Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Obama: Ya reform ya da yıkım

19.05.2011 21:19
ABD Başkanı Obama, Tunus'ta başlayan ve tüm İslam ülkelerine yayılan eylemlerin temelinde yatan nedene değindi ve Ladin'le ilgili açıklamalarda bulundu.

ABD Başkanı Barack Obama, Ortadoğu ve Kuzey Afrika'da reformlar ve demokrasiye doğru geçişi desteklemenin ABD'nin birinci önceliği olduğunu belirterek, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın demokratik geçişe öncülük etmesi ya da iktidardan ayrılması gerektiğini söyledi.

Obama, 1 haftadır merakla beklenen, Ortadoğu'daki gelişmelere yönelik "en kapsamlı" konuşmasına, ABD Dışişleri Bakanlığında başladı.

Ortadoğu'da 6 aydır meydana gelen gelişmelere tanık olduklarını ifade eden Obama, ABD'nin geleceğinin, Ortadoğu ve Kuzey Afrika'ya kader, ekonomi, güvenlik ve tarihsel anlamda bağlı olduğunu kaydetti.

Obama, bölgede insanların haklı talepleri sonucunda iki liderin iktidardan çekildiğini ve başka liderlerin de bunları takip edebileceğini söyledi.

ABD çıkarlarının, bölge halkının umutlarına "düşman" olmadığını vurgulayan Obama, ABD olarak bölge halkının talep ettiği evrensel hakları desteklediklerini ve bölgede reformları ve demokrasiye doğru geçişi desteklemenin ABD olarak birinci öncelikleri olduğunu belirtti.

Obama, konuşmasında, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın demokratik geçişe öncülük etmesi veya iktidardan ayrılması gerektiğini ifade etti.

ABD Başkanı Barack Obama, bölge ülkelerine gerekli reformları yapma riskini göze almaları halinde ABD'nin tam destek vereceğini bildirdi.

Obama, 1 haftadır merakla beklenen Ortadoğu'daki gelişmelere yönelik ''en kapsamlı'' konuşmasına ABD Dışişleri Bakanlığında yaptı.

Bölgede son 6 ayda meydana gelen gelişmelerin baskıların ve olayları farklı göstermeye çalışmanın artık işe yaramayacağını gösterdiğini belirten Obama, uydu bağlantılı televizyonlar, sosyal paylaşım ağları ve cep telefonları gibi teknolojik aletlerle hem dünyanın gelişmeleri izleyebildiğini hem de gençlerin hiç görülmemiş biçimde organize olduğunu anlattı.

Obama, yeni bir neslin ortaya çıktığını ve bu neslin sesinin ''değişimin inkar edilemeyeceğini'' herkese gösterdiğini ifade etti.

ABD'nin terörle mücadele, nükleer silahların yayılmasını önleme, serbest ticaret ve bölgenin güvenliğinin teminatı, İsrail'in güvenliğinin sağlanması ve Arap-İsrail barışının takibi gibi bölgede bir dizi ana çıkarları takip ettiğini dile getiren Obama, bunları sürdürmeye devam edeceklerini, ABD çıkarlarının insanların umutlarına ''düşman'' olmadığını, bu umutların kendileri için önemli olduğunu kaydetti.

Bölge insanlarına karşı baskı ve şiddet kullanımına karşı olduklarını ifade eden Obama, bölgede ''statükocu yaklaşımın'' sürdürülebilir olmadığını bildirdi.

Obama, şunları kaydetti:

''Tarihi bir fırsatla karşı karşıyayız. Amerika'nın Tunus'ta bir sokak satıcısının haysiyetine, diktatörün kaba iktidarından daha fazla değer verdiğini gösterme şansına sahibiz. Amerika'nın, halkların kendi geleceğini belirleme ve fırsatlar kullanmaya yönelik hakkının ilerletilmesi yönündeki değişimleri memnuniyetle karşıladığından kimsenin şüphesi olmamalı.''

-''YA GEÇİŞE ÖNCÜLÜK ET YA YOLDAN ÇEKİL''-

Obama, bölgedeki rejimlere seslenerek, bazı uyarılarda bulundu.

Halkının taleplerine yönelik en şiddet içeren karşılığı Libya lideri Muammer Kaddafi'nin verdiğini, ama buna karşı uluslararası koalisyonun harekete geçerek, hızla cevap verdiğini hatırlatan Obama, Kaddafi'nin artık ülkesini kontrol edemediğini ve kaçınılmaz biçimde iktidardan kendisi ayrıldığında veya bırakmak zorunda kaldığında, 10 yıllardır süren provokasyonun son bulmuş olacağını ve Libya'nın demokrasiye geçiş sürecinin ilerleyebileceğini belirtti.

Ancak kendilerinin halkına karşı adaletsizlik uygulayan her rejimi önleyemeyeceklerini anlatan Obama, Irak savaşının de kendilerine ne kadar iyi niyetle yapılmış olursa olsun bir rejimi zor kullanarak değiştirmeye çalışmanın nasıl zor ve pahalıya mal olduğunu gösterdiğini anımsattı.

Obama, Suriye rejiminin de vatandaşlarına geniş çaplı tutuklama ve öldürmelerle gösterilere yanıt verme yolunu seçtiğini söyledi.

ABD'nin bu durumu kınadığını ve uluslararası toplumla Suriye'ye yaptırımların artırılması konusunda çalıştıklarını kaydeden Obama, Suriye halkının da demokrasiye geçiş taleplerinde bulunarak cesaretlerini gösterdiklerini söyledi.

Obama, ''Artık Devlet Başkanı Esad seçim yapmalı. Bu geçişe öncülük edebilir veya yoldan çekilebilir'' dedi.

Suriye hükümetinin göstericelere karşı şiddetten vazgeçmesi ve barışçıl gösterilere izin vermesi gerektiğini dile getiren Obama, hükümetin Dera kenti gibi şehirlere insan hakları gözlemcilerinin girebilmesine imkan vermesi ve demokratik geçiş için önemli diyaloglara başlamasının zorunluluğunun altını çizdi ve aksi halde Esad'ın kendini izole halde bulacağını vurguladı.

Suriye'nin, müttefiki İran'ın yolundan gittiğini ve baskı taktiğinde Tahran'dan yardım aradığını ifade eden Obama, İran'ın içeride kendi halkına baskı uygularken dışarıda protestocuların haklarının yanında durduğunu söylemek gibi bir ''ikiyüzlülük'' gösterdiğini ileri sürdü. Obama, İran halkının da evrensel hakları hak ettiğini ve rejimin halkın isteklerini ''zapt edemeyeceğini'' söyledi.

Yemen'de de Devlet Başkanı Ali Abdullah Salih'in iktidarı devretmesine yönelik sözünü tutması gerektiğini belirten Obama, Bahreyn'de de ilerlemenin tek yolunun hükümet ile muhalefet arasında diyalogdan geçtiğini bildirdi.

Bölge ülkelerine seslenen Obama, ''Mesajımız çok basit: Eğer gerekli reformları yapma riskini göze alırsanız, ABD size tam desteğini verecektir'' dedi.

Obama, Bin Ladin'nin şehit değil bir katil olduğunu söyledi. Obama, Ladin'in demokrasiyi reddediyor, şiddet içeren bir aşırı ucu temsil ettiğini savundu. Obama, Ladin'nin çok kötü anılacağını söyledi.

Obama, Ladin'i gördüklerinde El Kaide'nin çıkmak bir sokak olarak algılandığını, kendi kaderini tayin etme hakkını Tunus'ta Muhammed isimli bir kişi ile başladığını, anlatan Obama, insanları küçük gören yerel yönetimler yüzünden sesini duyurmak için kendini yaktığını söyledi.

ABD'de Boston'da vergi vermeyi reddeden halkı hatırlayın. Tunus'ta da benzer durum oldu. Bir kişinin çığlığı binlerce onbinlerce insanlar tarafından duyuldu. Ortadoğu'daki ülkeler çok önceden bağımsızlığını kazandı ancak insanlar özgürlüğünü kazanamadı.

Obama daha sonra Suriye'de yaşanan olayların da bundan farklı olmadığını benzer hareketlerin aynı durumdaki ülkelerde de söz konusu olduğunu söyledi.

ABD'nin tek görevinin ülkelerin istikrarını sağlamakla birlikte tek tek bireylerin özgürlüklerini de sağlamak olduğunu söyledi.

Obama, ABD'nin Tunus'ta bir diktatörün onurundan daha fazla sokaktaki bir insanın onurunu düşündüğünü ortaya koyduğunu söyledi.

Obama, Tunus veya Kahire sokaklarına insanları ABD'nin çıkarmadığını, insanların kendi gelecekleri için sokaklara çıktığını ABD'nin de özgürlük isteyen bireylerin hakkının yanında yer aldığını söyledi.

Bireysel inanç, bireysel yaşama ve kendi liderini seçme hakkının her yerde geçerli olması gerektiğini ABD'nin öncelikleri arasında yeraldığını söyledi.

Obama, Tunus ve Mısır'da başlayan bu eylemlerin kendileri için çok önemli olduğunu insanların özgürlüklerine ulaşmaları açısından ilk kez meydanlara çıktığını vurguladı. Obama Libya ve Suriye'de insanların yine onuru ve özgürlüğü için mücadele verdiğini bu ülkelerde yaşayan insanların da acı da olsa istedikleri sonuca ulaşacaklarına inandığını söyledi. Obama halkına karşı şiddet uygulayan liderlere karşı ABD olarak karşı çıkacaklarını ve tavır alacaklarını söyledi.  

Obama, Suriye'nin kendisine yardım için İran'dan destek beklediğini söyledi. Obama, Yemen ve Bahreyn'de de bu olayların yaşandığını, dostları olan ülkelerin biran önce tutuklamalara son vermelerini ve cezaevlerindeki özgürlük yanlılarının tahliye edilmelerini söyledi. Obama, özgürlük isteyen Bahreyn Yemen ve Suriye'de biran önce gerekli adamların atılması gerektiğini söyledi.

Obama, Irak'ta halkın yaşanan acı tecrübeden sonra kendi geleceğini tesbit açısından demokrasiyi tercih ettiğini söyledi. Obama, ABD'nin bölgede demokrasi yanlısı hareketlere yardımcı olacağını söyledi.

Obama, reform uygulayan ülkelere her türlü desteği vereceklerini, reform uygulamayan ülkelere karşı bireyin yanında yer alacaklarını belirterek ABD'nin yanında ya da karşısında olan ülkelerde dahi bireyin özgürlüğünün yanında olacaklarını insanların taleplerinin mutluğunun kendileri için vazgeçilmez olacağını söyledi.

Kaynak:
Bu haber toplam 1136 defa okunmuştur
DİĞER HABERLER
Üye İşlemleri