Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Katliamda ABD parmağı

22.09.2012 12:37
Eski İsrail lideri Şaron’un ‘Beyrut Kasabı’ olarak anılmasına sebep olan Sabra ve Şatilla katliamlarından önce görüştüğü ABD’li yetkilileri, mülteci kamplarında teröristler olduğuna dair yanılttığı ortaya çıktı.

DÖNEMİN SAVUNMA BAKANI ŞARON BİLE BİLE YALAN SÖYLEMİŞ

Modern Ortadoğu tarihinin en kanlı sayfalarından Sabra ve Şatila katliamından 30 yıl sonra ölümlerde ABD ’nin de payı olduğu iddia edildi. İsrail ’in yardımıyla Lübnanlı Hristiyan Falanjist milislerin, FKÖ militanları Beyrut’u terkettikten sonra tamamen sivillerden oluşan Filistin mülteci kampına girip sivilleri ayrım gözetmeksizin öldürdüğü katliama dair ABD’li araştırmacı Seth Anziska’nın İsrail Devlet Arşivi’ndeki çalışmaları, İsrail’in ABD’li diplomatları yanılttığını ama ABD’nin de katliamın olacağını bildiği halde önlemek için yeterli bir çaba göstermediğini ortaya çıkardı.

Colombia Üniversitesi’nden Anziska, İsrail, kamplarda teröristler olduğu yönünde ABD’yi ikna etmeye çalıştı. Ancak kamplarda sadece sivillerin olduğu biliniyordu” diye yazdı. İsrail Ordusu’nun seyrettiği katliam öncesinde ve sırasındaki görüşme kayıtlarını ortaya çıkaran araştırmacı “ABD, gerçeği tam olarak bilmemekle birlikte, yalan argümanlar ve yanıltıcı taktikler karşısındaki zayıf tavrıyla katliama izin verdi” ifadesini kullandı. Anziska New York Times’taki yazısında ‘İsrail Başbakanı Menahim Begin ABD elçisi Morris Draper’a katliamdan bir gün önce İsrail ordusunun Batı Beyrut’a barışı tesis için girdiğini söylediğini ancak o sırada İsrail Savunma Bakanı Ariel Şaron’un Falanjistlerin kamplara girmesine izin vermeyi planladığı hatta Genelkurmay Başkanı Rafael Eytan’ın bile acımasız bir katliamdan söz ettiğini’ yazdı. Kayda göre, görüşmelerde Şaron kamplarda 2-3 bin terörist olduğu ve bunların temizlenmesi gerektiğini Draper’a söylemiş. Görüşmelerde Draper, İsrail ordusunun Beyrut’tan çekilmesini istiyor ancak Şaron “Ne yapmak istediğinizi anlamıyorum. Teröristlerin orada kalmasını mı istiyorsunuz? Hiçbir şey olmayacak. Belki biraz daha terörist öldürülecek. Bu hepimizin çıkarına” diyor.

Sivil mültecilerin korunması sözü veren ABD ise yeterli çabayı göstermeyerek İsrail’in amacı görüldüğü halde hiçbir önlem almıyor. 16-18 Eylül 1982’deki katliamda çoğu kadın ve çocuklardan oluşan ancak cesetlerin yakılması nedeniyle sayısı netleşmeyen 762 ila 3500 arasında kayıp olduğu biliniyor. STAR
 

Bu haber toplam 3630 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri