Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Kılıçdaroğlu Tutuklu Vekiller İçin Ne Demişti?

25.06.2011 14:11
Kılıçdaroğlu'nun çarkları bitmek tükenmek bilmiyor. 3 Haziran'da katıldığı canlı yayında yaptığı açıklamalarla, mahkemenin Haberal ve Balbay kararını açıklamasının ardından yaptığı açıklamalar, Kılıçdaroğlu gerçeğini bir kez daha ortaya koydu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 3 Haziran Cuma günü katıldığı canlı yayında, milletvekili adayı gösterdikleri Ergenekoncu isimlerden, ceza aldıkları takdirde isitifa edecekleri yönünde yazılı taahhüt aldıklarını ve yargının vereceği karara kesinlikle saygı duyacaklarını söylemişti.

Kemal Kılıçdaroğlu, Adem Yavuz Arslan'ın canlı yayında sorduğu "Söz konusu Ergenekon sanıklarının adaylıkları hakkında hukuki bir tartışma devam ediyor. Bugün AKP'li Burhan Kuzu'nun da bir açıklaması oldu, dedikleri şu; yargılandıkları konu katalog suçlarla ilgili olduğu için seçilseler bile bazı sürprizler olabilir. Diyelim ki yarın seçildiler ve mahkeme 'hayır, bu isimler anayasaya karşı ihlalden yargılanıyor bu yüzden hapisten çıkamaz derse ne yapacaksınız?" sorusunaşöyle cevap vermişti."Evet, çıkamayabilirler. Bunu daha önce Sabih Kanadoğlu da açıklamıştı. Sonuçta yargının takdirine bağlı.'

Kılıçdaroğlu, hukukun üstünlüğünü merkez aldığı bu açıklamanın ardından, Haberal ve Balbay'ın tahliyelerinin reddine karar verilmesi sonrası yaptığı açıklamada "Bu yargı kararı halkın iradesine vurulan bir darbedir'' diyerek yine şaşırtmadı.

Ergenekon sanıklarının aday gösterilmesinin ardından Sabih Kanadoğlu'nun yaptığı 'sanıklar tahliye edilemeyebilir' yönendeki açıkamalara da saygı duyduğunu belirten CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, 3 Haziran'da yaptığı açıklamaları bir bir unutarak, kararı"milletin iradesine yargı darbesi" olarak niteledi.

Çark rekorları kıran CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yaptığı açıklamalarla yine kendi kendini yalanladı ve Ergenekon sanıklarını Silivri'den çıkarmak için yeni bir çarka daha imza attı.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun önce 'saygı duyarız' deyip daha sonra çark ettiği Kanadoğlu'nun açıklamaları bakın nasıldı?...

Sabih Kanadoğlu, Ergenekon ve KCK sanıkları için 'tahliye edilemeyebilirler' açıklasında şunları söylemişti: “Anayasanın 14 ve 83’üncü maddeleri, Ergenekon gibi bir davadan herhangi bir şekilde yargılananların milletvekili seçilse dahi dokunulmazlık kazanamayacağını açıkça ortaya koyuyor. Aday olmalarında bir engel yok ama dokunulmazlık kazanamazlar”.

Kanadoğlu bu konudaki düşüncesini şu sözlerle açıklamıştı:“Tutuklu olanlar ‘Dokunulmazlık kazandı’ gerekçesiyle tahliye de edilemez, milletvekili olduğu için tahliyesi söz konusu olamaz; böyle bir gerekçe kullanılamaz. Ancak ‘Tutuklu olma nedenleri ortadan kalktı, deliller toplandı, kaçma şüphesi yok’ ya da ‘Delilleri karartamaz’ gerekçeleriyle tahliye edilebilirler, o ayrı bir şey. Sebahat Tuncel olayında da oldu; mahkeme ‘Milletvekili seçildi ve dokunulmazlık kazandı’ gerekçesiyle tahliye etti. Dönemin İstanbul Başsavcılığı itiraz etti tahliye kararına, bu defa gerekçeyi değiştirdi mahkeme ve ‘Tutukluluk nedenleri kalmamıştır’ kararıyla tahliye etti. Davasının görülmesine de devam edildi. Mahkeme ‘Tutukluluk nedenleri ortadan kalkmıştır’ demediği müddetçe Ergenekon tutuklularının herhangi biri milletvekili seçilse dahi tahliye edilmeyebilir, dolayısıyla dokunulmazlık kazanmaz.”

 

 

Erhan Başyurt / Bugün

Doğu Perinçek, Tuncay Özkan ve Çetin Doğan'ın suçu ne?

Seçimlerden önce CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile Kanaltürk ve BUGÜN haber kanalının ortak yayını için röportaj yaptığımızda, kendisine tutuklu adayların durumunu da sorduk.

Kılıçdaroğlu, Ergenekon sanıklarının ceza almaları durumunda istifa edeceklerini, bu yönde kendilerinden önceden yazılı taahhüt aldıklarını söyledi.

Sonra da ekledi; "Mahkemeler, Ergenekon sanıklarının Meclis'e girmelerine izin vermezse giremezler. Karar mahkemenin..."

Kemal Bey, Sabih Kanadoğlu'nun "tahliye edilmeyebilirler" yönündeki beyanatını da hatırlattı.

Hukukun üstünlüğü merkezli bu duruşunu o zaman takdir etmiştim.

Fakat dün Haberal ve Balbay'ın tahliyelerinin reddine karar verilince, Kılıçdaroğlu 3 Haziran'da canlı yayında söylediklerinin tersi yönde tepki gösterdi.

Kararı "milletin iradesine yargı darbesi" olarak niteledi.

Akşam saatlerinde de Kanadoğlu bir haber kanalında, önceden beyan ettiği hukuki yaklaşımlardan oldukça uzak, kararı siyasi olarak yorumladı.

Şaşırmamak elde değil.

Diyelim Haberal, Balbay ve Alan sadece vekil seçildikleri için serbest bırakıldılar.

Peki, aday oldukları halde seçilemeyen Tuncay Özkan, Doğu Perinçek ve Çetin Doğan'ın suçu ne?

Halk Haberal, Balbay ve Alan'ı seçerek suçsuz buldu, Perinçek, Özkan ve Doğan'ı da seçmeyerek suçlu mu buldu?

Aynı suçtan, aynı nedenden tutuklu insanlar, yasada olmayan gerekçelerle serbest kalacaklarsa, "anayasal eşitlik" ne olacak?

"100 bin oy aldılar. Milletin iradesi" deyip, yargı bağımsızlığını bu şekilde ortadan kaldırırsak, yarın bir başka sanık ya da mahkûm için 1 milyon ya da 10 milyon imza gelirse ne yapacaksınız?

Hukuk bu şekilde ayaklar altına alınırsa varılacak yer asla demokrasi olmaz. 

Bu haber toplam 1306 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri