Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

MİT KRİZİNDE SON 72 SAATİN ANALİZİ

11.02.2012 09:30
İfadeye geldi, gelmedi, ha geldi ha gelecek... Bunlar krizinin görünen yüzü. Peki asıl perde arkasında neler oluyor? İşte cevabı...

“Burada kritik birim KÜRT MASASI. MİT'teki Kürt işine bakan ekip orada öylesine bir yapı kurmuş ki, TSK'yı da Polisi de Siyasetçileri de hamleleriyle aciz hale düşürebiliyorlar” diyen Yener Dönmez, KCK içerisinde 1000 MİT'çi bulunduğunu, bu kadar yüksek sayıda elemanın “sızma” değil basbayağı KCK'nın MİT kontrolünde ilerlediğinin göstergesi olduğunu belirtti ve şu uyarıda bulundu: “MİT'teki kirli yapı temizlensin...

Yener Dönmez'in gündeme bomba gibi düşecek MİT yazısı;

Mesele PKK Masası

Hakan Fidan, Emre Taner ve Afet Güneş'e yapılan çağrının oluşturduğu sarsıntı kısa vadede farklı yönlerden tartışılsa da uzun vadede hayırlara vesile olabilir. Doğru davranılır ise…

PKK terörünü bitirecek temel operasyon KCK operasyonudur.
Başbakan Erdoğan bunun defeatle ve kalın çizgilerle altını çizdi.
Zaten operasyonlar sonrası örgütün ne hale geldiği ortada.
Sokak eylemi bile organize edemeyecek haldeler.

Yaşanan bu olayın öncelikle KCK operasyonlarını asla yavaşlatmaması ve durdurmaması gerekir.

Bu operasyonlar sırasında gözaltına alınan bazı isimlerin MİT elemanı çıktığı doğrudur.

Bu MİT elemanlarının suça bulaştığı da doğrudur.

İstihbarat birimlerinin terör örgütleri içerisinde kullandıkları mensuplarının ve haber elemanlarının suça bulaşması kanunen yasak.

Dolayısıyla MİT personeli suça bulaşmışlarsa sadece o personeli ilgilendiren bir durumdur. Suça bulaşıp bunu üstlerine rapor etmişler ve üstleri de bir şey yapmamışsa o zaman durum onları da kapsar.

Ama dediğim gibi her suç şahsidir ve işleyeni sorumlu kılar.

Tıpkı Ergenekon soruşturmasında TSK'nın kurumsal suçlu olmadığı gibi bu olayda da kimse MİT'i kurumsal suçlu ilan edemez.

Ama geçmişte suça bulaşmış personelini yargı karşısında kurumsal reflekslerle koruyan TSK'yı çok ağır eleştirdik haklı olarak.

MİT'e düşen de kurumsal refleksler gelişmesine fırsat vermeden, her hukuk devletinde olduğu gibi hukuk sınırları içerisinde yargının işleyişine yardımcı olmaktır.

Açık söyleyeyim: Hakan Fidan'ın suça bulaştığını gösterir hiç bir emare yok.

İfade vermeye gitseydi büyük ihtimal kendini delilleriyle savunacak ve elini kolunu sallayarak çıkıp gidecekti.

Soruşturma da kendisi açısından kapanacaktı.

Şimdi talimatla ifadesi sözkonusu.

Avukatı yazılı olarak ifade sunacaklarını beyan edebilir ve kolaylıkla iş çözülebilir.

Olayı kriz seviyesine çevirmenin kimseye faydası yok.

Edindiğim bilgiye göre KCK'nın Önderlik Komitesi operasyonunda suça feci halde bulaşmış MİT personeli tespit edilmiş.

Ancak bu isimler MİT'in İstanbul Bölge Başkanlığı yetkililerinin kurduğu baskı sonucu serbest bırakılmış.

Anladığım kadarıyla film burada kopuyor…

Hakan Fidan'ın MİT için daha yeni açıkladığı bir vizyonu var.
Bu vizyonun hayata geçirilmesinin –başka kurumlarda gördüğümüz üzere- tek yolu, kirli yapıyı temizlemek.

PKK'yı MİT'in kurduğunu artık sağır sultan biliyor.

Burada kritik birim KÜRT MASASI…

Buradan soruyorum: Kürt Masası'ndaki kaç isim değiştirildi?

Orası temizlenirse demiyorum, orası kazınmazsa PKK'yla olan derin ilişkiler dağıtılamaz.

MİT'teki Kürt işine bakan ekip orada öylesine bir yapı kurmuş ki, TSK'yı da Polisi de Siyasetçileri de hamleleriyle aciz hale düşürebiliyorlar.

Uludere olayında MİT'in suçlanmasının sebebi de bu algılar.

Öteden beri derin ve kirli MİT'le PKK konusunda organize çalışan Doğu Perinçek'in Aydınlık gazetesi, KCK içerisindeki 1000 MİT'çinin deşifre olacağından duyduğu endişeyi manşetine taşımış.

KCK içerisindeki bu kadar yüksek sayıda eleman “sızma” değil basbayağı KCK'nın MİT kontrolünde ilerlediğini gösterir.

Perinçekler, Yalçın Küçükler bunlar bu kirli yapının görünen yüzleriydi.
Hakan Fidan'ın tek başına o kurumda olması yetmez.

Herşeyin temeli insandır.

Vizyon değişikliği personelin değiştirilmesiyle taçlandırılmazsa işler yürümez.
Lütfen yine basit gündemlerle uğraşmayalım.

İfadeye geldi, gelmedi, ha geldi ha gelecek diye diye Ergenekon sürecinden hatırladığımız şeyler olmasın.

Bakın, dün ortaya çıktı.

Suriye Muhalefeti'nin Askeri Kanat Sorumlusu Albay Hüseyin Hermuş, Türkiye'ye sığınmıştı.

Esed başına 100 bin dolar koydu.

MİT'in Hatay'daki personeli Ö.S. bu para için Hermuş'u bir çeteyle alıp Esed'in askerlerine vermiş.

Son derece dindar bir insan olan Albay Hermuş, geçenlerde idam edildi.
Hermuş'u veren kişi olan Ö.S. Nusayri bir insan.

İşte derin MİT buna diyoruz.

MİT'teki kirli yapı temizlensin, Hakan Fidan emin adımlarla yoluna yürümeye devam etsin…

Ülkemiz daha güzel olsun…

Kazanan ülkemiz olsun. 

Bu haber toplam 1930 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri