesayet devam etmiş. Seçimler sadece sembolik olarak yapılmış. Şimdi anaysa milletin kendi taleplerini ortaya koyabileceği, kendisini yönetecek kişileri seçmesi için çok önemli. Milletin iradesini taşıma hakkı TBMM’ye aittir. Ancak vesayet sitemi bunu kendi lehine kullanarak, kendilerine yetki sınırsızlığı koymuşlar. Şimdi millet yeniden iradesini ortaya koyarak anayasaya kavuşmak istiyor. Bu nedenlerle yeni anayasa çok önemli. CHP bunu istemiyor. Biz bu anayasayı yapamayız diyerek topu taca atıyorlar. Halka verilmiş sözün yerine getirilmesi için anayasa yapılmalıdır.
-SİSTEM DEĞİŞTİ-
-Bir dönem darbelere destek olan iş dünyasında algı değişikliği gerçekleşti mi?

İş adamların zihniyeti değişti. Şimdi dünyaya açıldılar. Dünya piyasasını yakından takip ediyorlar. İş adamlarımız dünyaya örnek olacak yaklaşımı ortaya koymaya başladılar. Erdemli bir iş adamı nasıl olunur vizyonunu ortaya koyarak, dünyaya örnek oluyorlar. Verilmiş sözün yerine getirilmesi, borcuna sadık olunması gibi temel konularda daha hassas davranıyorlar. Bu açıdan bakıldığında zihniyet değişimini açıkça görebiliyoruz.
Ekonomi beli bir grubun elindeydi. Banka kredilerini kullanıyor, teşvikleri kendi amaçlarında kullanıyorlardı. Bu sitem artık değişti. Artık çalışan, hak eden devletin kaynaklarından yararlanıyor.

NURETTİN-NEBATİ-ASLAN-DEĞİRMENCİ2

Bu haber toplam 2452 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri