Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Meşal'i suikastten küçük kızı kurtardı

27.11.2012 01:47
Dünyanın en başarılı gizli istihbarat örgütlerinden biri olarak kabul edilen Mossad’ın gizli ve önemli operasyonlarının detayları Mossad – Büyük Operasyonlar ile açığa çıktı

Dünyanın en başarılı gizli istihbarat örgütlerinden biri olan Mossad’ın gizli ve önemli operasyonlarının detayları Mossad – Büyük Operasyonlar kitabı ile açığa çıktı.

 
Amerika başta olmak üzere tüm dünya basınının gündemine oturan kitap şu âna kadar hiç açıklanmamış çok gizli operasyonların ayrıntıları yer alıyor. Kitaptaki enilginç bölümlerden birini de, ismi İsrail'in Gazze saldırısıyla gündeme gelen Hamas'ın Siyasi Büro Şefi Meşal'e zehirli iğne ile düzenlenen suikast oluşturuyor. Meşal söz konusu suikastten kızının arabadan inerek 'Baba' diye bağırarak kendisine doğru koşmasıyla kurtulmuş.
 
İşte kitapta yer alan o suikastin anlatıldığı bölüm;
 
17. Bölüm: Amman’daki Fiyasko
 
Son yıllarda, İsrail’in en büyük düşmanı olan, Hamas’ın yıldızı parlayan lideri Halit Meşal’ın öldürülmesi için yürütülen operasyon sırasında, Mossad tarihindeki en büyük aksiliklerden birini, Meşal’ın arabadan inip “Baba!” diye bağırarak ona doğru koşan küçük kızı tetikler. Ok yaydan çıkmış, tam o sırada zehir Meşal’ın ensesine damlatılmıştır.
 
Çıkan kargaşada Hamas militanı Muhammed Abu Seif kaçmaya çalışan ajanların polis tarafından yakalanmasını sağlar. Olayı haber alınca öfkelenen Kral Hüseyin’in Meşal’ın kurtarılması için Mossad Başkanı Yatom’un panzehir teklifini kabul etmesi üzerine, İsrailliler Ürdünlülerle el ele vermiş zamana karşı yarışarak düşmanlarının hayatını kurtarmaya çalışırlar.
 
 
KİTAPTA DİKKAT ÇEKEN DİĞER BÖLÜMLERDEN BAZILARI ŞÖYLE;
 
9. Bölüm: Şam’daki Adamımız
 
Elie Cohen’in gizli hayatı, yirmi seneden uzun bir süre önce başlamıştı. Ellilerin sonunda, İsrail Ürdün’ün suyunun bir kısmını çöl arazisi olan Necef’e taşıyacak devasa bir boru ve kanal projesi başlatmıştı. Su, İsrail bölgesinden geçen nehirden alınıyordu. Bu su projesi, Ürdün akarsularının başka tarafa yönlendirilerek İsrail’in projesinin sonlandırılması yönünde ciddi kararların alındığı bir dizi Arap zirve konferansını tetikledi.
 
Suyun İsrail’e akışının önlenmesi görevi, Suriye’ye verilmişti. Uzun bir hazırlık aşamasından sonra kendisine Kemal Amin Tabet adına bir Suriye pasaportu verilen Cohen’in şansı yaver gider. İlk durağı Arjantin olan Cohen orada Suriye’ye adamış, içten bir vatansever olarak ün yapar.
 
Suriye rejiminin içte zayıflığı nedeniyle Suriye-İsrail sınırındaki gerilim artmıştı. Şam’da derhal fark edilmek isteyen Cohen, Abu Ramen’deki zengin mahallede, Suriye Ordu Merkezi’ne yakın bir malikâne kiralar. Elie’nin evi yabancı büyükelçilikler, zengin işadamlarının evleri ve ulusal liderlerin resmi konutlarının arasındadır. Suriye’ye vardıktan altı ay sonra, Kemal Amin Tabet, Şam sosyetesinin tanınmış bir karakteri haline gelmiştir bile.
 
14. Bölüm: “Bugün savaş çıkacak!”
 
5 Kasım 1973’te gece saat 1.00’de Mossad ajanı Dubi’ye Kahire’den bir telefon geldi. Hattın diğer ucunda Mossad’ın gizli ve en önemli ajanı vardı. Varlığı ancak seçilmiş birkaç Mossad ajanı tarafından bilinirdi. Arayan Melek’ti. Melek telefon görüşmesinde bir şeyler söyledi. Ama bunlar içinde en önemlisi “Kimyasallar”dı; bunun anlamı Mısır’ın İsrail’e ani bir saldırı düzenleyeceğiydi.
 
18. Bölüm: Kuzey Kore’den Sevgilerle
 
2007 Temmuz’unda Londra’da Kensington Oteli’nde kalan Suriyeli üst düzey bir yetkilinin dizüstü bilgisayarındaki bilgilere ulaşılmasıyla, Suriye’nin betona gömülü nükleer reaktörüyle ilgili tüm dosyalar, fotoğraflar, çizimler ve belgeler ele geçirilir.
 
Raporlara göre, Suriye hükümeti büyük bir gizlilik içinde, ülkenin kuzeydoğu ucunda Dir-A-Zur bölgesindeki çöl arazisine bir nükleer reaktör inşa etmekteydi. Bu ıssız çöl arazisi, Türk sınırına yakın ve Irak topraklarından da birkaç yüz kilometre uzaktaydı.
 
Raporlardaki en şaşırtıcı açıklama belki de, Suriye’deki bu tesisin Kuzey Koreli nükleer uzmanlar tarafından planlanmış ve denetlenmiş, İran tarafından maddi destek sağlanmış olmasıydı. Bush’un İsrail Başbakanı Olmert’in Amerika’nın nükleer santrale saldırı gerçekleştirmesi talebini geri çevirmesinden sonra, nihayet bir karara varılır: Suriye reaktörü ortadan kaldırılacaktır. Saldırı tarihi 5 Eylül 2007 gecesi olarak belirlenir.
 
KAYNAK: ROTAHABER
 
Bu haber toplam 5308 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri