Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Mekke’de Ramazân-ı Şerîf

10.07.2014 23:22
Merhum Mahmud Esad Coşan Hocaefendi’nin İslam Dergisi’nin Mart 1995 tarihli nüshası için kaleme aldığı eserde yer alan “Mekke’de Ramazân-ı Şerîf” adlı makalesini Ramazan ayı vesilesiyle istifadenize sunuyoruz.

Elhamdülillâhi Rabbi’l-âlemîne, hamden kesîren tayyiben mübâreken fîh, kemâ yuhibbu Rabbünâ ve yerdâ ve yenbağî li-celâli vechihî ve li-azîmi sultânih! Milyonlarca hamd ü senâlar ve şükürler olsun ki:

Bu yazımı Mekke-i Mükerreme’de Harem-i Şerîf’in üst katından Kâbe-i Müşerrefe’yi aşk ile tavaf edenlere bakarak, mübarek Ramazan’ın aşr-ı evâhirinde, akşamın iftar vaktine yakın saatlerinde yazmaktayım…

Tarifsiz güzellikler… Hem latif mi latif, çok nefis ve tatlı ve serince bir meltemi âdeta yudum yudum içimize çekerek mest oluyoruz. Erhamü’r-râhimîn Mevla, güneş, oruçlu kullarını bunaltmasın diye havayı bulutlarla gölgelemiş; güneş batı tarafından Kâbe’nin o güzelim kadifemsi siyah örtüsünü aydınlatıp, altın yazılarını pırıldatıyor. Aşağısı tıklım tıklım dolu, bir âşık-ı sâdıklar girdabı Beytullah’ın etrafında ihtişamla dönmekte. Elde tesbihler, dilde zikirler, dualar, Kur’ân-ı Kerîmler… Huşu içinde iftarı bekliyoruz, harika ve enfes saatler, muhteşem ve muazzam sevap selleri, şelalelerden dökülürcesine rahmet yağıyor, her taraf rûhanî, nuranî…

Teravihler inci taneleri gibi okunan âyetlerle sonsuz huzur dolu, aceleye getirmek yok burada; hatimle, tadı çıkarıla çıkarıla kılınıyor namazlar… Geceleyin saat 01.00’de cemaatle on rekât şahâne teheccüd namazı kılınıyor. Mescid-i Harâm’ın içi, altı, üstü itikâfa girmiş mü’minlerle hınca hınç dolu, pek çoğu da genç, delikanlı, üniversite öğrencisi. Dünyanın her yerinden gelmiş müslüman kardeşlerimizle küçük, büyük, dede, torun, yaşıt bir arada olmaktan son derece haz içindeyiz. Yanımızda Mısırlı bir grup, bizler Türkiye’den bir ekip, solumda Ciddeli bir tüccar, onun yanında Tunuslu bir mübarek, gerilerinde Umman’dan gelme iki esnaf, Malezyalı, Afrikalı, Sudanlı, Afganlı, Pakistanlı, Hintli… bir sevimli mozaik, insan olmanın, kardeşlik duygusunun, hizmet ve ikramın, inam ve ihsanın lezzetini kuvvetle yaşıyoruz. Şu İslâm ne yüce, ne derin, ne güzel din ya Rabbi! Renk, dil, ırk, sınıf, rütbe, zenginlik farkı yok, herkes hayırda yarışıyor. Sadakalar, zekâtlar, davetler, yiyecekler, içecekler, hurmalar, tatlılar, meyveler, namazlar, dualar, tesbihler, gözyaşları, hüzünler, huşular, takva, vera, ihlas, kemal, cemal, tecellîler sayılmakla bitmez, kelimelerle anlatılamaz, tatmayan bilmez, görmeyen kavramaz. Allah cümlenize müyesser eylesin de o zaman anlayın!

Ramazan bayramı cümle İslâm âlemi için hayırlar getirsin, tüm müslüman kardeşlerimize mübarek olsun, acılar dinsin, sevinç yaygınlaşsın, mü’minler birleşsin, birbirlerine destek olsun, mazlumları zalimden kurtarsın, yoksulları sevindirsin, düşkünleri kaldırsın, nimetler kardeşlerle kardeşçe paylaşılsın, yeni bir dünya oluşması için herkes gayrete gelsin.

Dünya ancak İslâm gelirse düzelir, insanlar ancak gerçek mü’min olursa iyi insan olur; medeniyet, ilerilik, refah, demokrasi, insan hakları o zaman gerçekten tezahür eder, o zaman her şeyin sahtesi gider, hakikîsi gelir.

O halde Ramazan’dan sonra hepimizin en mühim işi, en büyük meşgalesi, en yüce gayesi, en ulvî hedefi, en candan gayreti İslâm’ı tam yaşamak, herkese tam anlatmak, herkesi imana çağırmak, her genci İslâm’a göre yetiştirmek, her işi İslâm’a uygun yapmak, her yanlışı İslâm’a göre ayarlayıp düzeltmek, her batıldan vazgeçmek, her hayrı işlemek, Hakk’ı tutmak, Hakk’a iyi kul olmak olmalı…

Allah (celle celâlüh) ibadetlerimizi makbul eylesin, hayırlarımızı kabul buyursun, ahlâkımızı kemale erdirsin; tevfîkini cümlemize refîk eylesin, cümlemizi rızasına vasıl buyursun, iki cihan saadetine nail kılsın…

Âmîn bi-hürmeti seyyidi’l-mürselîn sallallahü aleyhi ve âlihî ve sahbihî ve men tebi’ahû bi-ihsânin ecma’în ve selleme teslîmen kesîran ilâ yevmi’d-dîn.

 AKRA FM

Bu haber toplam 4090 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri