Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Klimalı ortamlara dikkat!

21.07.2011 11:45
Teknolojinin gelişmesi ile birlikte ev ve bürolarda daha sık kullanılmaya başlanan klima ve bilgisayarların gözleri olumsuz etkilediği belirtildi.

Teknolojinin gelişmesi ile birlikte ev ve bürolarda daha sık kullanılmaya başlanan klima ve bilgisayarların gözleri olumsuz etkilediği belirtildi. Ofislerin klimalı ortamları ve bilgisayar ekranları, göz kuruluğunun gün geçtikçe daha fazla görülmesine neden olduğunu belirten Aydın Göz Hastanesi Hekimlerinden Dr. Uğur Güzel "Göz sulanmasıyla belirti veren göz kuruluğu, bir süre sonra kişinin yaşam kalitesini olumsuz yönde etkilemeye başlıyor" dedi.

Gözyaşı'nın, kornea tabakasının tahriş olmasını engelleyerek rahat bir görüş sağladığını ve ayrıca gözü beslediğini belirten Aydın Göz hastanesi Hekimi Dr. Uğur Güzel, "Göz kuruluğu gözyaşını engeller. Gözyaşının çok önemlidir. Yabancı maddelerin teması durumunda gözü temizler. Göz kırpma refleksinin azalması, kişinin yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyen göz kuruluğunun en önemli nedenlerinden birini oluşturuyor. Göz kuruluğu kadınlarda, özellikle menopozla birlikte daha fazla görülüyor. Bunun dışında bazı göz hastalıkları da kuruluğu tetikliyor" dedi.

Göz kuruluğunu tetikleyici en önemli dış etkenleri, uzun süre bilgisayar kullanımı, televizyon izleme, araba kullanma gibi göz kırpmamızı yavaşlatan günlük hayattaki etkinlikler olduğunu belirten Dr. Uğur Güzel "Kornea tabakası, damarsız bir dokudur ve beslenmesini sadece gözyaşıyla yapabilir. Kişi normalde her 15-20 saniyede bir göz kırpar ve her kırpmada gözyaşı, göz kapağıyla birlikte kornea üzerinde ince bir film tabakası şeklinde dağılır. Kornea, açık kaldığı süre içerisinde beslenmesini, savunmasını ve nemlenmesini bu gözyaşından sağlar. 15-20 saniye sonra gözümüzü tekrar kırptığımızda bu gözyaşı gider yerine yenisi gelir. Göz kuruluğunda asıl sorun gözyaşı kalitesinin bozukluğudur. Korneanın, beslenmesini sağlayabilmesi için gözyaşının belli bir süre bu bölgede kalması gerekir. Normalde, dikey bir yapının üzerine sıvı döküldüğünde sıvının orada durması mümkün değildir. Ancak gözyaşı yapısını oluşturan maddelerden birisi olan musin, gözyaşının retina üzerinde 40-50 saniye boyunca kalmasını sağlar. Göz hiç kırpılmazsa bu süre içerisinde gözyaşı aşağı doğru kaymaya başlar. Ancak gözyaşında, musin maddesinin eksikliği gözyaşının korneadan daha hızlı bir şekilde akmasına neden olur. Musin eksikliğine bağlı olarak oluşan gözyaşı kalitesizliği sonucu gözyaşı, 10 saniyeden hızlı akarsa kuruluk sorunu başlar" dedi.

Göz kuruluğu yaşayan hastaların çoğunlukla gözde sulanma şikâyetiyle doktora başvurduğunu belirten Dr. Güzel, "Çünkü gözyaşı korneada tutunamıyor ve kapağın altında göllenme ve sulanma, korneada ise kuruma yaşanıyor. Göz kuruluğunun tedavisinde suni gözyaşları kullanılıyor. Günümüzde suni gözyaşlarından en yararlısı katkı maddesiz olanlarıdır. Katkı maddesiz suni gözyaşları, hiçbir yan etkisi bulunmadığı için kişi istediği kadar kullanabilir. Göz kuruluğunu engellemek için maalesef herhangi bir tedbir bulunmuyor. Ama kişinin, göz kuruluğu hissettiği zaman gözlerini kırpıştırması şikâyetini geçirecektir" diyerek vatandaşların imkan ölçüsünde klimalı ortamlarda çok uzun süre bulunmamasını ve sürekli bilgisayar kullananların zaman zaman ara vermesini tavsiye etti.

Bu haber toplam 1706 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri