Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

MGK’DA SKANDAL SÖZLER

13.01.2013 13:11
Kanal 5’e konuk olan TBMM İdare Amiri ve Hak-İş Sendikası Onursal Başkanı Çorum Milletvekili Salim Uslu, 28 Şubat sürecinde MGK’da katıldığı bir toplantıda yaşadıklarını canlı yayında anlattı.

 

MGK’DA SKANDAL SÖZLER
O günlerde Türkmenlerin önemli bir sorununu görüşmek üzere bazı STK temsilcileri ve Şaban Karataş ile MGK’ya gittiğini anlatan Uslu, “Genel Sekreter Tuncer Kılınç… Görüşmemiz başladı. Paşa durmadan konuyu yurt dışında yaşayan Türklere getiriyor… Ve kılık kıyafetlerini eleştiriyor. Etek altına giyilen pantolon, başörtüden söz ediyor. “Geçenlerde Belçika’ya gittim. Halen etekle beraber pantolon giyiniyor, çağdaş olamadılar” diyor. Bu kadar yanlı bir düşünce olabilir mi insanların inançlarına yaşam tarzlarına müdahaleci bir anlayış… Biz Türkmenlerin sorunlarını anlatıyoruz o insanların yaşam tarzını eleştiriyor. Konu Kerkük ve Musul’a geldi. Orada yaşayan Türkmenlerin bile sayısını MGK’nın bilmediğini gördük. Ne kadar acı… Kerkük ve Musul’da ne kadar Türkmen’in yaşadığını bilmeyen MGK, Avrupa’da ne kadar örtülü etekli hanım var biliyor. Ve bu ülke Musul ve Kerkük’te tarihi belgelerin yağmalanmasını engelleyemedi. Doğu Perinçek’in peşine takılarak canlarının istedikleri dernekleri cemaatleri akredite yapıp kaynak aktardılar” diye konuştu.
ÇİLLER’E OTEL ODASINDA BASKI
DİSK, TÜRK-İŞ, TOBB, TESK ve TİSK’ten oluşan Beşli Çeteye de canlı yayında eleştiriler getiren Uslu, bir otel odasında yaşananları şu şekilde anlattı: ”
Bakın bir program sonrası o dönem bir otelde Sayın Tansu Çiller, Yalımerez ile TOBB Başkanı Fuat Miras, Faruk Yücel, TİSK Başkanı Bayram Meral ve ben oturduk. Çiller’in hükümeti bozması gerektiği konuşuluyor. Rahmetli Erbakan’ın güvenilmez olduğunu söylüyorlar. Utanç verici bir durum. STK’lar yani beşli çete üyeleri siyasi hırs ile Sayın Çiller’e otel odasında yüklendiler. Onlara katılmadığımı belirttim. Sayın Çiller’de kararlı bir duruş sergileyerek direndi. Böyle bir süreç yaşandı Türkiye’de” dedi.

***
Aslan Değirmenci’nin hazırlayıp sunduğu Kanal 5 ekranlarında yayınlanan ‘Son Gündem’ programı gündemde öne çıkan konuları ele almaya devam ediyor.

Milat Gazetesi Ankara Temsilcisi Aslan Değirmenci’nin Kanal 5′te bu haftaki konuğu TBMM İdare Amiri ve Hak-İş Sendikası Onursal Başkanı Çorum Milletvekili Salim Uslu oldu.

AB DAĞILACAK!
Geride bıraktığımız 2012 yılı hakkında geniş bir değerlendirme yapan Uslu, şunları söyledi: “2012 dünya bakımından çok talihsiz bir yıl oldu. Küresel kriz etkisini 2012′de sürdürdü. Birçok ülkede küresel kriz işsizliğe neden oldu. Avrupa’nın en iyi ülkeleri olarak gösterilen ülkelerde işsizlik oranları yüzde 20’lerin üzerine çıktı. Eskiden Avrupa bize örnek gösterilirdi. Şimdi Türkiye örnek gösteriliyor. AB ekonomik krizlerle boğuşuyor. Kendi ilkeleriyle ters düşen paradokslar izliyor. Ve dağılacak gibi görünüyor. Türkiye’ye yıllık izleme raporları hazırlayan AB’yi yıllık izlemeye tabi tutmak gerekiyor. Ekonomik kriterler bakımından AB’yi incelemek gerekiyor. AB kamu açıkları, büyüme hızı, enflasyon bakımından AB şuan çok kötü bir durumda. Artık bazı ülkeler AB’den ayrılmayı tartışır duruma geldi.”
BM’NİN İNANDIRICILIĞI KALMADI
AB’nin yaşadığı siyasi liderlik sıkıntısını şimdi de BM’ de yaşandığını ifade eden Uslu, “BM’ konseyi içerisinde veto hakkı olan 5 ülke baskıcı tutumlarını benimsemiş durumdalar. İnsan hakları sadece bu 5 ülke için geçerli. Bu tutum BM’ye zarar veriyor. BM’nin inandırıcılığı kalmadı” dedi.
DÜNYA’DA NELER OLUYOR
İslam coğrafyasında kan ve göz yaşının halen devam ettiğini vurgulayan Uslu, “Bu kan durmadıkça barıştan, huzurdan söz etmek çok zor” diye konuştu. ABD’de işlerin iyi gitmediğine değinen Uslu, “ABD’ye bakalım orada başkanlık seçimi yenilendi. ABD’ de seçim yenilenmesine rağmen halen çok ciddi sıkıntılar yaşanmaya devam ediyor. En son girdiği Irak’ta da hezimet yaşadı. ABD bölgeye istikrar getireceğim diye girdi ancak daha da istikrarsız hale getirdi. Bölgenin yeraltı zenginlikleri sömürüldü. Şirketler bunları kendi ülkelerine götürdüler. Arap Baharı ise bölgeyi kasıp kavurdu ve bir fırtına gibi geçti. Yıkılmaz denen rejimler yıkıldı” dedi.
TÜRKİYE BÖLGESİNDE ETKİN ROL
Türkiye’nin bu karmaşık ortama rağmen gelişmeye ve yenileşmeye devam ettiğini belirten Uslu, “Türkiye, sadece yurtta sulh cihanda sulh anlayışıyla etliye sütlüye karışmama mantığından çıktı ve daha etkin rol almaya başladı. Bu ülkelere önce dostluk eli uzattı. Sonra bu dost eli yanlış anlaşılınca Türkiye “dur” dedi ve kenara çekildi. Kenara çekilince adeta örtünün altındaki pislikler ortaya çıktı. Bugün Suriye’de gördüğümüz gibi bir katliam yaşanıyor ve dünya buna seyirci kalıyor. Milyonlarca insan evlerinden oldu ama uluslararası kuruluşlar sessiz kalıyor. Türkiye burada dostluğunu yine gösterdi. Yaptıkları ortada” diye konuştu.
TÜRKİYE SOSYAL DEVLET OLDU
Türkiye’nin geçen yıl içerisinde önemli mesafeler kat ettiğini belirten Uslu, “Türkiye bu dönemde kendi içerisinde sosyal devlet, hukuk ve demokratik devlet olma yolunda önemli adımlar attı. Üniversite sayılarını artırdı. Yeni bir bütçe yaparak bunu genel kurulda kabul etti. Türkiye istihdamda da önemli adımlar gerçekleştirdi. İşsizlik yüzde 9’a kadar geriledi. Türkiye Çin’den sonra en iyi gelişen ikinci ülke oldu” dedi.
IMF ELİYLE TÜRKİYE’YE BAKAN ATANDI!
2002 yılında 23.5 milyar dolar olan IMF’ye olan kredi borçlarının mart ayı sonu itibariyle 2.3 milyar dolara gerilediğini hatırlatan Salim Uslu, “Başarı ortada… IMF eliyle üretken bir ekonomiden çok borç dönen bir sistem kuruldu. Bu sistem içerisinde Türkiye’ye borç dayatıldı. Bildiğimiz üzere bir dönem atama olarak Türkiye’ye Kemal Derviş yollandı. Türkiye süratle borçlandırıldı. Rahmetli Erbakan Hoca havuz sistemi oluşturmuştu. Ama maalesef bu hocanın sonu oldu. ‘28 Şubat’ süreci başladı. Bankaların içi boşaltıldı. Daha sonraki süreçte Türkiye IMF’den kurtulma çabası içine girdi. Ve bize ait olmayan borç bu dönemde kapatıldı. Çalmadan, kaçırmadan bir bütçe yönetimi ile Türkiye ekonomisine çeki düzen verildi” şeklinde konuştu.
BÜTÇE DE TARİHİ İLKLER
Bütçe görüşmelerini de değerlendiren Uslu, Şunları söyledi: “Bu bütçe sosyal bir bütçe oldu. Sosyal bütçe insan değerlerini ve toplumsal refahı gözeten bir bütçe oldu. Aile ve sosyal politikalar bakanlığının bütçesi yüzde 66 oranında, Orman ve Su işleri bakanlığının bütçesi yüzde büyük oranda artırıldı. Çevre ve Şehircilik bakanlığının Bütçesi ise yüzde 102 artırıldı. Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığının bütçesi Savunma Bakanlığının önüne geçmiştir. Bu da tarihte bir ilktir” dedi.
DERİN LOBİLERİN OYUNU
PKK yöneticilerinden Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Söylemez’in öldürülmesi hakkında da değerlendirmelerde bulunan Salim Uslu, “Türkiye çok pahalı bir coğrafyada bu coğrafyada yaşamanın ağır bedelleri var. Türkiye sorunları çözdükçe derin lobiler rahat durmuyor. Bu olaylar Türkiye içerisinde çatışma ortamları oluşturmaya yöneliktir. Bu tezgahlara gelinmemelidir. Yapılması gereken sağduyulu olmaktır” diye uyardı.
TAŞERONLAR UNUTULMASIN!
“3 Kasım seçimleriyle Türkiye halk devrimini yaşadı” diyen Uslu, “Sandalye pazarlıkları yapılmaksızın bir milli irade kuruldu. Bu sefer hazımsızlık başladı. “Yalın ayaklarla çulsuzlarla mı iktidarı paylaşacağız” diyenler oldu. Ama yenileşme hızla sürdü. 2002’den bu yana ülkede faili meçhuller son buldu. Silahı millete doğrultanlar şimdi hesap veriyor. Demokratik hukuk devletinde herkes hesap vermelidir. Bu ülkede hukuk devleti olmanın gerekleri yerine getiriliyor. Ama bazı derin yapılar tam olarak deşifre olmadı. Sarıkız, Ayışığı, Balyoz darbe planları ortada… Ergenekon davası devam ediyor. Ama halen bu yapılara hizmet eden sözde sivil toplum örgütleri ve toplum mühendisliğine soyunan taşeronların ifadelerine başvurulmadı. İş dünyasının lobi faaliyetleri görünmezden gelindi. Bakın Kent otelde düzenlenen toplantılara katılanların da ifadesine başvurulmadı” dedi.
OTEL ODASINDA ÇİLLER’E BASKI
28 Şubat postmodern darbe sürecine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Uslu, “Söz uçar, yazı kalır. O günün manşetlerini unutmadık. Topluma medya eliyle korku salındı. Senaryolar yazıldı. Sadece manşetler mi beşli çete var… Bakın bir program sonrası o dönem bir otelde Sayın Tansu Çiller, Yalımerez ile TOBB Başkanı Fuat Miras, Faruk Yücel, TİSK Başkanı Bayram Meral ve ben oturduk. Çiller’in hükümeti bozması gerektiği konuşuluyor. Rahmetli Erbakan’ın güvenilmez olduğunu söylüyorlar. Utanç verici bir durum. STK’lar yani beşli çete üyeleri siyasi hırs ile Sayın Çiller’e otel odasında yüklendiler. Onlara katılmadığımı belirttim. Sayın Çiller’de kararlı bir duruş sergileyerek direndi. Böyle bir süreç yaşandı Türkiye’de” dedi.
MGK’DAN ŞOK DEŞİFRE
O günlerde Türkmenlerin önemli bir sorununu görüşmek üzere bazı STK temsilcileri ve Şaban Karataş ile MGK’ya gittiğini anlatan Uslu, “Genel Sekreter Tuncer Kılınç… Görüşmemiz başladı. Paşa durmadan konuyu yurt dışında yaşayan Türklere getiriyor… Ve kılık kıyafetlerini eleştiriyor. Etek altına giyilen pantolon, başörtüden söz ediyor. “Geçenlerde Belçika’ya gittim. Halen etekle beraber pantolon giyiniyor, çağdaş olamadılar” diyor. Bu kadar yanlı bir düşünce olabilir mi insanların inançlarına yaşam tarzlarına müdahaleci bir anlayış… Biz Türkmenlerin sorunlarını anlatıyoruz o insanların yaşam tarzını eleştiriyor. Konu Kerkük ve Musul’a geldi. Orada yaşayan Türkmenlerin bile sayısını MGK’nın bilmediğini gördük. Ne kadar acı… Kerkük ve Musul’da ne kadar Türkmen’in yaşadığını bilmeyen MGK, Avrupa’da ne kadar örtülü etekli hanım var biliyor. Ve bu ülke Musul ve Kerkük’te tarihi belgelerin yağmalanmasını engelleyemedi. Doğu Perinçek’in peşine takılarak canlarının istedikleri dernekleri cemaatleri akredite yapıp kaynak aktardılar” diye konuştu.

Bu haber toplam 2810 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri