Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Kılıçdaroğlu ile Demirtaş'ın yüzde 3 kavgası

23.04.2015 11:30
CHP ve HDP’nin seçim bildirgeleri, Alevi vatandaşların yüzde 3’lük oyu için iki parti arasındaki rekabetin kızışacağını gösteriyor. Çoğunluğunu CHP’ye oy veren Alevi seçmenin oluşturduğu bu yüzde 3’lük kitle, iki partiyi akla hayale gelmedik vaatlere yöne

7 Haziran seçimlerinde partiler arasında yaşanacak oy kaymaları Meclis aritmetiğinin kaderini belirleyecek. Bu ortamda en can alıcı ve kavga çıkaracak kitle ise anketlere göre CHP'den HDP'ye geçme ihtimali bulunan yüzde 3'lük kitle. Analistlere göre, büyük çoğunluğunu şehirli Alevi seçmenin oluşturduğu, 'sosyal demokrat' niteliği taşıyan oylar, şu an HDP'ye yakın görünse de 7 Haziran'da CHP veya HDP'den birini seçecek. Siyasal strateji uzmanları, HDP tabanının Diyanet'e bir itirazı olmamasına rağmen yapılan "Diyanet'i kapatacağız" açıklamasını ve CHP'nin reel karşılığı olmayan ekonomik vaatlerini iki parti arasındaki yüzde 3 kavgasına bağlıyor. 

KİTLELERİ AYNI

Uzmanlara göre AK Parti'den oy alamayacağını düşünen CHP, bir yandan bugüne kadar 'çantada keklik' gördüğü Alevi oylarını korumaya çalışıyor, diğer yandan ise uçuk sosyal ve ekonomik vaatlerle HDP'nin 'yoksul tabanı'nı hedefliyor. Yüzde 3'lük oy oranının her iki parti de için kritik önemi olduğunu kaydeden Genar Araştırma Şirketi Genel Müdürü Mustafa Şen, HDP'nin barajı geçmek için, Kılıçdaroğlu'nun ise 'partisinin oylarını azaltmış lider olmamak için' efor sarfettiğini dile getirdi. Her iki partinin aynı kitleye hitap eder hale geldiğini belirten Ada Araştırma Şirketi Genel Koordinatörü Ayhan Adıgüzel ise "Seçim beyannameleri ve adaylar çekişmenin en açık göstergesi" yorumunda bulundu. 

İşte iki partiyi yüzde 3 kavgasında buluşturan o vaatler:

* Yüzde 10 seçim barajı kaldırılması
* İmam hatiplerin orta kısmı kapatılması.
* Herkese anadilinde yargılama sağlanması.
* Soykırımlar ve benzeri uygulamaların araştırılması amacıyla hakikat komisyonları kurulması. 
* Zorunlu din dersi uygulamasına son verilmesi
* Diyanet İşleri Başkanlığı'nın kaldırılması. 
* Alevilerin ibadet mekanlarına kamusal destek. 
* Katliamlar adına halklardan devlet adına özür dilenmesi.
* Asgari ücretin 1800 TL'ye çıkarılması.
* Eğitimin çok dilli hale getirilmesi 
* 4+4+4 uygulamasına son verilmesi
* LGBT gibi örgütlerin desteklenmesi 

TABANLAR YAKIN

HDP'nin açıkladığı seçim beyannamesinde etnik Kürt milliyetçiliği ya da bir etnisiteye dayalı partiden çok 'sol' bir parti profili çizdiğini belirten AG Araştırma Şirketi Başkanı Adil Gür, "CHP ve HDP'nin hitap ettiği tabanlar birbirine yakın. Her iki parti arasında 3.8'den daha yüksek oy geçişi olacak. Bu nedenle iki parti arasında söylemler ve eleştiriler hızlanarak artacak" dedi.

ORC Araştırma Şirketi Başkanı Mehmet Murat Pösteki ise "HDP, CHP'nin Alevi seçmenine oynuyor. HDP Alevilere 'CHP size sahip çıkmadı biz size sahip çıkıyoruz. Sizi temsil eden Alevi milletvekillerimiz var' diye bir kampanya yürütüyor. Bu çekişme CHP ve HDP arasındaki rekabeti kızıştıracak. İlerleyen günlerde iki parti arasında 'Alevi oyları benim' kavgası başlayacak" diye konuştu.

HDP '1' OYA MUHTAÇ

Genar Araştırma Şirketi Genel Müdürü Mustafa Şen, CHP ve diğer parti tabanlarından alacağı oy oranlarıyla birlikte barajı geçme ihtimali artacak olan HDP'nin bu nedenle bir oya bile ihtiyaç duyduğunu hatırlattı. Şen "CHP de bir puan vermek istemiyor çünkü birkaç puan aşağıya düşerse Kemal Kılıçdaroğlu sorgulanır. Paralel yapıyla ilişki kurması nedeniyle parti tabanından eleştirilere maruz kalan Kılıçdaroğlu'nun gönderilmesi gündeme gelebilir. İki parti de bir tek oy için bile mücadele edecek" dedi. CHP'nin yaptığı kampanyalarda bu sebeple HDP seçmenini hedef aldığını aktaran Şen, "CHP hiçbir partiye oy kaptırmak istemiyor. En çok da HDP'ye oy kaptıracağını düşünüyor. Bunun içinde bütün kampanyalarını ve söylemlerini onun üzerine kuruyor. CHP oyu kaybederse geçen seçimden aldığının altına düşer ve parti başarısız olur" şeklinde konuştu. 

'SEÇİLMİŞ VALİ' KANTON PLANI 

HDP'nin yerel yönetimleri güçlendirme söylemiyle Suriye ve Irak'ta yapılmaya çalışıldığı gibi Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde kantonlar oluşturmayaçalıştığını belirten Yalçın Akdoğan, valilerin seçimle gelmesi isteğinin de PKK'nın siyasi projesi olduğunu söyledi. Akdoğan, "Bunun altındaki anlayış, söylemediği şey şu: 'Güneydoğu'yu biz kanton yapalım, sahibi biz olalım, siz buraya karışmayın ama biz Türkiye'nin diğer tarafına da ortak olalım. Oralarda da söz sahibi olalım.' Aslında PKK'nın ve uzantıları olan yapının söyleyemediği şey bu" diye konuştu. (Yenişafak)

 
Bu haber toplam 1268 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri