Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Kılıçdaroğlu beyaz Türkmüş!

21.02.2011 14:48
İyi saatte olsunlar takımı koskoca CHP’yi bir Kürt Alevi’ye emanet etmenin Beyaz Türkler arasında yaratacağı güven bunalımını ortadan kaldırmak için Kılıçdaroğlu’nun “geçmişini temizleme” operasyonuna girişir. Soner Yalçın'la...

 

"Aslen Kürt- Alevi olan Kemal Kılıçdaroğlu Etiler, Nişantaşı, Bağdat Caddesi, Çankaya ve Alsancak’ın endişeli ahalisine “Oğuz Türkü” olarak tanıtılırken, Anadolu’daki Alevi cemaatlerine de “Bizden biri” olarak sunuluyor. Bu operasyonun sağlıklı yürüyebilmesi için, Kılıçdaroğlu’nun hiçbir zaman Kürtlüğünü ve Aleviliğini dile getirmemesi gerekiyordu. Eh, Kemal Bey de bugüne kadar böyle konulara hiç girmeyerek iyi saatte olsunlar takımını mahcup etmedi."

Ayhan Aktar/ Taraf

'Kuru Temizleme' Faaliyeti Olarak Gazetecilik...

Geçen hafta Soner Yalçın’ın gözaltına alınmasından sonra Kemal Kılıçdaroğlu esti gürledi. Yeni Şafak’ın haberine göre hazret şunları söylemiş:

“Kılıçdaroğlu, Oda TV’nin sahibi Soner Yalçın’a da her türlü desteği vereceklerini açıkladı. Pazar günleri kaleme aldığı, tarihi güncelleştiren yazılarını büyük dikkatle okuduğunu, kitaplarını kaçırmamaya çalıştığını ifade eden Kılıçdaroğlu, Yalçın için, çalışan, üreten, kalemini satmayan, besleme ve yandaş olmayan, yalçın, kaya gibi bir adam ifadelerini kullandı... Yalçın’ın Ergenekon kapsamında gözaltına alınmasını eleştirdi” (16 şubat).

Kılıçdaroğlu’nun bu çıkışına bir sürü insan pek anlam veremedi. Belki hikâyeyi baştan alsak, taşlar yerine oturur. Deneyelim:

Efendim, bence zurnanın zırt dediği yer, 11 Kasım 2009 tarihinde CHP Milletvekili, emekli Büyükelçi Onur Öymen’in TBMM’de yaptığı konuşmadır: “Analar ağlamasın diyorlar. Maalesef, bu ülkenin anaları çok ağladı... Şeyh Sait isyanında analar ağlamadı mı? Dersim isyanında analar ağlamadı mı?”

Bu konuşmadan sonra kıyamet koptu. Alevi kesiminin ileri gelenleri Dersim katliamını savunan bir CHP’ye oy vermenin artık pek mümkün olmadığı noktasına geldiler. Diğer taraftan da AKP de boş durmuyor, Alevi seçmenlere yönelik Alevi Açılımı devam ediyordu. Kırsal alanda CHP’nin neredeyse tek oy kaynağı olan Alevi seçmenin artık CHP’ye oy vermesi artık zordu.

Galiba bu noktada iyi saatte olsunlar devreye girdi. CHP’nin 33. Olağan Kurultayı’ndan iki hafta önce CHP lideri Deniz Baykal’ın porno kaseti devreye sokuldu. 10 Mayıs 2010 tarihinde Baykal istifa etti. CHP biraz karıştı. Fakat 17 mayısta Kemal Kılıçdaroğlu CHP Genel Başkanlığı’na aday olduğunu ilan etti ve 22 mayısta 1189 delegenin oyu ile CHP Genel Başkanı seçildi.

Bendeniz o günlerde yazdığım bir yazıda, Devlet kuran parti olan CHP’nin Dersim’in Kureyşanlı Aşireti’nden Kürt- Alevi olan Kemal Kılıçdaroğlu’na kurtarıcı olarak sarılmasının tarihin bir cilvesi olduğunu ifade etmiştim. Hatta, 1938’de CHP’nin katliam yaptığı Dersim’den birini 2010 yılında kurtarıcı olarak görmesinin ‘İlahi adalet’in bir tecellisi sayılması gerektiğini yazmıştım. (Taraf, 24 Mayıs 2010).

Anlaşılan, iyi saatte olsunlar takımı koskoca CHP’yi bir Kürt Alevi’ye emanet etmenin Beyaz Türkler arasında yaratacağı güven bunalımını ortadan kaldırmak için Kılıçdaroğlu’nun “geçmişini temizleme” operasyonu yapmayı gerekli görmüşler. Kendisini de bu konuda ikna etmişler ki devreye Soner Yalçın’ın “Kuru temizleme” operasyonu girdi. 23 Mayıs 2010 günkü Hürriyet’te Soner Yalçın’ın Kılıçdaroğlu hakkında bilinmeyen tek gerçek başlıklı yazısı yayımlandı. Yazıyı özetliyorum:

Efendim, Soner Yalçın ile Kemal Kılıçdaroğlu bir gün sohbet ederken, Soner Yalçın lafı Dersim’e ve Zazalara getiriyor. Bunun üzerine Kemal Bey , Soner Yalçın’a bir zarf yolluyor. Zarfın içinden TRT Avrasya televizyonunda yayınlanmış bir programın metni çıkıyor. Prof. Alemdar Yalçın’ın hazırladığı bir program bu. Prof. Yalçın’ın “Türk Kültürü ve Hacı Bektaşi Veli Merkezi’nde yöneticilik yaptığını öğreniyoruz.
TRT’deki program, Kemal Kılıçdaroğlu’nun bağlı olduğu Kureyşan Ocağı hakkında. (Dikkat edin Kürt aşireti, hemen ocak oluverdi!) Efendim, Kılıçdardoğlu ailesi Tunceli’nin Ballıca Köyü’nden imiş. Köyün Dedesi Zabit Güler’e göre, “Kureyşan Ocağı demek, Horasan demektir. Kureyşan, Horasanlı demektir”.
Kılıçdaroğlu’nun dedeleri ise Selçuklu Hükümdarı I. Alaeddin Keykubad döneminde Orta Asya’dan gelmişler!
Ayrıca, meşhur Prof. Yusuf Halaçoğlu’nun araştırmalarına göre, Gandi Kemal’in aşireti “Kureyş Ocağı’nın Oğuzlar’ın Bozok kolunun Beğdili boyundan gelen Türkler” olduğu kanıtlanmış! Yani Türk tarih Kurumu eski Başkanı Prof. Halaçoğlu da devreye girdiğine göre, bozacının şahidi: şıracı durumu sözkonusu. Kısacası, Kılıçdaroğlu’nun geçmişi faydalı elemanların çabasıyla itina ile temizlenmiş!

Böylece, aslen Kürt- Alevi olan Kemal Kılıçdaroğlu Etiler, Nişantaşı, Bağdat Caddesi, Çankaya ve Alsancak’ın endişeli ahalisine “Oğuz Türkü” olarak tanıtılırken, Anadolu’daki Alevi cemaatlerine de “Bizden biri” olarak sunuluyor. Bu operasyonun sağlıklı yürüyebilmesi için, Kılıçdaroğlu’nun hiçbir zaman Kürtlüğünü ve Aleviliğini dile getirmemesi gerekiyordu. Eh, Kemal Bey de bugüne kadar böyle konulara hiç girmeyerek iyi saatte olsunlar takımını mahcup etmedi.

Bütün bunları düşündüğüm zaman Kılıçdaroğlu’nun Soner Yalçın’a sahip çıkmasını çok iyi anlıyorum. Görüldüğü gibi, Soner Yalçın faydalı bir eleman ve kullanışlı bir gazeteci. Eğer siyaseten ayakta durmak için Soner Yalçın’ın gazetecilik kisvesi altında sürdürdüğü “kuru temizleme” faaliyetlerine muhtaç iseniz, Soner Yalçın içeri alındığında cellalenmeniz pek normaldir.

Peki, kurulan tezgahlar ve kuru temizleme operasyonları CHP’yi iktidara getirebilir mi? Hayır! Olsa olsa, CHP yüzde 20 oy sınırında gezinir. Son olarak, Kılıçdaroğlu’na bir Çin atasözünü hatırlatmak isterim: Bir kere kaplanın sırtına bindin mi inmek zordur!

 

Bu haber toplam 2868 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri