Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Mirzabeyoğlu’nu öldürün talimatı!

01.10.2013 16:53
Bir Ergenekon sanığına, Salih Mirzabeyoğlu’na suikast yapması için emir verildiği ortaya çıktı. Söz konusu sanığın JİTEM elemanı olduğu da birinci ağızdan belgelendi. Amacın ise kaos ortamı meydana getirerek, dindar kesimi linç etmek olduğu öğrenildi. Erg
Mirzabeyoğlu” ile ilgili olarak 28 Şubat döneminde Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğünde Resmi Görevli olarak çalışan Ergenekon hükümlüsünden tarihi itiraf geldi.
 
Metris Ceza ve Tutukevine 1999 yılında operasyonel amaçlarla yerleştirilen istihbarat elemanı kendisiyle görüşen Avukat Harun Akdere’ye tarihi ifşaatlar da bulundu. Metris Ceza ve Tutukevine 1999 yılında operasyonel amaçlarla yerleştirilen istihbarat elemanı kendisiyle görüşen Avukat Harun Akdere’ye, “Talimat aldım. Mirzabeyoğlu’nu öldürecektim. Görevi kabul ettim ama önce korktum daha sonra vicdanım rahat etmedi. Ancak “Noel Baba” operasyonuna içeride zemin hazırladım. Nabzın yükselmesine neden olacak işler yaptım” dedi.
 
TARİHİ İFŞAAT
 
Bu ifşaatları ilk ağızdan dinleyen Avukat Harun Akdere ile Milat gazetesi Ankara Temsilcisi Aslan Değirmenci görüştü.
 
İşte Değirmenci’nin sorularına Akdere’nin verdiği cevaplar…
 
-Salih Mirzabeyoğlu davası olarak bilinen davayı temelden etkileyecek ifşaatlar olduğunu söylüyorsunuz. Bu açıklamaları yapan kim?
 
Kısa süre önce Salih Mirzabeyoğlu’nun avukatı Sayın Hasan Ölçer kamuoyuna bir açıklama yapmış idi. Yeniden yargılanma talebinde herşeyi değiştirecek bir tanıktan bahsetmişti. Ben yeniden yargılanma talebine yönelik çalışmalarda üzerime düşen görev olarak bu kişi ile görüştüm.
 
ORGANİZE İŞLER
 
-Bu kişinin bir davayı temelinden etkileyecek ne bilgisi olabilir ki?
 
Bilindiği gibi, kamuoyunda İBDA–C örgütü üyesi olarak bilinen ve kendilerini İBDA Fikriyatı bağlısı olarak ifade eden kişilerin F Tipi Cezaevlerine geçiş öncesi tutulduğu Metris Cezaevine 25 Ocak 2000 tarihinde “Noel Baba” adı verilen bir operasyon düzenlenmişti. Metris Cezaevinde Müslüman tutukluların bulunduğu koğuşa yapılan operasyonda 1 kişi hayatını kaybetmiş onlarca kişi de yaralanmıştı. Bu koğuşta mahkeme günü bekleyen kişiler, düzenlenen “Noel Baba” operasyonuna maruz kalmışlar, üstüne hükümlülerin isyan çıkarması ve yangın çıkarma suçlaması ile hapis cezalarına çarptırılmışlardı.  Bu cezaların verildiği Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesine kısa süre önce müracaat eden sanık müdafilerinin yapmış olduğu başvuru mahkemece “Yargılamanın yenilenmesi talebinin kabule değer olduğu”  gerekçesi ile kabul edilmişti. Bu başvurunun dayanağı bir istihbarat elemanının Ergenekon Davasında vermiş olduğu ifadeler ve savunmalarında açıkladığı olaylardı.
 
-Bu istihbarat elemanı siz neler anlattı?
 
İstanbul’da ki bir liman bölgesinde mafya yapılanmaları ile ilgili görevlendirildiği 98-99 yıllarında bazı dindar insanlarla “temas” ediyor kendi deyimiyle. Bu “teması” üstlerine rapor ettiğinde kendisine yeni görevlendirmeler yapılıyor.
 
BASKIN ÖNCESİ GERİLİM TAKTİĞİ
 
-Kim veriyor bu görevi ona ve bu görev ne?
 
Hacı (Kod) A.D. isimli İstihbarat Albay’dan aldığı talimatla İBDA Fikriyatı Mensupları hakkında istihbari çalışmalara başladığını söyleyen Okan İşgör, bu talimatlara uygun olarak bir bahane ile Metris Cezaevine konuyor. Amaç aldığı talimat doğrultusunda “ Metris Cezaevinde tutuklu bulunan Müslümanların direncini zayıflatmak ve operasyona zemin hazırlamak”.
 
Bilindiği üzere o dönemde “Noel Baba” kod isimli bir operasyonla Metris cezaevine baskın yapılmış, onlarca tutuklu yaralanırken bir tutuklu da öldürülmüştü dönemin sorumluları tarafından. Aynı operasyonda Salih Mirzabeyoğlu şiddetli işkencelere maruz bırakılar saçı sakalı kesilmiş ve üstü başı paramparça yara bere içinde mahkemeye çıkartılmıştı.
 
Tutuklu bulunduğu süre içinde kendisini ziyarete gelen bir istihbaratçıdan sürekli talimatlar aldığını ve bilgi verdiğini söylüyor. Bu istihbaratçı aracılığıyla Cezaevi 2. Müdürlerinden birinin kendisine silah ve cep telefonu getirdiğini, bunları kalmış olduğu koğuşa soktuğunu ve yeni talimatı beklediğini ve daha önce almış olduğu talimatlara uygun hareket ettiğini söylüyor.
 
SENARYO YAZILMIŞ
 
-Verilen görev bununla mı sınırlı?
 
Söz konusu şahıs düzenli görüştüğü istihbarat elemanının kendisine: “İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nden Ş. F.’nın talimatıyla geldiğini ve R.A ile A. Ç.’ın kendisine selam söylediğini vatanın ondan yeni bir görev beklediğini “söyler. Bu yeni görev Salih Mirzabeyoğlu’na suikast düzenlemektir.
 
Görevi kabul ettiğini ifade eden istihbarat elemanı, süreç içinde önce korktuğunu ve suikastı gerçekleştiremediğini, daha sonra ise içeride edindiği arkadaşlıkların buna engel olduğunu bu yüzden suikastı gerçekleştirmediğini ama gerekli istihbari çalışmayı devam ettirdiğini bilgi akışını sağladığını ve operasyona zemin oluşturacak faaliyetlerde bulunduğunu anlatırken “Polis dışarda ailelere yönelik gözaltı çalışması yaptığında içerde nabzın yükselmesine katkı da bulundum. Kimlerin ne tepki verdiğini rapor ettim. O dönem cezaevi 1. müdürünün değiştirilmesi de bu operasyonun bir parçası olarak sağladım.“ diyor. İslamcı tutuklulara karşı müsamahakâr davrandığı rapor edilen N. Ü’in yerine Ö. K.’ın atanması bu operasyonun bir parçasıdır. 5 Aralık 1999’da koğuşa yapılan operasyonda kişilerin paylaşıldığını fotoğraflar dağıtıldığını her tutuklu kişi için özellikle 3 askerin öldürmek amaçlı görevlendirildiğini anlattı.
 
O İDDİA DOĞRU ÇIKTI!
 
- Bunun dışında sizinle paylaştığı bir bilgi var mı?
 
Avukat Doğan Yıldırım’ın basına yansıyan ifadelerinden kamuoyunun bildiği gibi “Mirzabeyoğlu Davası”  28 Şubat döneminin güdücülerinin bir anlamda güçlerini göstermek istedikleri ve Müslümanları sindirmek istedikleri bir mahiyettedir. Sayın Yıldırım davanın Hakimi Metin Çetinbaş’ın idam kararını aldığı talimat üzerine verdiğini söylemişti. Bir yılı aşkın bir süredir ilgili kurumların dikkate almadığı bu iddiayı Ergenekon hükümlüsü istihbarat elemanı da doğruladı.
 
KARANLIK ODADA DERİN GÖRÜŞME
 
-Bu konuda ne gibi bir bilgiye sahip?
 
5 Aralık’ta yapılan cezaevi operasyonun başarısız olması üzerine ortamın daha da gerilmesi sağlanır ancak içerden beklenen tepki alınamaz. Yani silah kullanılması için bahane verecek bir tepki alınamaz. Bunun üzerine tahliye edilerek dışarı çıkarılması sağlanır istihbarat elemanının. Dışarda yapılan istihbari toplantılarda ayrıntılı müdahale planları yapılır. Bu planlar neticesinde 25 Ocak 2000 tarihli müdahale gerçekleşir. Bu toplantılardan birinde (Ş. F.’nın evinde yapılanda) M. Ç.’la yapılan telefon görüşmesine tanık olur. Toplantıda R. A, A. Ç., asker bir şahıs ve tanımadığı MİT görevlisi olduğu söylenen iki kişi yer alır. M.Ç., kendisi DGM Başkanı yapılsa ve Salih Mirzabeyoğlu mahkemeye çıkarılabilse bir iki celsede idam cezasını vereceğini söyler. S. K.’nin Salih Mirzabeyoğlu’nu huzuruna çıkaracak iradeyi göstermekten aciz olduğu, bu konuda talimat vermek konusunda çekimser davrandığı, onun ne kadar baskı yapılırsa yapılsın istenilen kararı veremeyeceği konuşulur. Eğer idam cezası verilirse Yargıtay’da bunu hemen onaylayacak iradenin olduğu, TBMM içerisindeki yapının da bu cezayı gündeme aldırıp onaylayabileceği hususu vurgulanır.
 
SAVCILAR BU SÖZLERİ DİKKATE ALMALI
 
- Peki sonra…
 
Süreci hızlandırmak adına tekrar tutuklanarak cezaevine girer istihbarat elemanımız. 25 OCAK 2000 tarihinde düğmeye basılır ve “Noel Baba Operasyonu” başlar.
 
- Bu bilgileri savcılıkla veya mahkemeyle paylaşmış mı?
 
Henüz değil, ancak talep halinde veya bilgisine başvurulduğunda bunları içtenlikle açıklayacağını, bu bilgiler ondayken vicdanen rahat olmadığını, kendisinde sorumluluk hissettiğini ifade ediyor.
 
KAYNAK: ASLAN DEĞİRMENCİ / MİLAT
Bu haber toplam 2124 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri