Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Mumcu'dan 'gerçekler açığa çıksın

11.12.2010 08:45
Herhangi bir örgüt maşa olarak kullanılabilir. Onlar İslami kökenli olabilir ya da başka kökenli olabilir. Ama asıl arkasındaki yapılanmayı bilmiyoruz.

Nuriye Akman, Akılda Kalan'da bu hafta Uğur Mumcu'nun kızı, yazar Özge Mumcu'yu ağırladı. Programda babası Uğur Mumcu'yu ve yakınlarını faili meçhul cinayetlerde kaybeden ailelerin kurduğu "Toplumsal Bellek Platformu"nu anlatan Özge Mumcu, Uğur Mumcu'yu sevdiğini iddia eden bir grup insanın, Hrant Dink ve Uğur Mumcu'nun isimlerinin platformda yan yana gelmesine ve bunu ordu düşmanı bir kampanya olarak değerlendirilmesine yönelik eleştirilere cevap verdi:

"Ne kadar acı. Ne söylersiniz? Ben hayretler içinde kaldım. Platformu, adalet arayışı değil, ordu düşmanı bir kampanya olarak suçlamak cüretini göstermişler... Uğur Mumcu ile Hrant Dink'i yan yana görmemek diye bir şey söz konusu olamaz. Çünkü her ikisi de, bir cinayete kurban gittiler. Şimdi bunu ne ordu aleyhtarı, ne ordu yanlısı olmakla alakası yok. Bunun net bir şekilde altını çizmek lazım... Hepimiz haksızlığa uğradık. Yakınlarımızı siyasi olarak görebileceğimiz cinayetlerde kaybettik. Kendi adaletimizi bulamadık ve arıyoruz. Gerçekler açığa çıksın. Kim incinecekse incinsin. Bunun içinde ordu üyeleri de olabilir, bunun içinde siyasiler de olabilir, bunun içinde cumhurbaşkanları da olabilir, emniyet müdürleri de olabilir, görevli kim varsa. Çünkü her cinayet, dönemsel olarak onların da sorumlu olduğunu gösterir"

TOPLUMSAL BELLEK PLATFORMU BİR İLK ADIM

Genç yazar, Nuriye Akman'ın "Platformun öncelikli gündeminde ne var bugünlerde?" sorusunu şöyle yanıtladı: "Geçtiğimiz ay İlhan Erdost'un ölümünün 30. yılıydı. O da cezaevinde dövülerek öldürülmüştü. Onun için bir suç duyurusunda bulunduk. Ailesi bulundu. Biz de platform olarak destek verdik. Şimdiki hedefimiz süreç içinde bu suç duyurularına devam etmek. Dönemin bütün görevlileriyle ilgili. Bir tek 80 darbesi değil, daha önceki olaylar, 93'te de görevli olanlarla ilgili suç duyuruları devam edecek"

Özge Mumcu, "Toplumsal Bellek Platformu"na gelen diğer eleştirilere de şöyle yanıt verdi:

"Biz ancak ilk defa bir araya gelebildik. Şöyle eleştiriler de geliyor. Siz elitist misiniz, 27- 28 aile bir araya geldi. Sadece bunu bir ilk adım olarak görüyorum. Öyle değerlendiriyorum. Biz de kendi yollarımızı bulmaya çalışan aileleriz"

Farklı siyasi görüşlere sahip ailelerin ilk defa kendiliğinden bir araya geldiğini belirten Özge Mumcu, "biz güncel siyasete dair çok şey yapmıyoruz. Sözümüz yok şu noktada. Ama farklı siyasi görüşleri de paylaşıyoruz. Aynı çizgi de değil" dedi.

Toplumsal Bellek Platformu'ndaki ailelerin soruşturma süreçlerinde yaşadıkları mağduriyetlerden de söz eden Özge Mumcu, ailelerin hemen hepsinin soruşturma süreçlerinde, bir evrağın kayıp olduğunu söyledi ve "O sırada çay dökülmüş, o sırada birisi yanlış not etmiş. Ama bu elli yılı aşkındır tekrarlanınca bir kasıt var gibi görünüyor. ... Herkes bir karanlık güçten bahsediyor mesela. Kim o karanlık güç, kimsenin yanıtı yok, gibi. Biz aynı şeyleri aramızda da konuşuyoruz" dedi.

"ACININ NE OLDUĞUNU ARTIK İYİ BİLİYORUM"

Akılda Kalan'da babası Uğur Mumcu'yu kaybettikten sonra, ergenlik döneminde yaşadıkları hakkında konuşan Özge Mumcu, şunları söyledi: "Tabi çok büyük bir özlemle mücadele ediyorsunuz öncelikle. Bir travma, yani bir trafik kazası değil. Yüz binlerin yürüdüğü bir cenaze töreni. Çok ciddi bir suikast ve bir Türkiye gerçeğinden söz ediyoruz. Çok zor şeyler yaşattığını söylemek mümkün. Ama hepsini size parça parça söyleyemem. Sadece şu, ergenliği geçiren bir kız çocuğu için çok ağır bir şey. Ama o kadar içselleştirdim ki bir noktadan sonra. Acının ne olduğunu artık çok iyi biliyorum. Çok net bir şekilde birisinin başına bir şey geldiği zaman bunun ne olacağını da çok iyi hissediyorum. Empati kurma duygum bu noktada çok gelişti"

"MUMCU CİNAYETİNİN ARKASINDAKİ YAPILANMAYI BİLMİYORUZ"

Özge Mumcu programda Nuriye Akman'ın "Ağabeyiniz, bundan bir süre önce verdiği bir röportajda, Uğur Mumcu cinayetinin, ihtimaller sıralandığında İslami bir operasyon, bir şeriat operasyonu olmadığına inanıyorum demişti. Siz de aynı görüşte misiniz?" sorusunu şöyle yanıtladı:

"Bir kere cinayet soruşturması çok karmaşık bir süreçten geçti. Şu anda ortaya çıkan sonuç "Kudüs Savaşçıları" gibi İslami kökenli bir örgütün, kendileri karar vererek, işte daha önce ufak tefek deneyler yaparak, Uğur Mumcu'yu takip edip, umut operasyonundan, umut davasından çıkan bu cinayetleri gerçekleştirdikleri yönünde... Genel olarak daha fazla bir bilgimiz yok. Ama görüşümüz şu: Herhangi bir örgüt maşa olarak kullanılabilir. Onlar İslami kökenli olabilir ya da başka kökenli olabilir. Ama asıl arkasındaki yapılanmayı bilmiyoruz. Bütün sıkıntı o noktada. Söyledikleri çok çarpıtıldı aslında. Ama söyledikleri benim söylediğimle aynı temelde"

Bu haber toplam 1710 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri