Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Kapıları sürgülemeyin

09.06.2012 14:44
Kürt sorununun çözümü için AK Parti ve CHP’den yapılan çağrıya MHP lideri Devlet Bahçeli'nin kapattığı kapıyı, Genel Başkan Yardımcıları yaptıkları açıklamalar ile sürgüledi. Milliyetçi Hareket Partisinin sergilediği tutumu ise Ülkü Ocakları eski yönetici

MİLAT- ANKARA

 

Başbakan Erdoğan ile CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun Kürt sorunu için masaya oturması umut verirken, MHP’nin tutumu eleştirilere neden oldu. Kürt sorununun çözümü için AK Parti ve CHP’den yapılan çağrıya MHP lideri Devlet Bahçeli'nin kapattığı kapıyı, Genel Başkan Yardımcıları yaptıkları açıklamalar ile sürgüledi. Milliyetçi Hareket Partisinin sergilediği tutumu ise Ülkü Ocakları eski yöneticisi MHP'nin teorisyenlerinden darbe mağduru Lokman Abbasoğlu eleştirdi.

 

Böyle siyaset yapılmaz

Ankara Temsilcimiz Aslan Değirmenci’ye konuşan Abbasoğlu, “Yumruk sıkarak, gerilimi yükselterek, var olan sorunları görmezden gelerek siyaset yapılmaz. MHP’de siyaset yapanlar ya bunun farkında değil ya da ülkeyi yönetmek yerine ‘yüzdelik barajı geçeyim, makamımı koruyayım’ derdinde. Türkiye’nin bir meselesi tartışılıyor, hükümet ve anamuhalefet partisi MHP’ye bir çağrıda bulunuyorsa, yapılması gereken fikir ve öneri sunmaktır. Kapıları sürgülemek doğru değildir. MHP 1935’in CHP’si gibi davranıyor. Bu anlayışı kabul etmemiz mümkün değil” dedi.

 

Çarpıcı örnekler

Sorunların temelinde resmi ideolojinin dayatmacı anlayışının yattığını vurgulayan Abbasoğlu, “Bu dayatmacı anlayış terk edilmek zorundadır. Bölgede yaşanan sorunu Türkçülük ve Kürtçülük ile çözemeyiz. Bugüne kadar da çözülmedi. Kürtçülük ve Türkçülük yapanlar sorundan nemalandı. Çözüme zihniyet değişimi ile adım atmalıyız. Kürtler bu ülke de yaşıyor ve Müslümanlar. Mekke'nin fethedildiği gün, Peygamber Efendimizin (S.A.V.) emri üzerine Bilâl-i Habeşî Hazretleri Kabe'nin üzerine çıkarak Ezan-ı Muhammedi'yi okudu. Bazı müşrikler, “Muhammed şu kara kargadan başka birisini bulamadı mı?" diyerek Hz. Bilâl'i tahkir etmişlerdi. Bunun üzerine, şu âyet-i kerîme nazil olmuştu: "Ey insanlar! Sizi bir erkekle bir kadından yarattık. Hem de sizi şubeler ve kabilelere ayırdık ki, birbirinizi tanıyasınız. Şüphesiz ki, Allah katında en şerefliniz, takvaca en ileride olanınızdır" (Hucurât sûresi, 13) İşte çözüm bu ayeti kerimede aranmalıdır. Allah katında makbûliyetin, Irk ve kabileye bağlılık ile değil, ancak, takva ile olduğunu anlamak zorundayız. Yine Hucurât Suresi 6. âyet-i kerime var: “Ey âmenû olanlar! Eğer bir fasık size bir haber getirirse, o zaman araştırın. Yoksa cahillikle bir kavme kötülük edersiniz de sonra yaptığınız şeye pişman olursunuz.” Artık kimse pişman olmamak için araştırmalı, cahillikten arınmalıdır. Empati kurmak için elimizden geleni yapmalıyız” diye konuştu.

 

Irkçılıktan arınmalıyız

“Kürtleri ‘kart kurt’ algısıyla ifade etmemeliyiz” diyen Abbasoğlu, “İslam dininde ırkçılık ve ayrımcılık kesinlikle yasaklanmıştır. Irkçı ve alaycı üslupları bir kenara bırakmak zorundayız. Irkçılıktan arınmalıyız. Militanca yaklaşımlar ile siyaset üretmemeliyiz. Devlet acilen İslam ve millet ile barışmalıdır. Buna siyasiler ön ayak olmalıdır. Artık büyük düşünmeliyiz. Gayemiz, İslam memleketlerini birleştirmek, sınırları ortadan kaldırmak olmalıdır. Kendi içimizdeki kavgalar ile enerjimizi tüketmemeliyiz. Zira Hucurat suresinin 10. ayeti kardeş olduğumuzu söylüyor: ‘Mü'minler ancak kardeştir. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Ve Allah'a karşı takva sahibi olun. Umulur ki, böylece siz rahmet olunursunuz.’ Çözüme giden yol budur işte” diye konuştu.  

Bu haber toplam 2022 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri